İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/5712 K.2012/2041

... ile Hazine ve Oymaklı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Suruç Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.05.2011 gün ve 249/258 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde…

Esas2011/5712Karar2012/2041Tarih22 Mart 2012Okuma7 dk · 1.328 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/5712 E., 2012/2041 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.328 kelime·7 dk okuma

... ile Hazine ve Oymaklı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Suruç Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.05.2011 gün ve 249/258 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan mevki ve sınırları dava dilekçesine ekli krokide gösterilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisine, dava dilekçesi yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış ve yanıt da vermemiştir.

Mahkemece, zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 12.4.2011 tarihli rapor ve ekli krokisinde 5 numara ile gösterilen 43919,64 m2 taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından. Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısına göre, dava konusu taşınmaz bölümü 1975 yılında yapılan kadastro çalışmalarında “taşlık” niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Dava, TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir.

Bu tür davaların başarıya ulaşabilmesi için taşınmaz üzerinde sürdürülen imar-ihya işlemlerinin tamamlanmasından sonra en az 20 yıl süre ile koşullarına uygun olarak zilyet olunması gerekmektedir. Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme taşınmazın öncesi ve mevcut niteliğini belirlemekten uzak olduğu gibi, hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin 1985 ve 1999 tarihli hava fotoğrafları getirtilmiş ise de, zemine uygulanması ve dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarındaki niteliğinin belirlenmesi; ayrıca dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi ve mevcut hava fotoğraflarının tarihleri dikkate alındığında dava tarihinden geriye 20 yıllık zilyetliğin başlangıcı bakımından yetersiz görülmektedir.

Bir arazinin kullanım süresi, niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirlenme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu nedenle, davanın açıldığı 26.11.2010 tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarının getirtilerek yapılacak keşifte yöntemine uygun şekilde uzman bilirkişilerce uygulanması ve taşınmazın gerçek niteliğinin belirlenmesi zorunludur.

Bu hava fotoğrafının stereoskopik aletle ve üç boyutlu olarak incelenmesi gerekir. Hava fotoğraflarının bu şekilde incelenmesi durumunda taşınmaz 3 boyutlu görülebilecek ve sınırları belirlenebilecektir. Bu yolla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespiti mümkün olabilmektedir.

Mahkemece yapılacak iş; ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla hava fotoğraflarının stereoskopik aletle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak, öncelikle çekişme konusu taşınmazın yerinin hava fotoğrafında gösterilmesi, daha sonra niteliğinin, imar-ihyanın başlangıç ve tamamlanma tarihinin, ne zaman kullanılmaya başladığının ve kullanım süresinin belirlenmesine çalışılması gerekir.

Tanık ve diğer bilirkişi sözleri bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin başladığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlenmeye çalışılmalıdır.

Öte yandan; davacı, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün babasından kaldığını ileri sürmüş, yerel bilirkişi ve tanıklar nizalı taşınmazın babasının ölümünden sonra davacı tarafından tasarruf edildiğini ifade etmekle birlikte, davacıya ne şekilde intikal ettiği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır.

Mahkemece, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklara dava konusu taşınmazın davacıya intikal şeklinin de sorulması, miras bırakana ait mirasçılık belgesinin istenilmesi, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün miras yoluyla intikal ettiği ve mirasçılar arasında yapılan taksimle davacıya düştüğünün belirlenmesi halinde yargılamaya devamla uyuşmazlığın esası bakımından bir hüküm kurulması gerekir.

Ancak mirasçılar arasında taksim yapılmadığı ve dava dışı mirasçıların bulunduğu belirlendiği takdirde ise murisin ölüm tarihine göre terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunacağından ve TMK.nun 640 ve 702.

Maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığından, tasarrufi işlemler tüm mirasçıların katılımıyla yapılabileceğinden, kural olarak davada tasarrufi bir işlem olup, mirasçılardan biri veya bir kısmı tek başına adına tescil isteyemeyeceği gibi, tüm mirasçılar adına tescil istenilmediği için dışarıda kalan mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci tayini yoluyla da davanın yürütülmesi mümkün bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Bundan ayrı; dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma nedenine ve davada imar-ihya olgusuna dayanıldığına göre, imar ve ihya işlemlerinin de eksiksiz olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamına göre imar-ihyanın başlangıç tarihi, sürdürülüş şekli ve tamamlanma tarihleri yeterince araştırılmamıştır.

