KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2011/7303 E., 2012/2595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Mal rejiminin tasfiyesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... (...) aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İzmir 13.Aile Mahkemesinden verilen 26.10.2010 gün ve 619/1014 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Taraflar 27.10.1993 tarihinde evlenmişlerdir. Boşanma davası 6.3.2008 tarihinde açılmıştır. Mahalli mahkemenin boşanmaya ilişkin kararı Yargıtay denetiminden geçerek 3.6.2010 günü kesinleştirilmiştir. Dava konusu taşınmaz tapu memuru huzurunda düzenlenen resmi sözleşme ile davalı adına üçüncü kişiden 13.3.2006 günü satın alınmıştır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık yanlar arasında evlilik müessesesi devam ederken eşlerden birisi adına üçüncü kişiden tapu memuru huzurundaki resmi satışla edinilen taşınmazı satın alan kişi için gizli bağış olup olmadığından kaynaklanmaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak; eşlerden birinin bedelini ödeyerek diğer eş adına tapu memuru huzurunda yapılan resmi satış sözleşmesi ile üçüncü kişiden satın alınan taşınmazın satın alınan lehine gizli bağış olduğu kuşkusuzdur. Gizli bağışa konu olan taşınmazın ya da somut olayda olduğu üzere bedelinin istenmesi Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına, HGK. nun ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin kararlarına göre mümkün değildir.
Hal böyle olunca, katılma alacağının kısmen kabulüne biçimindeki yerel mahkeme kararının reddedilmesi yönünde bozulması gerekirken; onanması doğru olmamıştır. Nitekim, Dairemizin en son 26.3.2012 tarih, 2012/771-2154 Esas ve Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Açıkladığım nedenlerle Sayın çoğunluğun görüşlerine katılmam mümkün olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/7303, K. 2012/2595, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama