Davacı vekili; mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın vekil edeni tarafından imar-ihya edildiğini, 25 yıla yakın süredir nizasız fasılasız zilyetliğinde bulundurulduğunu açıklayarak vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacının 20 yıllık zilyetliği bulunmadığı, taşınmazın taşlık çalılık niteliğinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuş, davalı ... cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da iştirak etmemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile teknik bilirkişinin 11.05.2011 tarihli raporuna ek krokide A harfi ile gösterilen 1.700,97 m2'lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz Anamur Kadastro Müdürlüğünün 28.06.2011 tarih ve 1760 ... karşılık yazılarında belirtildiği üzere 1967 yılında 766 ... Tapulama Kanununa göre yapılan tapulama çalışmalarında yol boşluğu vasfı ile tespit harici bırakılmıştır.
Davacı vekili taşınmazın davacı tarafından emek ve para sarfı ile imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini iddia etmiş olduğuna göre, bu yerin imar ve ihyaya muhtaç olduklarının kabulü gerekir. Bu nedenle 3402 ... Kadastro Kanununun 17. maddesinde imar ve ihya için öngörülen tüm olumlu koşulların davacı yararına gerçekleşmesi halinde böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkündür.
Ancak bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılabilmesi için aynı maddesinin son fıkrası uyarınca, taşınmazın imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar, davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda davacı vekili taşınmazın 25 yıl önce imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini bildirmiş iken taşınmazın sınırları içinde bulunduğu ...
20.06.2011 tarih 502 ... karşılık yazısında; taşınmazın 1994 yılında 1/ 5000 ölçekli nazım imar planı kapsamına alındığı bildirilmiştir. Dava 20.10.2010 tarihinde açıldığına göre taşınmazın imar planı kapsamına alındığı 1994 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresi geçmemiştir.
Öte yandan 20.12.2010 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi Süleyman Karagöllü; davacının dava konusu taşınmaza keşif tarihine göre 5-6 yıl önce zeytin ağacı dikerek taşınmazı kullanmaya başladığını ve zeytin ağacı dikmeden önce kullanmadığını bildirmiş olup, davacı lehine zilyetlikle edinmeye ilişkin koşulların gerçekleştiği kabul edilemeyeceğinden, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 ... ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.