Yine dosya içerisindeki belgelere, paftaya ve kadastro tutanaklarına göre, dava konusu taşınmaz bölümünün güneyinde yer alan dava dışı 516, 517, 519 ve 520 parsellere revizyon gören Aralık 1951 tarih ve 4 sayılı vd. tapu kayıtları nizalı taşınmazın bulunduğu kuzey yönünü Birdrej Takımı (Olukyanı Köyü) olarak göstermektedir. Anlaşmazlığa konu taşınmazın kuzey yönünde bulunan Olukyanı Köyü kadastro çalışma alanında tespit edilen 140 parsel mera vasfı ile sınırlandırılmıştır.

Buna göre, eldeki dosyada uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden mera araştırılması da yapılması gerekir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tahsisli mera olup olmadığının Özel İdare ve Tarım Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulması; diğer yandan meradan yararı bulunmayan komşu köy halkı (Olukyanı Köyü dışında) arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıkların niza konusu taşınmazın bulunduğu yerde yeniden yapılacak keşfe 6100 sayılı HMK.nun 243 ve 244.

(1086 sayılı HUMK.m.258) maddeleri uyarınca davetiye ile çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmazların aynına ilişkin olması nedeniyle HMK.nun 259 ve 290/2. maddeleri gereğince yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün olduğunca taşınmaz başında dinlenmeleri, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmeye çalışılması (HMK.nun 261. maddesi) ve varsa ilgili mera tahsis tutanak, kroki ve eklerinin yapılacak keşifte zemine uygulanması,

bu şekilde taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, tahsisli veya kadim mera olup olmadığının veya meradan açılıp açılmadığının sorulup belirlenmesi suretiyle mera araştırması yapılması, ondan sonra imar-ihya koşulları ve davacının eklemeli zilyetliğinin başlangıç tarihinin tespitine çalışılması gerekir.

Yine dava konusu taşınmazla aynı mevkide yer alan 521 ila 525 parsellerin itirazlı olduğu anlaşıldığına göre; söz konusu parsellere ilişkin bulunduğu takdirde hüküm dosyalarının getirtilerek nitelikleri ve uyuşmazlık konusu yön bakımından bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı hususu da nazara alınmalıdır.

Mahallinde 08.04.2011 tarihinde yapılan keşfi müteakip jeoloji mühendisi bilirkişi Halef Karataş ile ziraat mühendisi ... tarafından birlikte düzenlenen raporda; uyuşmazlığa konu taşınmazın imar-ihya çalışmalarına muhtaç yerlerden olduğu belirtildikten sonra, imar-ihya çalışmalarının tamamlandığı ve tarım arazisi vasfını kazandığı belirtilmek suretiyle çelişkiye düşüldüğü gibi, talebe konu alanın geniş yüzölçümüne sahip olması nedeniyle de rapor içeriği taşınmazın niteliğini yansıtmaya yeterli bulunmamıştır.

Yapılacak keşifte önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik uzman ziraatçı bilirkişi seçilerek taşınmazın öncesi ve mevcut niteliğinin belirlenmesine çalışılması, dava konusu taşınmaz üzerinde ne zamandan bu yana ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunduğu ve tasarruf edildiğinin, taşınmazın sulu mu yoksa kuru tarım arazisi mi olduğunun tespit edilmesi, bilirkişi raporlarının maddi bulgulara ve bilimsel gerçeklere uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenmesi gerekir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir.

Anılan maddenin kabul edilen ilk şekline göre sulu veya kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacağı kabul edilmişken, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinin 2.fıkrasının değişik son metnine göre “Sulu veya kuru arazi ayrımı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır” denilmiştir.

Sulu ve kuru toprak ayırımını düzenleyen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun tanımlar başlığını taşıyan 3.maddesinin j bendinde sulu tarım arazisi “Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler” şeklinde tanımlanmıştır. Taşınmazların kuru-sulu niteliklerinin belirtilen hüküm ve tanımlara göre yapılması gerekir.

Somut olayda; davacı açısından miktar araştırması yapılmış ise de taşınmaz davacıya babası tarafından devredilmiş olmakla, anılan hüküm gözönünde tutularak 26.07.1972 tarihinden sonra babası ve diğer kardeşleri adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda belgesizden tescil edilen taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış zilyetliğe dayalı tescil davası olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi ve kanunda belirtilen limitlerin aşılıp aşılmadığı üzerinde durulması gerekmektedir.

Mahkemece belirtilen hususlar araştırılarak, tüm dosya kapsamı ve oluşacak duruma göre uyuşmazlığın esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/5712, K. 2012/2041, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5712
Karar No
2012/2041
Tarih
22 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/5713 K.2012/2626
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/5713 K.2012/1423
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/5713 K.2012/2039
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/5714 K.2012/6483
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/5714 K.2012/3315
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/5714 K.2012/2221

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.