KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/3050 E., 2012/3583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından ... İş Mahkemesinin 2010/1132 Esas, 2011/155 Karar sayılı 05.04.2011 Karar tarihli ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı, borçluya örnek 4-5 nolu icra emri tebliği üzerine, adı geçenin, ilamın kesinleşmediğini alacağın zamanaşımına uğradığını, bu alacağın genel hükümlere göre tahsil edilemeyeceğini ve istenen alacak miktarının fahiş olduğu ileri sürülerek icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. Mahkemece icra emri borçluya 05.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği halde yedi günlük yasal süre geçirilerek, 05.12.2011'de şikayette bulunduğundan bahisle şikayetin süreden reddine karar verilmiş, karar borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlunun ilamlı takibe karşı yaptığı, İİK.nun 33/1. maddesi kapsamında zamanaşımı, ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği, alacağın genel hükümlere göre icra edilemeyeceği yönündeki şikayetleri İİK.nun 16/l. maddesi gereğince yedi günlük süreye tabi ise de; ilama aykırı olarak fahiş alacak talep edildiği itirazı, ilama aykırılık şikayeti olarak değerlendirilmelidir. HGK.nun 21.06.2000 tarih ve 2000/12-1002 sayılı kararında da benimsendiği üzere başvuru ilama aykırılık nedenine dayalı olduğu takdirde süreye tabi bulunmamaktadır.
O halde mahkemece borçlunun ilama aykırı olarak fahiş alacak talep edildiğine ilişkin şikayetinin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken süre aşımı nedeniyle ret kararı verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/3050, K. 2012/3583, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama