İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5463 K.2012/6949

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Aile Mahkemesinden verilen 29.12.2011 gün ve 261/1364 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili duruşmasız olarak…

Esas2012/5463Karar2012/6949Tarih10 Temmuz 2012Okuma7 dk · 1.424 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/5463 E., 2012/6949 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2012
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katkı payı alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.424 kelime·7 dk okuma

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Aile Mahkemesinden verilen 29.12.2011 gün ve 261/1364 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.07.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, ölen eşi Hakkı üzerine alınan mal varlığının edinilmesinde davacının gelirlerinin kullanıldığını, gerek davacı adına ticari çalıştırılan minibüs geliri gerek altınları ve parası ile katkı yapıldığını açıklayarak murisi ... üzerine kayıtlı olan 3124 parseldeki evin tapusunun davalıya intikal eden 1/2 oranındaki hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, kabul edilmemesi halinde anılan taşınmaz malın tamamının takdir edilen kıymeti üzerinden bedelin davalıdan tahsiline,

29.06.2005 ölüm tarihinde ... adına kayıtlı olan 35 HHT 12 plakalı aracın davalıya ödenen 1/2 oranındaki bedelinin ve bankalardaki mevduat hesaplarından davalıya ödenen 1/2 oranındaki meblağın davacıya ait olduğunun tespitine ve davalıdan tahsiline, bedele hükmedilmesi durumunda iktisap tarihinden tahsil tarihine kadar reeskont faizi yürütülmesine karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde değeri 38.000 TL olarak göstererek harcı da bu değer üzerinden ikmal etmiştir.

Davalı ... vekili, miras bırakan Hakkı’nın çalışmadığının doğru olmadığını, çalışarak gelir elde ettiğini ve emekli olduğunu, davacının adına tescil edilen minibüs ve taşınmazlar bulunduğunu, bankadaki paraların davacının ısrarları sonunda dava öncesinde paylaşıldığını, eldeki davanın açılan izale-i şüyu davasında satışı önlemek için açıldığını, reeskont faizinin de davada yeri olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacının dava konusu Yukarıkızılca Köyü 3124 parsel nedeniyle 9.697,50 TL katkı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu 35 HHT 12 plakalı araç nedeni ile katkı alacağı talebinin reddine, Türkiye İş Bankası A.Ş. ... Şubesi, Akbank A.Ş. ve Yapı Kredi Banka...Şubesi'ndeki mevduatlar nedeni ile 12.356 TL ile 2.163,77 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ... ile tarafların miras bırakanı ... 4.10.1993 tarihinde evlenmişler, ...’nin 29.6.2005 tarihinde ölümü ile aralarındaki mal rejim sona ermiştir. (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği ölüm tarihine kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.).

Öncelikle davalı tarafından davanın niteliğinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanmadığı ve genel mahkemelerde görülmesi gereken inançlı işlemden kaynaklandığı iddia edilmekte ise de, dosya arasında İzmir 2.Aile Mahkemesi ve sonrasında İzmir 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği davanın niteliğinden kaynaklanan görevsizlik kararı sonrasında Yüksek Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 12.2.2010 tarih 2009/10497 Esas 2010/1088 Karar sayılı ilamı ile davanın evlilik birliği içinde edinilen ve miras bırakan adına oluşan mallara yönelik alacak davası olduğu ve katkı payına dayalı açılan davada Aile Mahkemesinin görevli bulunduğu açıklanarak İzmir

2.Aile Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği görülmektedir. Dosya kapsamı ve yargı yeri belirlenmesine ilişkin karar gözönünde bulundurularak mahkemece davanın ölüm sebebi ile mal rejiminin sona ermesinden kaynaklanan alacak isteği olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Her ne kadar mahkeme kararında katkı payı olarak nitelendirilmiş ise de, dosyada talep ve mahkeme gerekçesindeki açıklamalar ve dava konusu mal varlığının edinme tarihleri itibarıyla davanın katılma alacağı olduğu anlaşılmaktadır.

Dava konusu 35 HHT 12 plakalı araç 10.12.2002 tarihinde satın alınarak 12.12.2002 tarihinde muris Hakkı adına trafikte tescil edilmiş ise de, toplanan delillerden taşınmazın 1.1.2002 öncesinde 2001 yılında satın alındığı ancak resmi satın alma işleminin 2002 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kural olarak, resmi işleme değer verilmesi gerekmekte ise de, her iki tarafın da aracın 2001 yılında alındığını ifade etmeleri karşısında aracın kişisel mal olarak kabulü ile araç yönünden talebin reddi doğrudur.

Diğer yandan aracın 2002 yılında alındığının kabulü halinde de miras bırakan Hakkı’nın babasının 29.12.2001 tarihinde öldüğü ve Hakkı’ya bankada yüklüce para kaldığı, ...’den kalan nakit paranın bir kısmının çekildiği tarih ile dava konusu aracın alım tarihinin yakın olması da gözetildiğinde aracın Hakkı’ya babasından mirasen kalan para ile alındığı ve davalının kişisel malı olduğunun kabulü de yerindedir. Bu yönden araçla ilgili red kararı bu bakımdan da doğru olmaktadır.

Dava konusu 3124 parsel 4.5.2005 tarihinde satın alma yolu ile miras bırakan Hakkı adına tapuda tescil edilmiştir. Alım tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 11.7.2011 tarihi itibarıyla değerin 19.395 TL olarak belirlendiği dikkate alınarak yarısı 9.697,50 TL. katılma alacağına hükmedilmiştir.

