KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2011/4324 E., 2012/1084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.04.2011 gün ve 421/183 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞIOY
Davacı vekilleri, kadastro çalışmalarında dava konusu 164 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Hasan oğlu (ölü) ... adına tespit ve tescil edildiğini, davacının miras bırakanı ...’ın bu yeri haricen satın aldığını, Antalya Noterliğinin 4.7.1951 tarih 3723 yevmiye numaralı resen hususi vekaletname ile Bekir Açıkbaş’ın tapuda intikal için vekil tayin edildiğini, kayıt malikinin 1951’den önce ölü olduğunu ve mirasçılarının kim olduğunun bilinmediğini, kayıt malikinin de bilinmediğini açıklayarak TMK. nun 713/1. maddesindeki koşulların gerçekleştiğini belirterek TMK. nun 713/2. maddesi nedeniyle iptal ve tescil talep etmişlerdir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haricen satışın geçerli olmadığı, satıcıları kayıt malikinin mirasçısı bulunmadıkları, kayıt malikinin bilinen bir kişi olduğu vs. gerekçeleriyle TMK. nun 713/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 164 ada 6 nolu parsele ilişkin kadastro tutanağı getirilmiştir. Malikinin ölü ..., baba adının Hacı Hasan olduğu, müstenidatının 90, 91 yoklama tarih 8 nolu tapu kaydı olduğu, tespitin itirazsız kesinleşerek 5.7.1947 tarihinde kayıt oluşturulduğu görülmüştür.
Davacı taraf, davada TMK. nun 713/1. maddesindeki koşulların gerçekleştiğinden bahisle 713/2. maddedeki “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” hukuki sebebi ile yine “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebeplerine dayanarak iptal ve tescil istemiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamalarına göre; TMK. nun 713/2. maddesindeki üç hal ayrı ayrı dava sebebi olup; iki ya da üç hukuki sebebe dayanılarak açılan davalarda birden fazla sebep birlikte incelenmemektedir. Bu nedenle, davacı tarafa hangi hukuki sebebe dayandığının açıklattırılması, araştırma ve incelemenin buna göre yapılması zorunludur.
Ancak, dosyadaki bilgi ve belgelerden malikin tapu kütüğünden anlaşılan kişi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ölüm sebebine dayalı istek yönünden ise, Anayasa Mahkemesinin 17.3.2011 gün, 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla bu bölüm iptal edildiğinden ve eldeki derdest davalara Anayasa Mahkemesinin iptal kararının uygulanacağı HGK. nun kararlılık kazanmış kararları gereği olup (Y. 1. H. D. ve 5. H. D. nin kararlarına direnmesi nedeniyle) artık davacının bu talebinin yasal dayanağı kalmamıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu üzere red kararı verilmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur. Yerel mahkeme kararının açıkladığım gerekçelerle onanması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenlerle Dairenin sayın çoğunluğunun bozma şeklinde tecelli eden görüşlerine katılmam mümkün olmamıştır. 23.02.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4324, K. 2012/1084, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama