İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/4725 K.2012/11963

... ve müşterekleri ile ..., ... ve dahili davalılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.12.2011 gün ve 66/362 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi…

Esas2012/4725Karar2012/11963Tarih7 Aralık 2012Okuma7 dk · 1.404 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/4725 E., 2012/11963 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.404 kelime·7 dk okuma

... ve müşterekleri ile ..., ... ve dahili davalılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.12.2011 gün ve 66/362 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ve dahili davalı ... vekili ile diğer dahili davalılar ... ve müşterekleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenleri ile davalıların ortak miras bırakanları ... ... ile ...in mirasçıları olduğunu, vekil edenlerinin her bir davalı için ayrı ayrı yaptıkları 25.05.1981 tarihli satış vaadi sözleşmeleriyle murislerinden kendilerine intikal eden miras paylarını 200.000 TL karşılığında satın aldıklarını, mirasçılar arasında yapılan bu tür sözleşmelerin geçerli olduğunu, taşınmazların davacılar adına müştereken tescili için bu davayı açtıklarını, taşınmazlardan 350, 944, 1041 ve 1257 ... parsellerin muris ...den kaldığını, diğer taşınmazların ise, miras bırakan babaları ... ...’den intikal ettiğini,

söz konusu taşınmazlarda bulunan ve miras yoluyla davalılara intikal eden miras paylarının müştereken vekil edenleri adına tesciline, bunun reddi halinde, sözleşmeden doğan tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, her bir davalıdan şimdilik 500 milyon liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

22.01.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle de tescilin mümkün olmaması halinde taşınmazların bugünkü parasal değerinin işlemiş faiziyle birlikte dava tarihinden itibaren hesaplanarak hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ... ile ... vekili cevap dilekçesiyle diğer beyanlarında; muris ... ...’in 06.11.1980, ...in ise, 31.05.1988 tarihinde öldüklerini, ...; satış sözleşmelerinin yapıldığı 25.05.1981 tarihinde sağ olduğunu ve sözleşmede imzasının bulunmaması nedeniyle ... yönünden yapılan satışların geçersiz bulunduğunu, BK.nun 213. maddesi uyarınca tapulu taşınmazların satışının resmi senetle yapılması gerektiğini, sözleşme üzerindeki imzanın vekil edeni ...'e ait olmadığını, ayrıca senet kapsamlarının ihtiyar heyeti önünde okunmadan ilgililere imzalattırıldığını, ...'de okur yazarsız olup, hangi tarlanın hangi miktarda ve hisse ile devredildiğinin senet metnine yazılmadığını, olayda zamanaşımının dolduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, 350, 361 ve 1257 ... parsellerde ... adına bulunan 16/48’er paylarının, 944 ve 1041 ... parsellerin tamamının, bundan ayrı diğer muris ... ... adına tapuda tam pay olarak kayıtlı bulunan 545, 639, 754, 811, 861, 879 ve 940 parsel ... taşınmazların her ikisinin mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, yargılama sırasında ölen davalı ... mirasçıları ..., davalılar ... ve ... vekili ve diğer mirasçılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve 25.05.1981 tarihinde düzenlenen miras payının devri sözleşmeleri gibi hukuksal sebeplere dayalı olarak TMK.nun 677 ve 678. maddeleri gereğince açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalılar arasında düzenlenen 25.05.1981 tarihli üç adet sözleşmeye dayalı olarak miras paylarının iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalılardan ... senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, ...’nin ise, senetteki parmak izinin kendisine ait olduğunu, ancak senet metninin kendisine okunmadığını, diğer davalı ... ise senetteki imzasının kendisine ait olduğunu, içeriğini bilmediğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Uyuşmazlık konusu 350, 361, 944, 1041, 1257, 545, 639, 754, 811, 861, 879 ve 940 ... parsellerin kadastro tutanaklarının 06.09.1974 tarihinde kesinleştikleri ve bu tarihten çok sonra 25.05.1981 tarihinde içerikleri itibariyle miras payının devri sözleşmesi niteliğinde bulunan üç adet sözleşmenin davalılar tarafından davacılarla birlikte düzenledikleri belirlenmiştir.

