İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4649 K.2012/2319

... ile ... aralarındaki tazminat, katkı payı alacağı ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Eskişehir 2. Aile Hukuk Mahkemesinden verilen 21.12.2010 gün ve 296/1176 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekili…

Esas2011/4649Karar2012/2319Tarih29 Mart 2012Okuma7 dk · 1.327 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/4649 E., 2012/2319 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2012
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Tazminat, katkı payı alacağı ve ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.327 kelime·7 dk okuma

... ile ... aralarındaki tazminat, katkı payı alacağı ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Eskişehir 2. Aile Hukuk Mahkemesinden verilen 21.12.2010 gün ve 296/1176 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, boşanma dava dilekçesinde evlilik birliği içinde edinilen vekil edeninin çalışma karşılığı geliriyle katkıda bulunduğu Adana’daki meskenin davalı üzerine tescil edildiğini açıklayarak katkı payı alacağına hükmedilmesine;

birleştirilen Adana 4.Aile Mahkemesinin 2008/92 Esas sayılı dava dilekçesinde evlilik birliği içinde edinilen 5776 ada 3 parselde 18 numaralı bağımsız bölüme (boşanma dava dilekçesinde de belirtilen aynı taşınmaza) ilişkin bedelin daha önce üye olunan Konya’daki kooperatif hissesinin satış parası, maaş gelirleri ve vekil edeninin altınlarıyla ödendiğini ifade ederek öncelikle davalı üzerindeki tapu kaydının ½ hissesinin iptali ile vekil edeni adına tesciline, olmadığı takdirde karşılığı bedelin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen dava 40.000 TL'den harçlandırılmıştır.

Davacı vekili birleştirilen Eskişehir 2. Aile Mahkemesinin 2007/446 Esas sayılı dava dilekçesinde ise; vekil edeni adına kayıtlı 01 SY 721 plakalı aracın edinilmiş mal olduğunu, boşanma davasında kocanın açtığı karşı dava ile ½ değerine tekabül eden miktarın ödenmesine hükmedildiğini, aracın fiili ayrılık döneminde de davalı tasarrufunda kaldığını, vekil edeninin yararlanamadığını belirterek, iki yıldır aracın kullanımından mahrum kalınması nedeniyle 2.000 TL ecrimisile, 21.10.1992 tarihli mehir senediyle vekil edenine verilen 400 gram altının evlilik birliği sırasında bozdurulduğunu açıklayarak,

dava tarihi itibariyle değeri 6.000 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, vekil edeninin evlenmeden önce satın aldığı meskenin satılarak nizaya konu bağımsız bölümün alındığını, davacının katkısı bulunmadığını, davacıya senette yazılı miktar kadar altın verilmediğini, kaldı ki verilen altınların da düğün merasiminden sonra davacının ailesinin evinde kaybolduğunu söylediğini, bu itibarla evlilik içinde bozdurulmasının mümkün bulunmadığını, aracınsa iadesinin ihtar edilmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, araca ilişkin ecrimisil isteğinin reddine; altın alacağına ilişkin davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 6.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline; Adana’daki bağımsız bölüm için açılan katkı payı davasının kısmen kabulüyle 37.928 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Taraflar 20.10.1992'de evlenmiş, 1.8.2005 tarihinde Eskişehir 2. Aile Mahkemesinin 2005/ 870 Esas ve 2007/87 Karar sayılı dosyasıyla açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hüküm bölümünün 10.4.2008 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur.

Davacı, Adana’daki mesken yönünden katkı payı alacağı isteğini boşanma davasında ileri sürmüş, eşit kusur nedeniyle talebin reddine dair hüküm davacının temyizi üzerine 2. Hukuk Dairesinin 5.3.2008 tarih, 5638 Esas ve 2794 Karar sayılı ilamıyla katkı payı alacağına ilişkin isteğin nispi harcın tamamlanmasından sonra görülmesi gerektiği, boşanmanın feri niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

Bu aşamada aynı taşınmaza ilişkin olarak Adana 4. Aile Mahkemesinde açılan katkı payı alacağı davasının birleştirilmesine karar verilerek, davaya talep gibi birleşen davada harçlandırılan değer üzerinden devam edilmiştir.

TMK.nun 179. maddesine göre; mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine (4722 s.K.m. 10/1. fıkrası) göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Taraflar arasındaki mal rejimi, TMK.nun 225/2. fıkrası uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.

Ecrimisil talebine konu 01 SY 721 plakalı araç, davacı adına 11.12.2003 tarihinde satın alma yoluyla edinilmiştir. Temyize konu davanın davalısı boşanma davasında karşılık dava dilekçesiyle söz konusu araca ilişkin katılma alacağı talebinde bulunmuş ve lehine hükmolunan katılma alacağı 30.7.2008 tarihinde ödenmiştir. Adına kayıtlı söz konusu araç davacıya 13.8.2008 tarihinde teslim edilmiştir.

Davacı, fiili ayrılık sürecinde adına kayıtlı aracı kullanamadığını öne sürerek 25.5.2007 tarihinde açtığı birleşen (Eskişehir 2.Aile Mahkemesi 2007/446) davada ecrimisil isteğinde bulunmuş ise de, davanın açıldığı tarih itibariyle eşler arasında boşanma hükmü kesinleşmiş değildir. Kaldı ki, aracın iadesi yönünde ihtar yapıldığına dair herhangi bir husus da öne sürülmemiştir.

