KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2011/7304 E., 2011/6992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
1.751 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.07.2010 gün ve 279/387 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin gider olmadığından reddine karar verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı vekili, 103 nolu parselin davalıların miras bırakanına ait iken o kişinin bu yerin satışı için davacıya ...Noterliğinde düzenlenen 26 Temmuz 2007 tarih 12974 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletname verdiğini, vekil edeninin bir kısım bedeli başlangıçta kapora olarak verdiğini, 40000 TL'yi Ziraat Bankası ...Şubesine davalıların murisi hesabına yatırdığını, arta kalan 18000 TL'yi elden verdiğini açıklayarak ... adına olan tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tapuya tescilini, bu mümkün olmaz ise, sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödenen 75000 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödemenin yapıldığı ve dava tarihi itibariyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar böyle bir satışın olmadığını, vekaletname arkasındaki elle yazılan yazıların murislerine ait bulunmadığını, bu konuda adli tıptan rapor alınmasını ayrıca, tüm iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiğinden tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece, vekaletname arkasındaki yazılarla ilgili olarak adli tıp kurumundan alınan 31.5.2010 tarihli rapor kapsamına göre, imza ve içerikli yazıların aynı kalem ürünü olmadığı ve tapulu taşınmazların haricen satışının geçerli bulunmadığı ayrıca, HUMK. 288. maddesi uyarınca 2007 yılı itibariyle 460 TL'yi aşan kısımların yazılı delille ispatı gerekeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; mahalli mahkemenin tapu iptali ve tescil davasının reddine ilişkin karar ve bu kararın onanmasına yönelik Dairenin sayın çoğunluğunun görüşleri tarafımca da aynen kabul edilmekle bu konuda mahalli mahkeme ile daire çoğunluğu ve azınlık arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. İptal ve tescil davasının reddine ilişkin karar ve onanmaya yönelik Daire kararı yerindedir. Aynen katılıyorum.
Ancak, harici satışa konu olan ve ...Ziraat Bankası Şube Müdürlüğüne 26.7.2007 tarihinde ödenen 40000 TL ile elden ödenen 18000 TL ve bunun haricinde kalan kısım için kapora olarak verilen 17000 TL olmak üzere toplam 75000 TL alacak istemine gelince; öncelikle bu taleplerin yazılı delil ile ispat edilmesi gerekir.
Davacı ile davalıların miras bırakanı arasında bu konuda düzenlenmiş herhangi bir belge, gönderilmiş mektup ya da karşılıklı olarak teati edilmiş herhangi bir telgraf vs. bulunmamaktadır. Bundan ayrı, HUMK. nun 288. maddesi uyarınca 2007 yılı için 460 TL ve üzerindeki miktarlar için mutlak suretle yazılı delil bulunması gerekmektedir.
Ayrıca, Ziraat Bankası ...Şubesine 26.7.2007 tarihinde ödenen 40000 TL'nin davalıların miras bırakanı bizzat kendisinin ödeyip adına hesap açtırdığı bedel olup, davacı tarafından havale edilmiş ve gönderilmiş bir para değildir. Bunlardan ayrı, ...
Noterliğinde düzenlenen 26 Temmuz 2007 tarih ve 12974 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamenin ikinci sayfasının arka kısmına herhangi bir başlık atılmadan altı satır olarak yazılmış olan yazı içeriği ve altındaki ... ismi ile onun altındaki imzanın ...'e ait olmadığı yolundaki adli tıp kurumunun 31.5.2010 tarihli rapor kapsamından anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, dosyada mevcut söz konusu vekaletname ile adli tıp kurumunda inceleme yaptırılan az yukarıda değinilen vekaletname arkasındaki ...'e ait imzanın soyut gözle dahi incelendiğinde bu şahsa ait olmadığı herhangi bir tereddüte mahal bırakmayacak biçimde anlaşılmaktadır. Yine vekaletname altındaki imzadan sonra gelen “okudum” kelimesi ile adli tıpta incelemeye konu olan altı satırlık yazıdaki karakterler de birbirlerine benzemediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıkladığım nedenlerle mahalli mahkeme kararı bu yönüyle de usul ve yasaya uygundur. Yeni bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı kanaatindeyim. Belirttiğim nedenlerle Dairenin sayın çoğunluğunun yeniden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yönündeki bozma kapsamına ve herhangi bir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı elde edilemediğinden kararın bu bölümünün de onanması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenlerle Dairenin bozmaya ilişkin kararına katılamıyorum. 13.12.2011
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/7304, K. 2011/6992, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama