KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2011/3716 E., 2012/1081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Değer artış payı alacağı
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki değer artış payı alacağı davasının kabulüne dair Adana 5. Aile Mahkemesinden verilen 08.12.2010 gün ve 653/1214 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 24.04.1991 tarihinde evlendiklerini, Adana 2. Aile Mahkemesinin 02.12.2009 tarih, 2008/635 Esas, 2009/1097 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile tarafların boşandıklarını, dava konusu 5091 ada 3 nolu parseldeki E2 Blok, 12 nolu dairenin tapu kaydının davalı adına olduğunu, bu yerin satın alımı sırasında kendisinin 14500 TL katkıda bulunduğunu açıklayarak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, taşınmazı kendi imkanlarıyla ve annesinden almış olduğu para ile satın aldığını, davacının bir katkısının olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın evlilik birliği içinde edinildiği ve davacının talebiyle bağlı kalınarak 14.500 TL katkı payının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; akit tablosu getirilmiştir. 22.09.2004 tarihlidir. Satıcı Ahmet oğlu ..., alıcı Süleyman kızı ..., konu 5991 ada 3 nolu parseldeki dört katlı kagir apartmanın 1/156 arsa paylı E2 blok, üçüncü kat, 12 nolu meskenin tamamı 14000 TL (14 milyar TL) bedelle tapu memuru huzurunda temlikin yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların boşanmalarına ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen dosya ektedir. Davacı tanıklarından Mehmet Seyman ile ... talimatla dinlenmiştir. Bu kişiler özetle; dava konusu evin davacı tarafından üçüncü kişiden eşi Hülya adına satın alındığını, tapusunu eşi Hülya adına yaptırdığını açıklamışlardır.
Gerek resmi akit tablosundaki satıcı ile alıcının konumu, gerekse davacı tanıklarının talimatla alınan beyanları dikkate alındığında olayda gizli bağış bulunduğu tartışmasızdır. Bir başka anlatımla, davacı bedelinin tamamını kendisi dahi ödeyerek üçüncü kişiden eşi adına tapu memuru huzurunda yapılan sözleşmeyle temliki yapılan taşınmazlarla ilişkili olarak gizli bağış nedeniyle iptal ve tescil talebinde bulunamayacağından buna dayalı olarak katkı payı ya da katılma alacağı da talep edemez. Dairenin bu konuda bir çok içtihadı bulunmaktadır.
Bundan ayrı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar kişiler arasında görülen rutin dava türlerindendir. Eş anlatımla, kamu düzeni ağırlıklı bir dava değildir. Taraflar iddialarını, savunmalarını karşılıklı olarak tüm delillerle mahkemeye bildirmeleri gerekir. Hakimin re'sen yapacağı herhangi bir araştırma ve inceleme söz konusu olamaz. Tüm bu nedenlerle mahalli mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Açıkladığım nedenlerle Dairenin Sayın çoğunluğunun öteki bozma nedenlerine ilişkin görüşlerine katılmam olanaklı değildir. Belirttiğim nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması kanaatindeyim. 23.02.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/3716, K. 2012/1081, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama