İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/2360 K.2012/10205

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.06.2011 gün ve 316/158 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar ... vekili…

Esas2012/2360Karar2012/10205Tarih9 Kasım 2012Okuma7 dk · 1.314 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/2360 E., 2012/10205 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.314 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.06.2011 gün ve 316/158 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar ... vekili ile Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dava, TMK.nun 713/2.maddesindeki ölüm nedenine dayanarak açılmış tapu kaydının iptaliyle tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, TMK.nun 713/2.maddesindeki kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ile dava konusu 4534 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresinde davalılardan Hazine ile ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Davalı Hazine vekili, her ne kadar süresinde yerel mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, sonradan verilen dilekçe ile temyiz itirazından vazgeçilmiştir. Vazgeçme dilekçesi ekinde sunulan, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün 20.10.2011 gün 32736 sayılı yazısında temyiz itirazından vazgeçme 4353 sayılı Kanunun 34.maddesine göre uygun görüldüğünden, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının REDDİNE,

Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince; dava, mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu kaydının iptali ile tescil isteğine ilişkindir. Bu tür davaların, tapu kaydında malik olarak gösterilen tüzel ya da gerçek kişiler aleyhine, gerçek kişi maliklerin ölü olması durumunda ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekir. Dava konusu 4534 ada 4 parsel, ... adına tapuda kayıtlı olup, dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre 11.09.1984 tarihinde ölmüştür. Somut olayda; dava, kayıt malikinin mirasçılarıyla birlikte tapu kaydına göre malik sıfatı bulunmayan ...’na da yöneltilmiştir. Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönde olumlu olumsuz karar verilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

Tüm bu açıklamalar nedeniyle, davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca belediyeye ilişkin olarak BOZULMASINA ve 226,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden Uşak Belediye Başkanlığına iadesine

09.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 4534 ada 4 nolu parseli 10.09.1988 tarihinde satın aldığını, kayıt malikinin bu yeri 19.07.1978 yılında Ali Yılmaz isimli kişiye sattığını, Ali Yılmaz’dan davacının haricen aldığını, taşınmazın öncesinin 937 ada 42 nolu parsel olduğunu, İmar Kanununun 18. maddesi uygulaması yapıldığını, böylece dava konusu parselin müstakilen oluşturulduğunu, vekil edeninin bu yere bina yaptığını, zilyetliğin iyi niyetli olarak 20 yıldan fazla süre ile devam ettiğini açıklayarak davalıların murisi adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, 21.12.2010 tarihli 14 nolu oturumda mahkeme tarafından resen davacı vekiline iş bu davanın TMK.nun 724 ve 713/2. maddeleri gereğince hangi dava türü olduğu açıklattırılmış, davacı vekili “… bizim talebimiz temliken tescil değildir, arsa bedelini ödedik ikinci kez ödemek istemiyoruz talebimiz, dava konusu taşınmazın 20 seneyi aşkın süredir kullanan müvekkil adına tescil istemine ilişkindir….” biçiminde beyanda bulunmuş iş bu beyanının HUMK.nun 151. maddesi gereğince imzası ile onaylamıştır.

Mahkemece aynı oturumda 1 nolu ara karar gereğince TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca açılmış olan iş bu tescil davası nedeniyle Hazine ve Belediyenin davaya dahil edilmesi için davacı vekiline bir sonraki oturuma kadar süre verilmiştir. Davacı vekili her iki kamu kurumunu davaya dahil etmiştir. Davalı ... mirasçıları adına çıkartılan tebliğatlar dosya içerisindedir.

Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.03.2006 tarih, 2006/ 512 – 459 Esas, Karar sayılı veraset belgesine göre: 1933 doğumlu ...’un 11.09.1984 tarihinde öldüğünü, mirasçısı olarak, ...... ... ve ...’ın kaldıkları anlaşılmıştır.

Davaya dahil edilen Belediye Başkanlığı husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı Hazine davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davasının TMK.nun 713/2. maddesindeki ölüm sebebine dayalı olarak koşulları gerçekleştiğinden kabulüne, dava konusu 4534 ada 4 nolu parselin ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, süresi içerisinde Belediye Başkanlığı vekili ile Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Hazine vekili, 28.10.2011 havale tarihli dilekçesi ve ekindeki Muhakemat Müdürlüğünün 32736 sayılı yazıları gerekçe gösterilerek “… dahili davalı olarak davaya katılmış olup kararın temyizinde Hazine yararı bulunmadığında 4353 sayılı Kanunun 34. maddesi uyarınca kararın temyizinden vazgeçilmesi uygun görülmüştür….” Yazısı uyarınca temyizden vazgeçilmiştir.

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu parsele ilişkin tapu kaydı getirilmiştir. 4534 ada 4 sayılı parsel 185 m2 olarak arsa niteliğiyle tam mülkiyet üzere imar uygulaması sonucunda 01.11.2004 tarihinde ... adına tescil edilmiştir.

Beyanlar hanesinde “ üzerindeki kargir 1 katlı bina ...’ya aittir şerhi mevcuttur.” Fen bilirkişi .... ... ... tarafından düzenlenen 06.08.2009 Hakim havaleli rapora göre; dava konusu parselin 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uygulaması ile oluştuğunu, öncesinin 937 ada 42 nolu kadastro parseli olduğu, kadastro parselinin paydaşları olarak: ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ve davalıların miras bırakanı ... oldukları yazılıdır.

Dava dilekçesinde sözü edilen harici satış sözleşmeleri dosya içerisinde bulunmaktadır. Mahallinde keşif yapılmış, uzman bilirkişiler dosyada mevcut kroki ve raporlarını mahkemeye sunmuşlardır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir.

Uyuşmazlık, arazi kadastrosu çalışmalarında davalıların miras bırakanı ve diğer paydaşlar adına tespit ve tescil edilen 937 ada 42 nolu ana parselin paydaşlarının tapulu yeri haricen satmaları sonucu satın alan kişilerin üzerine inşaat yapmaları nedeniyle daha sonraki süreçte zemindeki eylemli durumun 2981/3290 yada 3194 sayılı yasanın 18.maddesi uygulamasıyla yasal duruma getirilmesi çalışmaları sonucunda tapuda paydaş olanlara imar parsellerinin oluşturulduğu ancak tapulu yerin haricen satın alan ve bina yapan kişilerin eylemli durumunun imar parsellerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi nedeniyle imar uygulaması sonucunda oluşan tapuların

böyle bir dava sonucunda iptal edilebilinip edilebilinemeyeceğinde ve tapulu taşınmazların haricen satışının geçerli olup olmayacağında ayrıca TMK.nun 713/2 .maddesindeki ölüm sebebine dayalı olarak açılmış olan davanın dinlenip dinlenmeyeceğinde ve kayıt malikinin ölüm tarihine göre halen de terekesi elbirliği mülkiyet üzere olması sebebiyle bir kısım mirasçısının kabul beyanlarının geçerli olup olmadığında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, TMK.nun 713/2. maddesindeki ölüm sebebine dayalı olarak açılan davalar koşulları oluştuğu takdirde Anayasa Mahkemesinin yürütmenin durdurulması ve iptal kararı verilinceye kadar açılan ve kesinleşen davalarda geçerli idi.

Ne var ki, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih, 2009/58 Esas - 2011/15 Karar sayılı ve 02.04.2011 günlü Resmi Gazetede yayınlanan yürürlüğün durdurulması ve bilahare gerekçeli kararı gereğince ölüm sebebine dayalı olan davalar TMK.nun 713/2. maddesinden çıkartılmıştır. Artık yürütmenin durdurulması tarihinden itibaren açılacak bu tür davaların dinlenme olanağı yoktur.

Ancak, yürütmenin durdurulması tarihi itibariyle açılmış ve derdest olan davaların meri Anayasanın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi kararları makable şamil olmayacağından ilk etapta iş bu durdurma ve iptal kararının derdest davalara uygulanmayacağı biçiminde düşünülse dahi aynı anayasanın 152/3. maddesi gereğince ve kamu düzeni dikkate alınarak Anayasa Mahkemesinin yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağı kuşkusuzdur.

Nitekim, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin, 14. Hukuk Dairesinin , 20 Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun kararları bu yöndedir. Somut olayda davacı tarafın tapulu taşınmazı haricen satın aldığı 10.09.1988 tarihinden davanın açıldığı 12.09.2007 tarihine kadar TMK.nun 713/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmemiştir. Kaldı ki, tapulu taşınmazların haricen satışı TMK. 706, BK 212, Tapu Kanununun 26. maddeleri uyarınca geçerli değildir.

Tüm bunlardan ayrı olarak dava konusu 4534 ada 4 nolu parsel 18. maddesi uygulaması ile oluşmuştur. 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uygulaması idari işlemdir. İdari işlem, idari yargıda iptal edilmediği sürece ayaktadır. Hukuki varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle iş bu davanın Adli Yargıda değil İdari Yargıda görülmesi gerekir. Bir başka anlatımla Mahkeme bu nedenle görevsizlik kararı vermesi gerekmektedir.

Tüm bunlardan ayrı olarak TMK.nun 713/2. maddesindeki ölüm sebebinde son mirasçı olarak Hazine yasal hasımdır. Dolayısıyla ister doğrudan doğruya isterse dahili dava yolu ile husumet yöneltilsin doğrudan doğruya Hazineyi etkilemektedir. Dosyada mevcut veraset belgesine göre bir kısım mirasçıların davayı kabul etmeleri ,miras bırakanlarının terekesi elbirliği mülkiyet üzere olması ve davacının 3. şahıs durumunda bulunması sebebiyle sonuca etkili değildir.

Davalı Hazinenin temyizden vazgeçme gerekçesi de bu sebeple yasal görülmemiştir.

Tüm bu gerekçelerden eldeki davanın reddine karar vermek gerekirken, TMK.nun 706, BK 212, Tapu Kanununun 26. maddelerine, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih, 2009/58 Esas – 2011/15 Karar sayılı kararına ve 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi ile TMK.nun 649, 701 ve 702. maddeleri vs. diğer sebeplere aykırı olan iş bu kararın bozulması gerekirken kabulü doğru olmamıştır.

Hazinenin temyiz itirazları ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan yasal nedenlerle yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken: Uşak Belediyesi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmediğinden bahisle bozulması doğru olmamıştır. Açıkladığım sebeplerle Sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine katılamıyorum. Kararın açıkladığım bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatindeyim. 09.11.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/2360, K. 2012/10205, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2360
Karar No
2012/10205
Tarih
9 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2361 K.2012/26058
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2362 K.2012/26441
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/2363 K.2012/13850
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/2364 K.2012/10074
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2365 K.2012/26155
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2366 K.2012/26277

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.