Davacı ... vekili tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının mahkemece reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 1.10.2007 tarih 2007/5059-5321 Esas ve Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma sevk edilmiş, davalılar vekilinin kararın düzeltilmesi isteği de Dairenin 6.12.2007 tarih 2007/6742-7018 Esas ve Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra dosya yetkisizlikle Sincan’a gönderilmiş, Sincan Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne Polatlı ilçesi Alagöz köyü 469 parselin 1224/1440 payının davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairenin 1.10.2007 tarihli bozma ilamında kısaca “…Davacı ... 30.12.1996 tarihli satış senediyle Polatlı Kadastro Mahkemesinin 1978/148 Esasında kayıtlı 18 numaralı parselde Muharrem Türkoğlu hissesine tekabül eden 43.000 m2 yeri satın almıştır. Davalı Muharrem de Polatlı Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/130 Esas sayılı dava dosyasında bu durumu kabul etmiştir.
18 numaralı parsel ifrazen bir çok parsele gitmiş, dava konusu yer ise, 469 parsel numarasını almış ve Muharrem Türkoğlu’nun payı belirlenmiştir. MK.nun 612 maddesi hükmüne göre, miras payının devrine ilişkin olarak üçüncü kişilerle yapılan yazılı sözleşmeler, paylaşma sonucunda mirasçıya özgülenen payın alıcıya verilmesini isteme hakkını sağlar.
Davalı Muharrem’in Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/130 Esas sayılı dosyasındaki kabulü, bilahare bu kişinin payının 469 numaralı parselle 1224/1440 pay olarak belirlenmiş olması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır…” gerekçesi ile bozma sevk edilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar.
Dosya muhtevasına dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mahkemece uyulan bozmaya uygun biçimde hüküm verildiğine göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıda yazılı harç dışındaki yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün esası,yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bölümleri bakımından ONANMASINA,
Dava dilekçesinde değer 36.000 TL olarak gösterilerek harç bu miktar üzerinden yatırılmıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonunda dava konusu 1224/1440 payın dava tarihindeki değerinin 364.692,50 TL olduğu belirlenmiş ancak yargılama sırasında harç bu miktar üzerinden tamamlanmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verildikten sonra davacı lehine vekalet ücreti, harcı yatırılan dava dilekçesindeki 36.000 TL değer dikkate alınarak doğru şekilde belirlenmiş ise de karar ve ilam harcının dava dilekçesindeki 36.000 TL değer yerine keşifte belirlenen ve yargılama sırasında harcı tamamlanmayan 364.692,50 TL değer dikkate alınarak davalılar aleyhine fazla karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazı karar ve ilam harcı bakımından yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün karar ve ilam harcına ilişkin bölümünün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 825 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar Ömer Türkoğlu ve müştereklerine verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4930,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 16.732,72 TL’nin temyiz edenden alınmasına 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.