Taşınmazlar tapuda kayıtlı bulunduğundan mirasçılar arasında miras payının devri sözleşmelerinin yazılı biçimde yapılması yeterli olup, başka bir koşul aranmamaktadır (TMK. m.677). Söz konusu taşınmazlardan 350, 361 ve 1257 ... parsellerin paylı, 944 ve 1041 parsel ... taşınmazların ise tam pay olarak ..., diğer yedi parselin ise ortak miras bırakan ... ... adına tam pay olarak tapuda kayıtlı bulundukları dosya arasında bulunan tapu kayıtlarıyla belirlenmiştir.

Paylı ve tam pay olarak miras bırakan ... adına kayıtlı taşınmazlar bakımından yapılan temyiz incelemesinde; ...’nin dosyadaki bilgilere göre 31.05.1988 tarihinde öldüğü ve sözleşmelerin yapıldığı 25.05.1981 tarihinde sağ olduğu, her üç sözleşmede de ...’nin imzasının bulunmadığı saptanmıştır.

TMK.nun 678. maddesinde, “..miras bırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında, diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir,” denilmiştir. Madde metninde de açıkça anlaşıldığı üzere, mirasçılar arasında yapılan bu tür sözleşmelerde mülkiyet sahibi olan kişinin de imzasının olmaması geçersizlik koşulu olarak kabul edilmiştir. Çünkü henüz doğmayan bir hakkın devri söz konusu olmaz.

Söz konusu sözleşmelerde mülkiyet sahibi tarafların anneleri ...’nin imzası bulunmadığına göre, ... açısından yapılan sözleşmeler geçerli bir hukuki sonuç doğurmaz ve miras payını devralan kişilere herhangi bir hak bahşetmez. Bu nedenlerle ... adına kayıtlı bulunan 350, 361, 944, 1041 ve 1257 ... parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bunlar bakımından da davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

Saptanan bu durum karşısında, ... adına kayıtlı taşınmazlar bakımından devredilen miras payları için ödenen bedelin ödendiği 25.08.1981 tarihinden dava tarihine kadar denkleştirici adalet kuralları gereğince tefe-tüfe endeksleri, altın, döviz fiyatları, işçi ve memur maaşlarındaki artışlar gibi ekonomik etkenler gözetilerek uyarlamanın yapılması ve ulaştığı değerin belirlenmesi, bu konuda bir hukukçu, bir mali müşavir veya muhasebeci ile bir bankacıdan oluşan bir bilirkişi kuruluna dosya verilerek tarafların ve Yargıtay'ındenetimine açık gerekçeli rapor alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Bu tür olaylarda devredilen payın gerçek değeri değil, geçersiz sözleşmede yazılı bedelin uyarlanması suretiyle ulaşacağı değer istenebilir (07.06.1939 tarih 1936/31 Esas 1939/47 Karar, 10.07.1940 tarih 2/77 ... Y.İ.B.K.)

Bundan ayrı, ortak miras bırakan ... ... adına kayıtlı bulunan 545, 639, 754, 811, 861, 879 ve 940 ... parseller yönünden yapılan incelemede; kayıt maliki ... ...'in sözleşmelerin yapıldığı 25.05.1981 tarihinden önce, 06.11.1980 tarihinde öldüğü belirlenmiştir. Muris ... bu tarihte ölmüş olduğuna göre, muris ...'ya ait taşınmazlardan sağ kalan eşi ...e miras payının intikal ettiği konusunda duraksamamak gerekir. Saptanan bu durum karşısında muris ... adına kayıtlı bulunan 545, 639, 754, 811, 861, 879 ve 940 ... parsellerden ...e ve onun da ölümüyle tüm mirasçılarına intikal edecek her parseldeki miras payının da yapılan sözleşmeler dışında tutulması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek ... ...’e ait tüm parseller bakımından tescile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Uygulamada ve doktrinde ağırlıklı görüş olarak miras payı devrine ilişkin sözleşmelerin ayni hak (mülkiyet) niteliğini taşıdıkları ve bu nedenle BK.nun 125. maddesi uyarınca, on yıllık zamanaşımına tabi olmadıkları kabul edilmiştir. Bir kısım davalılar vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmamıştır. O nedenle davanın her zaman açılması mümkündür.

