İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6303 K.2011/3508

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ... ve ... ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.07.2009 gün ve 13/111 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi dahili davalılar ... ile ...…

Esas2010/6303Karar2011/3508Tarih16 Haziran 2011Okuma4 dk · 818 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/6303 E., 2011/3508 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

818 kelime·4 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ... ve ... ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.07.2009 gün ve 13/111 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi dahili davalılar ... ile ... taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... dava dilekçesinde; davalıların miras bırakanı ... adına tapuda kayıtlı bulunan 34 nolu parselde miras payı bulunan mirasçılardan ..., ... ve ...’ın bu parseldeki miras paylarını murisin ölümünden sonra kendisine sattıklarını, tapuda intikalin yapılmadığını, taşınmaz üzerinde ev, avlu ve samanlık yaptığını, satın aldığı yerin 2370 m2 olduğunu, zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, vergisini ödediğini açıklayarak taşınmazın tapu kaydının 2370 m2 bakımından iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ..., ... ve ... davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır.

Davaya dahil edilen dahili davalılar, ... ve ..., 7.5.2009 tarihli yargılama oturumunda yapılan satışın doğru olduğunu, davacı tarafından miras paylarını satanlara parasının ödendiğini, bu nedenle kendilerine ait payların ayrılmasını istemişlerdir.

Mahkemece, davanın kabulü ile 34 nolu parselin tapu kaydının 2370 m2’lik bölümü bakımından iptaline ve davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, murisin eşi dahili davalı ... ile oğlu ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muristen kalan taşınmazdaki miras paylarının mirasçı olmayan üçüncü kişiye satışı nedeniyle açılan tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde; muris ...’ın mirasçıları olan ..., ... ve ...’den miras paylarını satın aldığını bildirmiştir. Dosya arasında bulunan 34 nolu parselin tapu kaydı, 12.1.1988 tarihinde tapulama yoluyla oluşmuş, maliki ... oğlu ... olarak belirtilmiştir. Tapu halen muris ... adına bulunmaktadır. Kayıt maliki ... ...

Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 15.11.1991 tarih 1991/131 Esas ve 1991/127 Karar sayılı veraset belgesine göre 6.1.1989 tarihinde ölmüş olup, geriye mirasçı olarak eşi ... ..., çocukları ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...’ı bırakmıştır. Davacı muris ...’ın ölümünden sonra adı geçenlerin miras paylarını satın aldığını belirtmiştir. Eyüp’ün ölümü ile terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir.

Elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmazdaki miras payının devri yazılı olarak yapılacak sözleşmeyle mümkündür. Tapulu taşınmazlar açısından yazılı biçim bir geçerlilik koşuludur (TMK.m.677). Dava konusu parsel 12.1.1988 tarihinden beri tapuda kayıtlı bir yerdir. Muris 1989 yılında ölmüş, miras payının devri ise ölüm tarihinden sonra yapılmıştır.

Davalılardan ... aynı zamanda davayı açan ...’ın eşidir. ... ile miras payının devri konusunda eşi ... arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. 1.9.1995 ve 16.10.1991 tarihli yazılı sözleşmeler sadece davacı ... ile mirasçılardan ... ve ... arasında yapılmıştır.

Her ne kadar yazılı sözleşmede satıştan söz edilmiş ise de, elbirliği mülkiyetine tabi bulunan bir taşınmazın TMK.nun 702. maddesi gereğince tüm mirasçıların katılımı olmadan bir veya birkaç mirasçının taşınmazdaki paylarını satması mümkün değildir. Anılan madde uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır.

Ayrıca tapulu taşınmazların TMK.nun 706, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve BK.nun 213. maddesi gereğince satışları resmi şekilde yapılmadıkça geçerli bir hukuki sonuç doğurmazlar. TMK.nun 706. maddesinde belirtilen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir şekil şartıdır. Bu nedenle mirasçı ... ve ... tarafından yapılan satışa ilişkin adı yazılı satış sözleşmesi de bu bakımdan hukuki sonuç doğurmaz.

Olayın gelişimi dosya kapsamı ve davacının eşinin mirasçılardan birisi olması olguları birlikte değerlendirildiğinde 1.9.1995 ve 16.10.1991 tarihli satış sözleşmeleriyle yapılan işlemin bir satış işlemi değil, bir miras payının devri sözleşmesi olarak kabulü gerekmektedir. 1.9.1995 ve 16.10.1991 tarihli miras payının devri sözleşmelerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı TMK.nun 612. maddesinde.

(4721 sayılı TMK.nun 677. maddesi aynı konuyla ilgilidir) “mirasçılardan biri ile hissesinin temlikine dair üçüncü bir şahıs arasında addedilmiş olan mukavele, üçüncü şahsa taksime müdahale hakkı vermez. Üçüncü şahsın hakkı, ancak temlik eden mirasçıya ayrılan hissenin talebine münhasırdır” denilmektedir. Davacının eşi ... mirasçılardan biri olup henüz sağ olduğundan, miras payını devralan davacı eşi ... terekeye göre üçüncü şahıs durumundadır.

Şu halde mirasçılar arasında henüz iştirak çözülmeden davacı ...’ın iki mirasçının payını yazılı belge ile davalı eşi ...’ın payını ise sözlü olarak devraldığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunması olanaksızdır. Ancak mirasçılar arasındaki iştirakin çözümlenmesi sonucu aralarında yazılı sözleşme bulunan mirasçılardan ...’a ve ...’e düşen payın kendisine verilmesini isteme hakkı doğar. ... ile davacı arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve taşınmaz da tapulu olduğundan sözlü olarak yapılan miras payının devri sözleşmesi geçersiz olup hukuken davacıya herhangi bir hak bahşetmez. İştirak hali sürdüğü sürece, adı geçen kişilerin kabulleri de hukuken bir değer taşımaz.

O halde mahkemece yapılacak iş; miras payının devrine ilişkin 1.9.1995 ve 16.10.1991 miras payının devri sözleşmeleri nedeniyle iştirakin çözümlenmesi halinde miras payını yazılı olarak devreden ... ve ...’e düşen miras paylarını isteme hakkına sahip olan davacının bu hakkı gözetilerek muris adına tapuda kayıtlı bulunan 34 sayılı parseldeki iştirakin çözümlenmesi halinde ... ve ... bakımından hukuki sonuç doğurmak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile iptal ve tescile karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

Kabule göre de, mirasçılardan murisin eşi ...’ın veraset belgesine göre 4/16 payı olduğu halde, bu husus göz ardı edilerek fazla miktarda taşınmazın hüküm altına alınmış olması doğru olmadığı gibi verilen 2370 m2’lik yerin de taşınmazın hangi bölümünde yer aldığı kroki üzerinde işaretlenmemesi de yerinde değildir.

Dahili davalı ... ve ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 135,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 16.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/6303, K. 2011/3508, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6303
Karar No
2011/3508
Tarih
16 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/6304 K.2011/9999
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/6305 K.2011/4258
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6305 K.2011/3426
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/6306 K.2011/7569
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/6306 K.2011/3581
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6306 K.2011/3427

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.