İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/953 K.2010/2148

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 6 ]

Esas2010/953Karar2010/2148Tarih27 Nisan 2010Okuma4 dk · 815 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/953 E., 2010/2148 K.·Artık Değer Artık Değere Katılma Islah Katılma Alacağı Takas

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

815 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 6 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 222 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 231 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 236 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 83 ]

"İçtihat Metni"

Tolga ile Fatma aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair (Bursa İkinci Aile Mahkemesi)'nden verilen 19.11.2009 gün ve 1284/1284 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, Bursa Üçüncü Aile Mahkemesi'nin 2005/537 Esas ve 2005/1276 Karar sayılı kararıyla tarafların boşandıklarını, evlilik birliği devam ederken 2061 ada 17 sayılı parselde kayıtlı olan evin banka kredisiyle alındığını, taksitlerin bizzat vekil edeni tarafından ödendiğini açıklayarak öncelikle 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 10.07.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle istenen miktarı 26.110,89 TL'ye çıkardığını açıklamıştır.

Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, tarafların karşılıklı olarak anlaşmak suretiyle birbirlerinden herhangi bir talep olmadan boşandıklarını, boşandıktan 1,5 yıl sonra davanın açıldığını, taşınmaz ilk alındığında 2 yıl süreyle borçlarını birlikte ödediklerini, kredi borcunun da halen devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, zamanaşımı itirazının reddine, katılma alacağı olarak 26.110,89 TL'nin 20.000,00 TL'si için dava tarihinden, 6.110,89 TL kısmı için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 31.12.2003 tarihinde satın alınan taşınmaz nedeniyle TMK'nın 231. maddesi gereğince istenen katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuştur. Dava dilekçesi 08.01.2008 tarihinde davalı asile tebliğ edilmiştir. Davalı Fatma herhangi bir zamanaşımı definde bulunmamıştır. 29.02.2008 tarihli yargılama oturumunda davalı tarafından yapılan açıklamalar ise defi niteliğinde değildir. Davalı vekili, dava dilekçesinin davalı Fatma'ya tebliğ edildiği 08.01.2008 tarihinden çok sonra 27.10.2008 havale tarihli dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunmuştur.

27.10.2008 tarihli dilekçe davacı tarafa tebliğ edilmemiş olup, davacı vekili dosya arasında bulunan 03.02.2009 tarihli dilekçesiyle zamanaşımı define karşı koymuş ve Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi gereğince davanın on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu bildirmiştir. Yapılan bu açıklamalar karşısında davalı tarafın süresinde ve yöntemine uygun bir biçimde zamanaşımı definde bulunduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Bu nedenle mahkemenin zamanaşımı itirazının reddi yönündeki görüşü yerindedir.

Öte yandan, davalı vekili her ne kadar tarafların anlaşmalı boşandıklarını ve davacının tutanağa geçen beyanıyla mal rejimine ilişkin herhangi bir isteği bulunmadığını bildirmiş ise de, Bursa Üçüncü Aile Mahkemesi'nin boşanmaya ilişkin 29.12.2009 günlü yargılama tutanağı üzerinde yapılan incelemede; davalı Tolga, (görülmekte olan davada davacı) "Açılan boşanma

davasını kabul ettiğini, nafaka ve tazminat talebi bulunmadığını..." bildirmiştir. Davacı Tolga'nın boşanma dosyasına geçen ve açıklanan bu beyanının mal rejimiyle ve onun sonuçlarıyla bir bağlantısının ve ilgisinin bulunmadığı açıktır. Sadece boşanmanın fer'i niteliğinde bulunan nafaka ve tazminat haklarıyla ilgilidir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteği de yerinde bulunmamıştır.

Davalı vekilinin takas istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince. TMK'nın 236/1. fıkrasında. "Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinden hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir" denilmiştir. Görüldüğü gibi fıkranın son cümlesi alacakların takası yönünde emredici niteliktedir. Ne var ki, takasın yapılabilmesi için takas isteğinde bulunan kişinin de artık değeri istemesi gerekir.

Davalı tarafından ileri sürülmüş böyle bir istek söz konusu değildir. Takasın olabilmesi için en azından yöntemine uygun bir biçimde harcı yatırılmak suretiyle bir isteğin olması ve bu isteğe bağlı olarak belirlenmiş ve kanıtlanmış bir alacağın bulunması gerekir. Sadece takas defi isteğinde bulunmak yeterli değildir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları da yerinde değildir.

Buna karşılık, uyuşmazlık konusu 2061 ada 17 sayılı parsel üzerinde bulunan binadan 4 nolu bağımsız bölümün 31.12.2003 tarihinde satış yoluyla Bekir kızı Fatma tarafından satın alındığı ve onun adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Taraflar 02.11.1997 tarihinde evlenmişler, 16.06.2005 tarihinde açılan dava da Bursa Üçüncü Aile Mahkemesi'nin 07.03.2006 tarihinde kesinleşen hükmüyle boşanmışlardır.

Dava konusu yapılan 4 nolu bağımsız bölüm edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı tarafından satın alınmıştır. Taraflar TMK'nın 6 ve 222. maddeleri gereğince iddiasını kanıtlamakla yükümlüdürler. TMK'nın 222/son fıkrası uyarınca, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Her iki taraf da. 4 nolu bağımsız bölümü kendi kişisel mallarıyla aldıklarını kanıtlamadıklarına göre edinilmiş mal sayılır.

Hükme esas alınan uzman bilirkişi Av. İsmail'e ait 09.07.2009 tarihli rapor, ilke olarak yöntemine uygun bir biçimde hazırlanmıştır. Davacı vekili, dava dilekçesinde 20.000,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir. Ne var ki fazlaya ilişkin haklarını dava dilekçesiyle saklı tutmadığı halde, 10.07.2009 tarihli dilekçesiyle dava konusu miktarı 20.000,00 TL'den 26.110,89 TL'ye çıkartmış ve harcını da yatırmıştır. Dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığına göre isteğini bu miktarla sınırlandırmış ve fazlaya ilişkin hakkından da böylece vazgeçmiş sayılır. Bu bakımdan, 10.07.2009 tarihli ıslah dilekçesinin değerlendirmeye alınması düşünülemez. Hükmün HUMK'nın 74. maddesi gereğince istekle bağlı olarak kurulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle ıslah ile artırılan miktar yönünden yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/953, K. 2010/2148, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/953
Karar No
2010/2148
Tarih
27 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/954 K.2010/7068
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/954 K.2010/4898
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/955 K.2010/7054
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/955 K.2010/11907
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/956 K.2010/4426
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/957 K.2010/2075

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.