İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/5257 K.-

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166

Esas2011/5257Karar-Tarih15 Kasım 2011Okuma7 dk · 1.337 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/5257 E., 2011/5888 K.·Mal Rejımının Tasfıyesınden Kaynaklanan Katılma Alacağı Edınılmış Mal

Mercii
Yargıtay
Karar No
-
Karar tarihi
15 Kasım 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.337 kelime·7 dk okuma

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 163

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 162

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 161

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 222

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 236

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 231

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 225

"İçtihat Metni"ÖZET: DAVA KONUSU YAPILAN DAVALININ BANKA ŞUBESİNDEKİ HESABINDA BULUNAN PARA DIŞINDAKİ MALVARLIĞININ 01.01.2002 ÖNCESİ EDİNİLDİKLERİNİN BELİRLENMESİ SEBEBİYLE DAVACININ KATKIDA BULUNDUĞUNU İSPAT ETMESİ HALİNDE KATKIDAN KAYNAKLANAN KATKI PAYI ALACAĞI İSTEME İMKANI VARDIR. EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE 01.01.2002 SONRASI EDİNİLEN MALLAR ÜZERİNDE EŞLERİN ARTIK DE­ĞERİN YARISI ORANINDA KATILMA ALACAĞI İSTEME İMKANLARI BULUN­MAKTADIR. BELİRLİ BİR MALIN EŞLERDEN BİRİNE AİT OLDUĞUNU İDDİA EDEN KİMSE, İDDİASINI İSPAT ETMEKLE YÜKÜMLÜDÜR. BİR EŞİN BÜTÜN MALLARI AKSİ İSPAT EDİLİNCEYE KADAR EDİNİLMİŞ MAL OLARAK KABUL EDİLDİĞİNDEN, DAVALININ BANKA HESABINDAKİ PARANIN KİŞİSEL MALI OLDUĞU DAVALI TARAFÇA İSPATLANAMADIĞINDAN EDİNİLMİŞ MAL OLARAK KABUL EDİLEMEZ.

TARAFLAR ARASINDAKİ BOŞANMA DAVASI SADAKATSİZLİKTEN KAY­NAKLANAN ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİĞE DAYALI OLARAK AÇILMIŞ, BOŞANMA İLE SONUÇLANMIŞ VE KESİNLEŞMİŞTİR. DAVACI TARAFIN DAVALIYA VERDİĞİNİ VE DAVALININ DA MESKENİN VE EV EŞYALARININ ALIMINDA KULLANDIĞINI İDDİA ETTİĞİ EMEKLİ İKRAMİYESİ İLE İLGİLİ ANCAK SE­BEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE DAYALI ALACAK DAVASI AÇMA VEYA EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE EDİNİLEN MALVARLIĞININ ALIMI, İYİLEŞTİRİLMESİ VE KORUNMASINDA KULLANILMASI HALİNDE ALIM TARİHİNE GÖRE KATKI PAYI VEYA DEĞER ARTIŞ PAYI İSTEME İMKANI OLUP, KATILMA ALACAĞI TALEP EDEBİLMESİ DE MÜMKÜN DEĞİLDİR.

DAVACI, EV İŞLERİNİ YAPMASINDAN KAYNAKLANAN ALACAK İS­TEĞİNDE BULUNMUŞ İSE DE, KADININ EV KADINI OLARAK EVİN YEMEK VE TEMİZLİK İŞLERİNİ YAPMASI, ÇOCUKLARIN BAKIMINI ÜSTLENMESİ KA­NUNUN ARADIĞI ANLAMDA DOĞRUDAN MADDİ BİR KATKI SAYILAMAZ.

Hülya ile Özgen aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair (Kartal Üçüncü Aile Mahkemesi)’nden verilen 29.12.2010 gün ve 1077/1614 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi katılma yolu ile davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı vekili taraflarından istenilmiştir. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Hülya vekili, vekil edeni aleyhine açılan boşanma davasının yargılaması sırasında harcını da yatırarak açtığı karşı dava ile davalının M. İ.

Bankası şubesindeki hesabında bulunan para ile M…’deki davalı adına tapuda kayıtlı mesken bakımından ortak emek ve katkılardan bahsetmiş, vekil ede­ninin emekli ikramiyesinin evin dekorasyonunda kullanıldığını, boşanmada davalı kocanın zina ve şiddet sebebiyle kusurlu olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere mal rejiminin tasfiye edilerek 1.000 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Bu isteğin boşanma davasından tefrikinden sonra davacı Hülya vekili harcını da tamamladığı 20.10.2009 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bankadaki para yönünden 18.055 TL M…’deki mesken için 1.000 TL emekli ikramiyesi karşılığı olarak 10.000 TL ve davacının ev içi emeğinin karşılığı 1.000 TL ki toplamı 30.055 TL’nin davalıdan tahsilini, bu miktara boşanma dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini, TMK’nın 236. maddesi gereği davalının katılma alacağının kaldırılmasını istemiş, ayrıca 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesinin Anayasa’ya aykırı olması sebebiyle iptali ge­rektiğini açıklamıştır.

