İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/2158 K.2012/9155

... ile Hazine ve Keberli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.12.2011 gün ve 156/1107 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş…

Esas2012/2158Karar2012/9155Tarih12 Ekim 2012Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/2158 E., 2012/9155 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma

... ile Hazine ve Keberli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.12.2011 gün ve 156/1107 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, imar ihya, miras, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak yaklaşık 50.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın vekil edeni adına tapu siciline tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ... Köyünü temsilen yargılama oturumlarına katılan olmadığı gibi davaya cevap da verilmemiştir.

Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.07.2011 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 34417,94 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapu siciline tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, süresinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Tescile konu tapusuz taşınmaz; Keberli Köyünde 1972 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespit dışı bırakılmıştır. Yapılan yazışmalara ve pafta incelemelerine rağmen, tespit dışı bırakma nedeni belirlenememiştir. Mahkemece, yerel bilirkişi ve tanıkların imar ihya ve kazanmayı sağlayan 20 yılı aşkın süreli zilyetliği bildirdikleri, ziraat ve jeolog mühendislerinin 3.sınıf tarım arazisi olduğunu belirledikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.

Toplanan delillere ve dosya içeriğine göre; çekişme konusu taşınmaz 2008 yılında vefat eden babasından taksimle kalmış olup, davacının dava tarihine kadar tek başına geçirdiği bağımsız zilyetlik süresi 20 yıla ulaşmamaktadır. Davacı ve muris babası Müslüm Karabacak adına tapu müdürlüğünden miktar araştırması yapılmışsa da, kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden gerekli araştırma yapılmamıştır. Diğer yandan, davacı dışındaki mirasçılar yönünden ise aynı doğrultuda hiç araştırma yapılmamıştır.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre; bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemeyecektir.

Anılan hüküm göz önünde tutularak 1617 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 26.07.1972 tarihinden sonra davacı ve murisi için kadastro müdürlüğü ve hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden, diğer mirasçılar için ise tapu, kadastro ve hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden adlarına tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin sorulup belirlenmesi,

bildirilmesi durumunda belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden, tescil davalarına ait dosyaların ise ait olduğu mahkemelerden getirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen miktar sınırlamaları yönünden gözönünde tutulması gerekmektedir.

Açıklama doğrultusunda araştırma yaparak aynı murisin dava açan diğer mirasçılarının derdest olan dava dosyalarıda dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verilmiştir.

Bundan ayrı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesini değiştiren 5403 sayılı Kanunun 26. maddesine göre, sulu ve kuru toprak ayırımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uyarınca yapılır.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun tanımlar başlığını taşıyan 3.maddesinin (j) bendinde, sulu tarım arazisi “Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler” şeklinde tanımlanmıştır. Bir yerin sulu-kuru olma durumu bu tanıma göre belirlenecektir.

Zira anılan kanun hükmüne göre taşınmazın sulu arazi olarak tanımlanabilmesi için sulanabilir nitelikte olması yeterli bulunmaktadır. Bu açıklamalara göre, dava konusu taşınmazın sulu-kuru nitelikte olup olmadığının belirlenerek hüküm kurulurken göz önünde bulundurulması gerekirken bu yönde araştırma yapmadan karar verilmiştir.

Davacı vekili, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Bu tür yerlerin davacı adına tesciline karar verilmesi için, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesindeki koşulların yanında, aynı Kanunun 17. maddesindeki tüm olumlu ve olumsuz koşulların da davacı lehine gerçekleşmesi gerekir. Anılan kanun maddesinde il, ilçe ve kasaba imar planı kapsamında kalan yerlerin imar ihya yoluyla edinilmesi yasaklanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununun 8/B maddesi hükmüne göre; imar planları, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana gelir denilmiştir. 5. madde de, nazım imar planı ve uygulama imar planlarının tanımı yapılmıştır.

Bu tanımlara göre nazım imar planının, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerinin, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini başlıca bölge tiplerine, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarına, gerektirdiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bütün olan plan olduğu, uygulama imar planının ise;

tasdikli hali hazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır şeklinde tanımı yapılmıştır. İmar Kanununda düzenlenmesi öngörülen planların ölçeği hakkında bir bilgi ve sınırlama bulunmamaktadır.

Dava konusu taşınmaz, Şanlıurfa merkez ilçeye bağlı Keber Köyü sınırları içindedir. Taşınmazın imar planı içinde olup-olmadığı, imar planı içinde kalan bir yer ise, onaylanma tarihinin ilgili kurumdan sorulup, alınacak cevabın dosya arasına konulması ve uyuşmazlığın çözümünde gözönünde bulundurulması gerekirken bu yönde araştırma yapılmamıştır.

Ayrıca, 6100 sayılı HMK.nun 261/1.maddesi hükmüne göre, tanıklar ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar. Tanıklar gerektiğinde yüzleştirilir. Hakkında kanuni düzenleme bulunmamakla birlikte Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, yerel bilirkişilerin de dinlenilme usulü tanıklar gibidir. Mahkemece, yerel bilirkişiler usul hükümlerine aykırı olarak birlikte dinlenilmişlerdir.

Hal böyle olunca, mahkemece, yeniden yerel bilirkişiler ayrı ayrı dinlenilip, dava konusu taşınmazların mevkii ve sınırlarının, kimlerin zilyet ve tasarrufu altında olduğunun, kimden kime ne zaman ve şekilde geçtiğinin, halen üstün kullanma hakkının kimde bulunduğunun, sorulup belirlenmesine çalışılması, beyanları arasında aykırılığın çıkması durumunda anılan kanun maddesine göre yüzleştirmek suretiyle giderilmesine çalışılması, bundan sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 13.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/2158, K. 2012/9155, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2158
Karar No
2012/9155
Tarih
12 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/2158 K.2012/20837
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/2160 K.2012/21413
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/2161 K.2012/20838
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/2162 K.2012/30270
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/2163 K.2012/14509
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/2164 K.2012/30272

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.