Taşınmazın karar tarihine en yakın değeri belirlenerek taşınmaza ilişkin herhangi bir borç iddiası olmadığından bu değer artık değer olarak kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru ise de, mahkeme tarafından dava dilekçesindeki taleplerin açıklanması hususunda davacı vekiline verilen süre sonunda davacı vekilinin 2.7.2008 havale tarihli dilekçesi ile, 3124 parselin değerini 12.915 TL olarak bildirdiği, taşınmazın yarı hissesinin, olmazsa 6.457,50 TL.nin davacıya ait olduğunun ve davalıdan tahsilinin istendiği görülmektedir.

HMK.nun 26 (HUMK.nun 74.) maddesine göre “...Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez....”. Bu durumda talebin yarı değer üzerinden yürütüldüğü belirtilmiş ise de, açıkça belirtilen miktar ve yarı orandaki istek gözetilerek 6.457,50 TL üzerinden davacının talebinin kabulü gerekirken davacı lehine fazla miktara hükmedilmiş olması doğru değildir.

Ayrıca talebin katılma alacağı niteliğinde olması sebebiyle davacı lehine faize, karar tarihinden geçerli olmak üzere hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

Bankalarda, ölüm tarihi itibariyle miras bırakanın hesabında bulunan paralarla ilgili hesapların ilk açılanın taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 6.6.2003 tarihinde açıldığı, bu sebeple hesaplardaki miktarların edinilmiş mal olarak kabul edilerek katılma alacağı hesabı yapılması doğrudur.

Talebin niteliği itibariyle davacının katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi olmadığı, katılma alacağı yasadan kaynaklandığı gibi, davalı taraf da miras bırakanın babası Sadettin’ten kalan miras parası ile bu hesapların açıldığı savunmasını ispatlayamamıştır (TMK’nun 222/3.m.).

Bu bakımdan dikkate alınan miktarlar ve yapılan hesaplama usulünde bir isabetsizlik olmadığı, bu miktar üzerinde sağ eş davacının 1/2 oranda katılma alacağının bulunduğu (TMK.nun 231, 236/l. m) sabittir. Sağ eşin, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait borç olup, bu borç çıktıktan sonra ölen eş Hakkı üzerinde kalan diğer yarı pay mirasçılar arasında miras hukuku hükümlerine göre paylaştırılır.

Sağ eş davacının, ölen eş Hakkı’dan kalan diğer yarı pay üzerinde de miras hakkı bulunmaktadır. Ancak bankadan gelen cevabi yazılarda hesaplarda bulunan miktarlardan taraflara 1/2'şer miras payları oranında ödemeler yapıldığı bildirilmiştir. Az yukarıda açıklandığı gibi, sağ eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait ödenmesi gereken borçtur.

Buna göre; öncelikle terekeye ait bu borcun sağ eşe ödenmesi, daha sonra kalan miktar üzerinden yine sağ eşin TMK.nun 499. maddesine göre oluşan miras payının belirlenerek hem mal rejiminin tasfiyesinden, hem de miras payından kaynaklanan alacak miktarlarının toplamı belirlenerek davacının isteği hakkında bir karar verilmesi gerekir.

Bu durumda hesaba esas artık değerin 24.712 TL ve 4.327,54 Dolar olduğu göz önüne alınarak davacının katılma alacağının 12.356 TL ve 2.163,77 Dolar olduğu bunun yanında kalan yarı değer üzerinde 1/2 oranda miras payının da 6.178 TL ve 1.081,88 Dolar ve katılma alacağı ile miras payı toplamının 18.534 TL ve 3.245,65 Dolar olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ancak davacının dava konusu hesaplardan yarı oranda miktarları çektiği dikkate alındığında davacı lehine hükmedilecek miktarın 6.178 TL ve 1.081,88 Dolar olduğu dikkate alınmadan hesap yöntemi gözden kaçırılarak miras bırakandan kalan terekenin tamamının davacıya verilmesi sonucunu doğuracak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Bu miktar yönünden de karar tarihinden geçerli olmak üzere faize hükmedilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek dava tarihinden geçerli olmak üzere faize hükmedilmiş olması doğru değildir.

Kabule göre de; davacının harcı da yatan dava değeri 38.000 TL olup mahkemece kısmen kabul kısmen redde karar verildiğine göre kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğrudur. Ancak kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti doğru hesaplanmış ve 1.043,20 TL yerine 1.403,20 TL olarak hükmedilmesi doğru değil ise de, rakamların ters yazılması sebebiyle maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilen bu hususta bozma sevk edilmemiştir.

Yukarıdaki açıklamalar karşısında davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup, davalı vekilinin temyiz itirazları ise yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün taşınmaz ve bankadaki mevduatlar bakımından 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca davalı lehine BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4.

(HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve istek halinde 389,05 TL peşin harcın temyiz eden davacıya, 21,15 TL peşin harcında temyiz eden davalıya iadelerine 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/5463, K. 2012/6949, 10 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5463
Karar No
2012/6949
Tarih
10 Temmuz 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/5463 K.2012/11547
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/5463 K.2012/8575
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/5464 K.2012/35467
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/5464 K.2012/10336
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/5465 K.2012/10629
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/5465 K.2012/21609

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.