İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5045 K.2012/11105

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kahta Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.02.2012 gün ve 256/74 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2012/5045Karar2012/11105Tarih23 Kasım 2012Okuma4 dk · 773 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/5045 E., 2012/11105 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

773 kelime·4 dk okuma

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kahta Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.02.2012 gün ve 256/74 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... dava dilekçesinde, dava konusu 113 ada 281 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında köyde bulunmaması nedeniyle kötü niyetli davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak anılan parselin tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı ..., 03.02.2010 tarihli yargılama oturumunda dava konusu yerin kendisine ait olduğunu davayı kabul etmediğini uzun süreden beri kullandığını, davacının iddia etmiş olduğu yerin kadastro sırasında kardeşi ... adına tespit edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacının iddiasını kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, davacının iddiasını kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu taşınmaz, 19.02.2003 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden tarla niteliğiyle davalı adına tespit ve tescil edilmiş olup, kadastro tutanağı 23.1.2004 tarihinde kesinleşmiş ve davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, diğer delilleri yanında aynı zamanda tanık deliline de dayanmıştır. Yargılama tutanakları üzerinde yapılan inceleme davacı ... 16.9.2009 havale tarihli dilekçesiyle üç tanığın isim ve adresini bildirdiği belirlenmiştir.

Davalı ... de 11.02.2010 tarihli dilekçesiyle üç tanığın isim ve adresini dosyaya sunmuştur.

Yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede tanık ve delillerinin bildirilmesi için taraflara süre ve imkan tanınmadığı gibi 07.04.2010 tarihli yargılama oturumu ara kararı uyarınca keşif günü ve saati belirlenmiş, verilen ara kararda mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar adına keşif günü ve saatini bildirir davetiye tebliğine, masrafın davacı ve davalı tarafından karşılanmasına, tanıklar keşif mahallinde hazır edildiklerinde dinlenilmelerine denilmiş, taraflara herhangi bir süre verilmemiştir.

Verilen günde keşif yapılmamış ve sonraki yargılama oturumlarında hep bir önceki ara kararı doğrultusunda keşfin yapılmasına denilmiş, başka bir açıklamaya yer verilmemiştir. Keşfin 24.10.2011 tarihinde yapıldığı saptanmıştır.

Her şeyden önce keşif için verilecek ara kararının hak ve borçları doğuracak biçimde tek tek bentler halinde tüm isteklerin ara kararında belirtilmesi lazımdır. Kesin süre içeren ara kararlarının doğuracağı sonuçların taraflara hatırlatılması ve bu konuda uyarı yapılması gerekir. Mahalli bilirkişi ve tanıklarla ilgili ara kararında davetiye adedini ve lazım olan gidere yer verilmemiş, herhangi bir kesin süre de söz konusu değildir. Bu nedenle verilen bu ara kararının HUMK.nun 163 ( HMK.nun m.94) maddesine uygun olduğu söylenemez.

Öte yandan HMK.nun 243, 244 ve 259.maddeleri gereğince yerel bilirkişi ve tanıkların davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları esas olup, taraflarca bizzat hazır bulundurulma zorunluluğu bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların açıklanan hükümler uyarınca keşif mahallinde dinlenmeleri gerekmektedir. Bu nedenle yargılama sırasında dinlenen tanıkların anılan kanun maddelerine aykırı olduğu açıktır. Taraflar bildirdikleri tanıklardan vazgeçmediklerine göre mahkemece, herhangi bir gerekçe gösterilmeden taraf tanıklarının dinlenilmemesi kanuna aykırıdır. Aynı durum mahkemece belirlenen yerel bilirkişiler içinde geçerlidir.

O halde mahkemece yapılacak iş; yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde davetiyeyle çağrılmaları, davetiyeyle gelmedikleri taktirde HMK.nun 245 ve 253 (HUMK.m.253) maddeleri gereğince kolluk gücü aracılığıyla getirilmelerinin düşünülmesi, HMK:nun 259.maddesi gereğince keşif yerinde dinlenmeleri, beyanları arasında çelişki bulunduğu taktirde HMK.nun 261.maddesi uyarınca aykırılığın giderilmesi, davacıya ait taşınmazın davacının kardeşi ... adına yazılıp yazılmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması,

doğrulanması halinde kadastro tutanağı ve tapu kaydının getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulması, davacı dava dilekçesinde tapu kaydı ve her türlü delile dayandığı ve böylece karardan önce bu delillere dayandığını kanıtladığına göre temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 10.5.1985 tarihli gayrimenkul satış senedinin keşifte uygulanması kapsamının belirlenmesi, 113 ada 281sayılı parselin öteden beri davacı veya davalıdan hangisinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak saptanması,

113 ada 281 sayılı parsele komşu 280, 279, 278, 276, 33 ve 34 sayılı parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanaklarıyla kadastro sırasında bu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanması, komşu kayıt ve belgelerin taşınmaz yönünü kimi gösterdiği üzerinde durulması, teknik bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması doğru değildir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 23.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/5045, K. 2012/11105, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5045
Karar No
2012/11105
Tarih
23 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/5045 K.2012/25297
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5046 K.2012/11007
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/5046 K.2012/23644
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/5046 K.2012/25561
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/5047 K.2012/8696
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/5047 K.2012/12736

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.