KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/3587 E., 2012/5314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Katkı payı alacağı
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki dava hakkında Söğüt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 04.03.2011 tarih ve 139/45 sayılı hükmün Dairenin 27.12.2011 gün ve 3139/7755 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava, boşanan eşler arasında görülen mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Mahkemece, eşlerin boşanma dava dosyasına sundukları 07.10.2009 tarihli protokol ile birbirlerinden mal talebinde bulunmayacaklarını kararlaştırdıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 27.12.2011 gün 3139/7755 sayılı ilamı ile çoğunluk görüşüyle onandıktan sonra, bu kez karar düzeltme isteği üzerine yerel mahkeme hükmü yine çoğunluk görüşüyle yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Taraflar, Söğüt Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 13.10.2009 gün 160/244 sayılı kararı ile boşanmışlardır. Söz konusu dava dosyasına sunulan, davacı ve davalının imzalarını taşıyan 07.10.2009 tarihli “protokol” başlıklı senedin 3. maddesinde aynen “tarafların mal talepleri yoktur” açıklamasına yer verilmiştir.
Yargılama sonunda mahkemece tarafların boşanmalarına ve sunulan protokolün onaylanmasına karar verilmiş, hüküm kesinleşerek nüfus kayıtlarına işlenmiştir. Görülmekte olan dava dosyasında, davacı ... Karaköse vekili, davalı ...
Karaköse adına kayıtlı dava konusu 93 ada 366 parseldeki 19 nolu meskenin evlilik birliği içinde edinildiğini ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, davalı vekili cevabında boşanma dava dosyasına sunulan protokolün 3. maddesi gereğince davanın reddini savunmuştur.
Sayın çoğunluk ile muhalefet görüşü arasındaki ayrılık, protokolde sözü edilen “mal” tabirinden, mal rejiminin tasfiyesine konu edilebilecek malvarlıklarının anlaşılıp anlaşılamayacağıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabının birinci kısmının dördüncü bölümünün başlığı “Eşler Arasındaki Mal Rejimi” dir. Bu bölümün ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci ayırımları; sırasıyla “Edinilmiş Mallara Katılma”, “Mal ayrılığı”, "Paylaşmalı Mal Ayrılığı” ve “Mal Ortaklığı” başlıklarını taşımaktadır. Söz konusu bölüm ve ayırımların altında yer alan bir çok kanun maddelerinde de “mal” ya da “malvarlığı” tabiri kullanılmıştır.
Nitekim, 219. maddede “Edinilmiş Mallar”, 220. maddede “Kişisel Mallar” ve 222/2.madde de “Paylı Mülkiyete Konu Mallar” hakkında düzenleme getirilmiştir. Başlık ya da kanun maddelerindeki, “mal” tabirinden, eşlerin sahip oldukları mal rejiminin tasfiyesi davalarına konu edilebilecek ve ekonomik değeri bulunan taşınır-taşınmaz varlıkların tamamı anlaşılmaktadır.
Başka bir anlatımla, “mal” tabirinden, sayın çoğunluğun bozma gerekçesinde belirttiği gibi, boşanmanın feri niteliğindeki nafaka, maddi-manevi tazminat istekleri ile feri niteliğinde bulunmayan ev ve çeyiz eşyaları anlaşılmamaktadır. Aksi düşünce, kanun koyucunun ve özellikle de mal rejimini düzenleyen TMK.nun sistematiğine ve ruhuna aykırıdır.
Bu nedenle, 07.10.2009 tarihli protokolün 3.maddesinde, taraflara ait ve mal rejiminin tasfiyesine konu olabilecek taşınır ve taşınmaz malların tümünün amaçlandığının kabulü ile usul ve yasaya uygun görülen yerel mahkeme hükmünün onanması yerine, bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 05.06.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/3587, K. 2012/5314, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama