İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/994 K.2010/4912

... ile Hazine aralarındaki tescil davasının reddine dair Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.09.2009 gün ve 717/337 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek…

Esas2010/994Karar2010/4912Tarih19 Ekim 2010Okuma4 dk · 825 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/994 E., 2010/4912 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

825 kelime·4 dk okuma

... ile Hazine aralarındaki tescil davasının reddine dair Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.09.2009 gün ve 717/337 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat Hatice Göktepe geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde; 161 parsel sayılı taşınmazın deniz tarafında kalan ve kıyı kenar çizgisi nedeniyle tespit dışı bırakılan yerin vekil edeni tarafından satın alındığını, satan ve vekil edeni tarafından kültür arazisi olarak kullanıldığını, kıyı kenar çizgisi için vekil edeni tarafından idari yargıda iptal davası açıldığını, idarece çizilen kıyı kenar çizgisinin idari yargıca iptal edildiğini açıklayarak dava konusu 161 parselin deniz tarafında kalan ve tespit dışı bırakılan kültür arazisinin kıyı kenar çizgisinin belirlenerek kıyı kenar çizgisi dışında kalan kısmının Çatalçam Köyü son parsel numarasıyla vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, davacının tescilini istediği taşınmazın kamu malı “kumsal” olarak tespit dışı bırakıldığını, kumsal yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını, bu konuda Samsun 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 1981/514 Esas, 1983/284 Karar sayılı kesinleşmiş kararın bulunduğunu, yine davacının taşınmaza tecavüzünden dolayı men’i müdahale ve kal davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, bu konuda davacının senelerdir ecrimisil ödediğini belirterek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; aynı konuda Samsun 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve davanın reddiyle sonuçlanıp kesinleşen 1981/514 Esas ve 1983/284 Karar sayılı dava dosyasının eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturduğu ve aynı zamanda kesinleşen bu hükümle taşınmazın “kumluk niteliğinde” bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, harici satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1; 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Uyuşmazlık konusu taşınmazın bitişiğinde yer alan 161 sayılı parselin tespiti 13.07.1976 tarihinde yapılmıştır. Tapulama tutanağı da 1977 yılında kesinleşmiştir. 161 sayılı parselin tespiti 13.07.1976 tarihinde yapıldığına göre, dava konusu taşınmazın aynı tarihte kumluk (kumsal) niteliğiyle tespit dışı bırakıldığının kabulü gerekir.

Kumluk ya dakumsala benzer yerler TMK.nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, özel mülkiyete ve TMK.nun 999. maddesi uyarınca tapuya kayıt ve tescile konu olamayacaklarından kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmeleri mümkün bulunmamaktadır.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, kesin hüküm olduğu kabul edilen Samsun 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.08.1981 tarih ve 1981/514 Esas, 1983/284 Karar sayılı dosyasının tüm aramalara karşın mahkemesince bulunup dosya arasına konulmadığı belirlenmiştir.

Sözü edilen mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçtiği, davanın reddine ilişkin hükmün (esasının) onandığı ve sadece yargılama gideri yönünden bozma yapıldığı, aynı mahkemenin 11.04.1984 tarih 1984/47 Esas ve 1984/329 Karar sayılı kararının kapsamıyla anlaşılmıştır. İtiraza uğramayan her iki kararın örnekleri dosyada olmakla birlikte hangi tarihte kesinleştiği konusunda herhangi bir bilgi içermedikleri saptanmıştır.

Her iki kararın içerikleri gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın tamamının kumsal niteliğinde bulunduğu açık bir biçimde vurgulanmıştır. Bu konuda esasen bir tartışma da söz konusu değildir.

Yine, aynı mahkemenin 1984/47 Esas ve 1984/329 Karar sayılı dava dosyası kapsamına göre, davacı tarafın onama ve bozma ilamına karşı karar düzeltme yoluna başvurduğu, bu isteğin Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1983/12460-12471 Esas ve Karar sayılı ilamı ile reddine karar verildiği görülmüştür.

Açıklanan bu bilgiler karşısında karar düzeltme isteği 1983 yılında Yargıtay 8. Hukuk Dairesince reddedildiğine göre işin esasına ilişkin onama hükmünün bu yıl içinde (1983) kesinleştiğinin kabulü zorunludur. Hukuk davalarında karar düzeltme isteğinin reddedildiği tarih hükmün kesinleştiği tarih olarak kabul edilir. Yüksek Yargıtay uygulaması bu yönde olup, doktrinde de bu yönde farklı bir görüşe rastlanılmamıştır.

Şu halde, dosya arasında bulunan ve taraflar arasında geçen davalara ilişkin karar örneklerine kesinleşme şerhi yazılmamış ise de, karar düzeltme isteğinin reddedildiği 1983 yılında işin esasına ilişkin hükmün kesinleştiği açıktır. Karar örneklerinin kapsamları ve dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kesinleşen davayla eldeki davanın tarafları, dayandıkları hukuki sebep ve konunun aynı olduğunda bir kuşku bulunmamaktadır.

Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında önceki davanın eldeki dava bakımından HUMK.nun 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğunun kabulü gerekir.

Öte yandan, kesinleşen hükümle taşınmazın “kumsal niteliğinde” bulunduğu, TMK.nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğu, kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesinin mümkün bulunmadığı saptandığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Somut olayda, kesin hüküm olgusundan ziyade taşınmazın niteliği ön planda tutulmaktadır.

Davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 750 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 15,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/994, K. 2010/4912, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/994
Karar No
2010/4912
Tarih
19 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/994 K.2010/1158
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/997 K.2010/10971
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/997 K.2010/5081
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/998 K.2010/10672
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/998 K.2010/5691
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/999 K.2010/4846

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.