Bu hale göre, davalının iyi niyetli zilyet olmadığı kanıtlanamadığına göre ecrimisil isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamıştır.

Davacı 21.10.1992 tarihli mehir senedine dayanarak kişisel eşyası ziynetlerinin evlilik birliği içinde paraya çevrildiğini bildirerek tazmini isteğinde bulunmuştur. Davalı tarafından da parafı ve imzası ikrar edilen mehir senedi içeriğine göre, belirlenen miktarda altının davacıya verildiği sabittir. Her ne kadar davalı taraf altınların evlilik tarihinden hemen sonra kaybolması nedeniyle, evlilik birliği içinde sarfının mümkün olmadığını savunmuş ise de, dosya kapsamında ve toplanan delillerde bu husus ve aksi kanıtlanamadığına göre, mehir senediyle davacıya verilen altınların değerine ilişkin olarak verilen hükümde de usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin bunlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ecrimisil ve altın alacağına ilişkin bölümlerinin ONANMASINA,

Taraf vekillerinin Adana’daki mesken bakımından hükmolunan katkı payı alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu mesken nitelikli 5776 ada 3 parselde 18 numaralı bağımsız bölüm 12.11.1999 tarihinde tapuda SS.Emirhan Konut Yapı Kooperatifinden satın alma yoluyla davalı adına tescil edilmiş, bilahare boşanma davasının açıldığı tarihten sonra 31.8.2005 tarihinde davalının kardeşine satış suretiyle devredilmiştir.

Davacı tarafından katkının yapıldığı iddia edilen taşınmazın satın alındığı tarih itibariyle eşler arasında 743 sayılı MK.nun 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.

Her ne kadar davalı taraf kişisel malı evlilik öncesi aldığı taşınmazın satış parasıyla nizalı meskenin alındığını savunmakta ise de, dosya arasına getirtilen ilgili taşınmazın alım satım tarihlerinin evlilik tarihinden önce olduğu anlaşıldığına göre bu savunmaya itibar edilmemiş olması isabetlidir.

Dava konusu taşınmazın edinildiğinin ileri sürüldüğü tarihe göre, eşler arasında 743 sayılı MK.nun 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan uyuşmazlık Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Buna göre, eşlerin birbirlerinin mal varlıklarının edinilmesine katkılarının kanıtlanması durumunda, katkı oranında alacak hakkı doğar.

Dosya arasında bulunan bir kısım çalışma ve gelir belgeleri incelendiğinde; davacının evliliğin başlangıcından bu yana öğretmen, davalının ise havacı astsubay olarak çalıştıkları belirlenmiştir.

743 sayılı MK.nun yürürlükte bulunduğu, 1.1.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya parayla ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir.

Somut olayda her iki taraf çalıştığına göre evlilik birliği içinde çalışma karşılığı edinilen dava konusu taşınmaza katkıda bulunduklarının kabulü gerekir. Mahkemece tarafların bir kısım gelir bilgilerinin getirtilmesi suretiyle hazırlatılan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan hesaplama usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Öncelikle, tarafların gelir bilgilerinin (davalı tarafından öne sürülen uçuş paraları dahil) evlenme tarihlerinden başlayarak dava konusu taşınmazın edinildiği tarihi de kapsar şekilde eksiksiz olarak getirtilmesi gerekir.

Bundan sonra toplanan deliller ve dosya kapsamının değerlendirilmesi, gerektiği takdirde dosyanın katkı payı alacağının hesaplanması bakımından hukukçu bilirkişiye tevdii ile kocanın 743 sayılı MK.nun 152. maddesi hükmü uyarınca aileyi geçindirme yükümlülüğünün ve tarafların sosyal konumları gereği kişisel giderlerinin gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın edinme tarihi itibariyle eşlerin herbirinin yapabilecekleri tasarruf miktarının belirlenerek katkı oranlarının tespit edilmesi ve niza konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeriyle çarpılarak katkı payı alacağı miktarının saptanması gerekir.

Kabul şekline göre de; 743 sayılı MK.nun 170. vd. maddelerinde düzenlenen mal ayrılığı rejiminde koca karısının münasip bir derecede aile masrafına iştirakini isteyebilir. Kadının bu suretle iştiraki, kocanın hiçbir vakitte iade ve tazmin mükellefiyetini de icap ettirmez (MK.190/2. m.). Davalı koca, davacıdan uygun oranda aile giderlerine katılmasını istediğini ileri sürmediği gibi, bu yönde bir isteği de mevcut olmadığı ve alınmış bir mahkeme kararı da bulunmadığı halde hükümde dayanılan bilirkişi raporunda resen davacı gelirinden aleyhine MK.nun 190. maddesi gereğince % 30 oranında aile giderlerine iştirak yükümlülüğü düşülmesi de doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün Adana’daki taşınmaza dair katkı payı alacağına ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, aşağıda dökümleri yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına ve 356,40 TL onama harcının da peşin harçtan mahsubu ile artan 295,95 TL'nin istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4649, K. 2012/2319, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4649
Karar No
2012/2319
Tarih
29 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/4651 K.2012/1856
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/4651 K.2012/1932
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/4652 K.2012/1933
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4653 K.2012/1583
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/4657 K.2012/3628
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4658 K.2012/1394

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.