İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5395 K.2010/6305

... ve müşterekleri ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.11.2009 gün ve 228/618 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından…

Esas2010/5395Karar2010/6305Tarih21 Aralık 2010Okuma5 dk · 1.042 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/5395 E., 2010/6305 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.042 kelime·5 dk okuma

... ve müşterekleri ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.11.2009 gün ve 228/618 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.12.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat Hatice Sarılkan geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, dava dilekçesinde; mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın 20 yılı aşkın bir süreden beri vekil edenleri tarafından arpa, buğday ve mercimek gibi ürünleri ekmek suretiyle ve malik sıfatıyla kullandıklarını, taşınmazın üçüncü kişilerle bir ilgisinin bulunmadığını, imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini açıklayarak anılan taşınmazın vekil edenleri adına eşit paylar oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, 11.07.2008 tarihli cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, kuzey sınırının kayalık, güney sınırının yamaç olarak gösterildiğini, taşınmaz üzerinde emeğe dayalı herhangi bir yapı ve eklenti olmadığının tespit edildiğini, zilyetlik, imar ve ihya yoluyla edinilebilecek yerlerden bulunmadığını belirterek haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.

Mahkemece, “…dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik şartları açısından yapılan incelemede, 20 yıl önce ...’nun 20,...nin 23, ...’nin 5, ...’ın 8, ...’nin ise 10 yıllık evli olduklarını, her birisinin birlikte hareket ederek taşınmaza beraber zilyet olmalarının, imar ve ihya etmelerinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, bulundukları çevre itibariyle ..., Katibe ve Maaşallah’ın kocalarından ayrı

olarak çiftçilik yapıp taşınmazları öküz ve traktörle sürmelerinin mümkün bulunmadığını, eşlerinin halen sağ olup, diğer dosyalarda davacı sıfatlarının ve akrabalık bağlarının olduğunun anlaşıldığını, ... ve...’nin başka kardeşlerinin de bulunduğunu, babalarından ve dedelerinden kalan arazilerin babalarından ve kardeşlerinden ayrı olarak zilyet olmalarının mümkün olmadığını, 2002 yılı doğumlu kardeşlerinin de olduğu gözetildiğinde, Kadastro Kanunundaki 40 ve 100 dönümlük normun dışına çıkmak üzere eldeki davanın açıldığı kanaatine varıldığını, zilyetlik koşullarının kanıtlanamadığını…” gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, gösterilecek gerekçelerin her şeyden önce hukuki olması zorunludur. (Anayasa m.141, HUMK. m. 74, 75, 76) Teknik bilirkişi ...ile ...’ın 18.06.2009 günlü raporlarında, taşınmazın kuzey tarafında tescil harici bırakılan taşlık ve kayalık yer bulunduğunu açıklamışlardır. Rapora ekli paftada dava konusu yerin kuzeyinde “kayalık” ibaresi yer almaktadır. Dava dilekçesinde de davacı taraf açıkça dava konusu yaptıkları yerleri imar ve ihya ettiklerini bildirmişlerdir. Taşınmazın belirlenen ve kabul edilen bu niteliğine göre, imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir.

Şu halde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde belirtilen imar ve ihyaya ilişkin tüm olumlu ve olumsuz koşulların mahkemece araştırılıp belirlenmesi zorunludur.

Öncelikle, teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenerek, dava konusu yerin yapılan kadastro çalışmaları sırasında hangi tarihte ve ne niteliğiyle tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden, çifte tapunun önlenmesi açısından aynı şekilde teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenerek dava konusu yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması,

bilirkişilerin krokisinde A harfiyle gösterdikleri ve dava konusu olan bu yere komşu 884, 490, 491, 492, 503, 585, 586, 608, 609, 610, 612, 615, 616, 638 ve 891 sayılı parsellere ait kadastro tutanak ve ekleriyle kadastro sırasında bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davanın açıldığı 11.07.2008 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine (1980-1988 arası) ait iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarıyla topoğrafik haritaların bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması,

sözü edilen kayıt ve belgeler ile hava fotoğrafları ve haritaların uzman bilirkişi harita mühendisi, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre ve topoğrafik harita da gözetilerek dava konusu yapılan yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya ne durumda olduğu hususlarının saptanması, hava fotoğraflarının stereoskopik aletle üç boyutlu olarak incelemeye tabi tutulması, taşınmazın gerçek niteliğinin açıklığa kavuşturulması, gerekirse gizli memleket haritalarından da yararlanılması, aynı biçimde uygulamasının yapılması,

komşu kayıt ve belgelerin taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, her davacının zeminde kullandıkları yerlerin ayrı ayrı kroki kapsamına alınması ve teknik bilirkişiye kroki üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması, uzman bilirkişiden taşınmazın gerçek niteliğini gösteren tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli raporun alınması, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince davacıların belgesizden taşınmaz edinip edinmedikleri konusunda Kadastro Müdürlüğü ile bulunduğu yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarının istenerek dosya arasına konulması,

miktar sınırlamaları yönünden gözönünde tutulması gerekmektedir.

Öte yandan daha önce götürülmeyen ve toprak konusunda uzmanlığı bilinen üç ziraat mühendisi yada yüksek mühendis veya aynı konuda uzman ve aynı sayıda öğretim üyesi bilirkişi olarak atanmak suretiyle, keşifte dinlenmeleri uyuşmazlık konusu yer ve çevresi bir bütün olarak toprak yapısı incelenerek, toprağın derinliği, taban durumu, içinde olabilecek taşlar, kayalar ile toprak durumu gözetilerek hakim vasfın ne olduğu, meyil durumu ve buna benzer taşınmazın niteliğini belirleyen özellikler ile imar ve ihya konusundaki bilgileri içerir tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli ve karşılaştırmalı rapor kendilerinden istenmelidir.

Bundan ayrı, taşınmazın imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğu gözetilerek davacılar tarafından hangi tarihte dava konusu yerin imar ve ihyasına başladıkları, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdükleri, hangi biçimde emek ve para sarf ettikleri, imar ve ihyayı hangi tarihte tamamladıkları hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, HUMK.nun 258. maddesi gereğince yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerine davetiye ile çağırılmaları, aynı Kanunun 259.maddesi uyarınca adı geçenlerin keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması,

beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde HUMK.nun 265. maddesi gereğince çelişkinin giderilmesi, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin hesaplanmasının düşünülmesi, gelecek komşu parsel kayıtlarına göre kenarında mera parseli yada mera olarak belirlenen bir yerin bulunması halinde, kadim ve tahsisli mera araştırmasının da yapılması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/5395, K. 2010/6305, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5395
Karar No
2010/6305
Tarih
21 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/5396 K.2010/11381
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/5396 K.2010/21686
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5397 K.2010/6341
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/5398 K.2010/8131
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/5398 K.2010/20661
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5400 K.2010/6111

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.