Davacılar babaları ...’nun 03.04.2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölümünden önce 2005 yılında vesayet altında olduğu dönemde vasi olarak atanan kardeşleri ...’in vesayet görevlerini yerine getirmediği gibi babasına ait 243 ada 65 parseli davalı eşine devrettiğini geçersiz olan bu devre göre yapılan kadastro tesbiti sonucu davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı ..., davacıların kardeşi ...’nun eşi olduğunu, dava konusu 243 ada 65 parselin kayınbabası Sıtkı’ya ait olduğunu, kayın babasına baktığı için taşınmazın verildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi tapusuz taşınmazın mirasen intikal ve eklemeli zilyetliğe dayanılarak TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddelerine göre açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dava konusu 243 ada 65 parselin, tarla vasfı ile ...’nun ceddinden intikalen ve taksimen 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğu açıklanmak suretiyle 14.11.2008 tarihinde ... adına tespit edilmiş, tutanak itirazsız 15.05.2009 tarihinde kesinleşerek, davalı adına tapu kaydı oluşmuştur.
Taşınmazın öncesinin davacıların murisi aynı zamanda davalının kayınpederi olan ...’na ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, muris Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.2005 tarih 2005/602 Esas, 2005/665 Karar ... ilamı ile TMK.nun 408. maddesi uyarınca yaşlılık ve hastalık nedeniyle kısıtlanarak oğlu ... Bostanoğlu kendisine vasi olarak atanmıştır. Vasi
..., vasi sıfatı ile 10.06.2007 tarihli harici senetle dava konusu 243 ada 65 parseli davalı eşine bağışlamıştır. Vesayet altındaki kişinin sahip olduğu taşınmazların devrinin geçerli olabilmesi için TMK.nun 462. maddesi hükmü uyarınca vasinin vesayet makamından izin alması gerekir. Vasi ... böyle bir izin almadığından BK.nun 32. maddesinde açıklandığı şekli ile yetkili temsilci olarak kabul edilemez.
Bununla birlikte hibeyi kabul eden davalının zilyetliği iyi niyetli devraldığı kabul edilemeyeceğinden BK.nun 237/1.fikrası kapsamında yöntemine uygun bir biçimde yapılmış bir bağıştan TMK.nun 763. maddesinde açıklandığı şekli ile kadastro öncesi tapusuz olan taşınmazın zilyetliğinin geçerli bir şekilde devredildiğinden söz edilemez. Bu durumda taşınmazın mülkiyetinin davalıya devredilmediğinin kabulü gerekir.
O halde hukuken geçerli olmayan hibeye dayanılarak yapılan kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydı da hüküm ifade etmeyeceğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.