İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/841 K.2010/2324

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali tescil ve terkin davasının reddine dair Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.07.2009 gün ve 345/551 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2010/841Karar2010/2324Tarih4 Mayıs 2010Okuma4 dk · 832 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/841 E., 2010/2324 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Tescil ve Terkin
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

832 kelime·4 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali tescil ve terkin davasının reddine dair Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.07.2009 gün ve 345/551 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.05.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı dava dilekçesinde.

242 ada 4 ve 17 sayılı parsellerin maliki olduğunu, ekte sunduğu krokide kırmızı kalemle taralı alanda dere bulunduğunu, bu derenin paftasında gösterilmesi gerektiğini, ...’a ait 242 ada 24 parsel sayılı taşınmazın krokide C harfi ile gösterildiğini, bu taşınmazın maliki bulunduğu 17 parsele dahil edilmesini, diğer davalı ... mirasçılarının maliki bulunduğu ve krokide A harfi ile işaretli 5 parselin de maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesini, krokide B harfi ile belirlenen 5 parsele ait taşınmazın yine adına kayıtlı 17 parsele ilave edilmesini ve tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya kayıt ve tescilini,

öte yandan 4 parsel nolu taşınmazda D ile gösterilen 40.58 m2’lik alanın tapusunun iptali ile davalılara ait 5 nolu parsele ilavesi suretiyle adlarına kayıt edilmesini istemiştir.

Davalı ..., gerçekten taşınmazlar arasında derenin bulunduğunu ve taşınmazları birbirinden ayırdığını, ancak paftasında derenin yer almadığını ve gösterilmediğini, kadastro tespitlerinin 1988 yılında kesinleştiğini ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Davalı ..., davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Diğer davalılara yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır.

Davacı 24.11.2006 tarihli yargılama oturumunda davalılardan ...’a karşı açtığı davadan vazgeçtiğini bildirmiş ve beyanı HUMK.nun 151/son fıkrasına uygun olarak imzalanmıştır.

Mahkemece, davalı ... yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılara yönelik davanın ise kanıtlanamadığından reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan tapu iptali tescil ile taşınmazlar arasında bulunan derenin paftasında gösterilmesi isteğine ilişkindir.

Uyuşmazlık konusu 242 ada 5 ve 24 sayılı parsellerin 1996 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden sırasıyla ... ve ... adlarına tespit ve tescilleri yapılmış, kadastro tutanakları 26.03.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Dava on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.

Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazlar arasında derenin olduğunu ve davacıya ait taşınmazlar ile davalı tarafın taşınmazları arasında ortak sınır oluşturduğunu bildirmişlerdir. Teknik bilirkişi İbrahim Kurum’un sunduğu 02.06.2009 tarihli rapor ve krokisinde jeoloji mühendisi...’ın göstermesi üzerine ortak sınırda yer alan derenin kırmızı çizgilerle krokide işaret edildiği belirlenmiştir.

Teknik bilirkişinin krokisinde A harfiyle işaretli yer 242 ada 24, B ve C harfleriyle belirlenen taşınmaz bölümlerinin ise aynı ada 5 parsel içerisinde gösterildiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Krokide D harfiyle belirlenen yer ise derenin batısında 242 ada 5 sayılı parsel içerisinde olması gerektiği, ancak davacının aynı ada 4 nolu parseli içerisinde kaldığı saptanmıştır.

Davacı A harfiyle gösterilen ve davalı ...’ın 24 sayılı parseli içerisinde bulunan yer bakımından açtığı davasından feragat etmiş ve bu husus temyiz sebebi yapılmamıştır.

Davacının 242 ada 4 nolu parseli içerisinde kalan ve krokide D harfiyle işaretlenen yerin ...’a ait olduğunu açıklayarak ...’ya ait 242 ada 5 nolu parselle birleştirilmek suretiyle iptal tescile karar verilmesini istemiş ise de ...’nın bu yerle ilgili olarak yöntemine uygun bir biçimde açtığı bir dava ve isteği bulunmamaktadır. Davacının böyle bir dava açmasında da hukuki yararı yoktur.

Davacının bu nedenle bu yöne ilişkin temyiz isteği hukuki yararının bulunmaması nedeniyle yerinde görülmemiştir.

Davacı dava dilekçesiyle aynı zamanda kendisine ait 242 ada 4 ve 17 sayılı parseller ile davalılara ait aynı ada 5 ve 24 sayılı parseller arasında ortak sınır teşkil eden dere bakımından tapu kayıtlarının iptali ile paftada gösterilmesini istemiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan derelerin kural olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri uyarınca paftasında gösterilmekle yetinilmesi gerekir.

Ne var ki somut olayda dere özel mülkiyete konu olabilecek biçimde davacı ve davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan parseller içerisinde bırakılmıştır. Bu nedenle davacının dereye yönelik dava açmasında hukuki yararı vardır.

Teknik bilirkişi İbrahim Kurum’un 02.06.2009 tarihli raporunda açıkladığı gibi, krokide kırmızı çizgilerle belirlenen E, F ve G harfleriyle gösterilen dere bakımından tapulu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile sadece paftada dere olarak gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bundan ayrı, aynı teknik bilirkişinin 02.06.2009 tarihli rapor ve krokisinde B ve C harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacıya ait parseller içerisinde kaldığı, krokide kırmızı çizgilerle belirlenen derenin taraf taşınmazları arasında sınır oluşturduğu dosya kapsamıyla belirlendiğinden HUMK.nun 74.maddesi de gözetilerek krokide B harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün davacıya ait 17, C harfiyle işaretlenen taşınmaz kısmının ise yine davacıya ait 4 nolu parsele ilavesi suretiyle bu istekler bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/841, K. 2010/2324, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/841
Karar No
2010/2324
Tarih
4 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/841 K.2010/12849
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/842 K.2010/8414
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/842 K.2010/4964
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/842 K.2010/4141
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/842 K.2010/12819
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/843 K.2010/3369

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.