Davacı ... vekili tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahkemece, davacının Merkez Bankası Mersin Şubesindeki ortak hesaba yönelik davası konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ... İlçesi ...Mahallesi 141 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölüme yönelik davanın reddine, ... İlçesi ...
Mahallesi 643 ada 124 parselde bulunan 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerle ilgili davanın kabulü ile bu taşınmazların %50 bedeli olan 88.582,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun 50.000,00 TL'sine davanın açıldığı 27.06.2005 tarihinden itibaren, 38.582,00 TL'sine ise ıslahın yapıldığı 27.04.2010 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, görev ve kabul edilen kısma yönelik olarak davalı vekili, vekalet ücreti bakımından davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre çalışması ile elde ettiği gelirle edinilmelerinde katkıda bulunduğunu iddia eden davacının isteği evlilik içinde edinilen taşınmazlar ve bankadaki ortak hesapta bulunan para ile ilgili olarak açılan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar 24.09.1985 tarihinde evlenmişlerdir. Taraflar arasında görülen ....'da açılmış boşanma davasından sözedilmekle birlikte boşanma ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı, boşanma ile sonuçlanmış ise, Türkiye'de tenfiz edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mal rejiminin tasfiye edilebilmesi için taraflar arasındaki mal rejiminin kanunda yazılı sebeplerden biri ile sona ermiş olması gerekir (TMK m.180, 206, 208, 225).
Bu ön koşul gerçekleşmeden mal rejimine ilişkin davaların görülmesi ve sonuçlandırılması mümkün değildir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.nun m.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekir (HGK.nun 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı). Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Davanın katkı payı alacağı niteliğinde olduğu ve açıldığı tarih itibarıyla davaya Aile Mahkemesi tarafından bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden davanın Borçlar Kanunu uyarınca akdi ilişkiye dayandığı ve 4787 sayılı Yasa kapsamına girmediği gerekçesi ile görevli olduğu düşünülerek Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 825 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve istekleri halinde 1.315,45 TL peşin harcın temyiz eden davacıya 1.316,00 TL peşin harcın da temyiz eden davalıya iadelerine 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.