Davacı vekili 23.02.2010 tarihinde harcını yatırdığı di­lekçe ile banka hesabındaki para bakımından istenen miktarı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.724,24 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı Özgen vekili, davacının taleplerinin reddine karar verilmesini sa­vunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde İ… Bankası’ndan çekilen nakit para miktarının yarısı olan 30.724,24 TL’nin boşanma kararının kesinleşme tarihi olan 20.03.2009 ta­rihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya veril­mesine, davacının fazla isteğinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 05.07.1979 tarihinde evlenmişler, 07.03.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabul edilmesi üzerine hükmün kesinleştiği 23.03.2009 tarihinde boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK’nın 225/2). Taraflar arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TMK m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği ve boşanma davasının açıldığı 07.03.2005 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK m. 202, 4722 s. Yürürlük K. m. 10/1). Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dosya kapsamına göre davacının isteğinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece de; dava katılma alacağı olarak nitelendirilerek çözüme kavuşturulmuştur.

Dava konusu yapılan davalının M. İ. Bankası şubesindeki hesabında bulunan para dışındaki davacının diğer talepleri bakımından bu malvarlığının 01.01.2002 öncesi edinildiklerinin belirlenmesi sebebiyle davacının katkıda bulunduğunu ispat etmesi halinde katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteme imkanı vardır.

Evlilik birliği içinde 01.01.2002 sonrası edinilen mallar üzerinde eşlerin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteme imkanları bulunmaktadır (TMK’nın 231, 236/1. m.). Diğer yandan TMK’nın 222. maddesi gereğince, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimsenin iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir.

Mahkemece kabulüne karar verilen davalının banka hesabındaki paranın kişisel malı olduğu davalı tarafça ispatlanamamıştır.

Davacı taraf, TMK’nın 236/2. maddesinin olayda uygulanmasını istemiş olup, zina (TMK’nın161. m.) veya hayata kast (TMK’nın162. m.) nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Taraflar ara­sındaki boşanma davası sadakatsizlikten kaynaklanan şiddetli geçimsizliğe dayalı (TMK’nın 163 ve166. m.) olarak açılmış, boşanma ile sonuçlanmış ve kesinleşmiştir.

Bu nedenle TMK’nın 236/2. maddesinin olayda uygulanma imkanı da yoktur.

Davacı tarafın davalıya verdiğini ve davalının da meskenin ve ev eşyalarının alımında kullandığını iddia ettiği emekli ikramiyesi ile ilgili ancak sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası açma veya evlilik birliği içinde edinilen malvarlığının alımı, iyileştirilmesi ve korunmasında kullanılması halinde alım tarihine göre katkı payı veya değer artış payı isteme imkanı olup katılma alacağı talep edebilmesi de mümkün değildir.

Bundan ayrı davacı vekili, davacının ev işlerini yapmasından kay­naklanan alacak isteğinde de bulunmuş ise de kadının, ev kadını olarak, evin yemek ve temizlik işlerini yapması, çocukların bakımını üstlenmesi kanunun aradığı anlamda doğrudan maddi bir katkı sayılamaz. Bu bakımdan davacının bu isteği de yerinde değildir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, az yukarıdaki açıklamalar gözönünde bulundurularak mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre katılma yolu ile davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıda yazılı husus dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün esasının ONANMASINA,

Davacı taraf 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia etmiş, mahkemece Anayasa’ya aykırılık itirazı ile ilgili herhangi bir karar verilmemiştir.

03.12.2001 günlü, 4722 sayılı Türk Medeni Kanu­nu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10. maddesinin Anayasa’nın 10., 41. ve 90. maddelerine aykırılığı savıyla iptali farklı Aile Mahkemeleri tarafından istenmiş ancak Anayasa Mahkemesi’nin 18.09.2008 tarih 2006/37 Esas 2008/141 Karar ve 2006/76 Esas 2008/142 Karar sayılı ilamları ile oyçokluğu ile itirazların reddine karar verilmiş, bu kararlar 23.12.2008 tarihli 27089 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesi gereği, mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı Kanun hükmünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz. Açık­lanan nedenle davacı vekilinin Anayasa’ya aykırılık itirazı ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne başvurma imkanı bulunmamaktadır.

Davalı vekilinin avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harcın hesabında hata yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacının davası katılma alacağı niteliğinde bulunduğuna, katılma alacağı hesabında tasfiye tarihi; boşanma veya mal rejiminin sona erdiği tarih olmayıp, tasfiye veya katılma alacağına yönelik açılmış bulunan davanın karar tarihi olduğuna (TMK’nın 232, 235/1. m.), bu sebeple mahkemece eldeki davanın karar tarihi olan 29.12.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faize hük­medilmiş olması doğru olmamıştır.

Mahkemece kabule karar verilen miktar 30.724,24 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesine göre davacı yararına 3.599,66 TL yerine 3.819 TL avukatlık ücreti takdiri, yine kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alınarak toplam 4.338,24 TL yargılama giderinden 3.119,72 TL yerine 3.253,65 TL yargılama giderinin davalıya yükletilmesi suretiyle davalı aleyhine fazla avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi de doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazları bu yönlerden yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün davacı lehine hükmedilen avukatlık ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 825 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3.631,60 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/5257, K. -, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5257
Karar No
-
Tarih
15 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/5259 K.2011/11386
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5262 K.2011/22238
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5263 K.2011/21721
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5266 K.2011/21720
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5268 K.2011/21719
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/5273 K.2011/22237

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.