Her ne kadar aynı vekil sözleşmeden cayma söz konusu olduğunu bildirmiş ise de, bu tür sözleşmeler, yapılıp tamamlandıktan sonra, caymanın geçerli bir hukuki sonuç doğurması olanaklı değildir. Yapılan sözleşmeler iki taraflı karşılıklı edimler içermekte olup, davacı tarafın bedel ödemekle edimini yerine getirdiği anlaşılmaktadır.

Bu akitlere yönelik iradeyi sakatlayan veya geçersizliği doğuran hukuki nedenlere dayalı açılmış ya da sonuçlanmış ve kesinleşmiş bir dava ve istekte bulunmamaktadır.

Öte yandan, her ne kadar ..., senette parmak izi bulunduğunu ve parmak izinin kendisine ait olduğunu, ancak içeriğinin kendisine okunmadığını, okur yazarlığının bulunmadığını bildirmiş ise de, parmak izini taşıyan senetlerde bir koşul olarak öngörülen iki şahit ile azalar ve muhtar tarafından imzalandığı anlaşıldığından ve bizzat muhtarlık odasında yapılması da şart olmadığından Emine’nin buna ilişkin itirazları da yerinde değildir.

Davalı ... senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve senette de muhtarın imzasının bulunmadığını bildirmiş ise de, yapılan imza, yazı karşılaştırmasında en son akademisyenler Prof. Dr. ...., Prof. Dr. M. ....z ve Yrd. Doç. Dr. ... tarafından verilen rapora göre, yazı şekli ve imzanın adı geçen kişiye ait olduğunu belirlemişlerdir. Diğer raporlarda ise, benzerlik saptanmıştır. Bu durum karşısında imzanın ...’e ait olduğunun kabulü gerekir.

İmzanın yer aldığı senetlerde, muhtarın ayrıca imzalamasına gerek bulunmadığı gibi bir yasal zorunlulukta değildir. İmzanın bağlayıcılığı esastır.

Yapılan keşifte, dava konusu tüm parseller gözetilerek dönümünün ziraatçi bilirkişi tarafından 4777 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Daire ve Yargıtay uygulaması gereğince, bu tür olaylarda değer tespiti; yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler aracılığıyla belirlenmektedir. Bu bakımdan yeniden yapılacak keşifte, muris ... ... adına kayıtlı bulunan yedi parça taşınmazda kendisinden sonra ölen eşi ...’ye ve ondan da tüm mirasçılarına giden pay ayrık olmak üzere bu taşınmazlarda sözleşme yapan kişilerden davacılara gidecek paylar esas alınarak değerin saptanması gerekmektedir. ...’nin payı da dahil olmak üzere, mahkemece 4777 TL dönüm bedeli esas alınarak harç ve vekalet ücretinin belirlenmesi bu bakımdan doğru değildir.

Diğer önemli bir hususta; iptale karar verilmeden tescile karar verilmesi doğru

değildir. Bu bakımdan yapılan sözleşmeler ... adına kayıtlı bulunan ve ...’nın mirasından ...’ye giden paylar ayrık olmak üzere, miras payını devreden kişiler bakımından 25.05.1981 tarihli sözleşmeler hukuken geçerli bulunduğundan bu parsellerde miras payını devreden davalıların payları bakımından tapu kayıtlarının iptaliyle davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken iptale karar verilmeden tapuya tesciline biçiminde kurulan hüküm infazda duraksama yaratacak niteliktedir.

Davalılar ... ve ..., davalı ... mirasçıları; dahili davalı ... vekili ve diğer dahili davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.210,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ve dahili davalılara iadesine 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4725, K. 2012/11963, 7 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4725
Karar No
2012/11963
Tarih
7 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/4726 K.2012/11828
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/4727 K.2012/13388
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/4729 K.2012/7502
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/4730 K.2012/26505
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/4730 K.2012/9344
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/4730 K.2012/15919

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.