İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8516 K.2012/12142

...ile ... aralarındaki alacak davasının ksmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Aile Mahkemesinden verilen 02.04.2012 gün ve 1373/406 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise;…

Esas2012/8516Karar2012/12142Tarih11 Aralık 2012Okuma7 dk · 1.443 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/8516 E., 2012/12142 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2012
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.443 kelime·7 dk okuma

...ile ... aralarındaki alacak davasının ksmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Aile Mahkemesinden verilen 02.04.2012 gün ve 1373/406 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise; davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ...geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, taraflar arasında 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunu, bu tarih sonrası edinilen malların söz konusu bu rejime göre tasfiye edileceğini ve davacının yarı hakkı bulunduğunu açıklayarak bu dönemde alınan ve davalı adına tapuya tescil edilen 3297 parselde 5 nolu meskenin yarı hissesinin değeri olan 10.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, harcını da yatırdığı dilekçesi ile talebini 60.000 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı ... vekili, tarafların 2002 yılından beri fiilen ayrı olduklarını, davacının ayrılık döneminde alınan dava konusu taşınmazda katkıya dayalı talepte bulunamayacağını, davacının bir katkısı da olmadığını, davalının evlilik öncesi sahibi olduğu Avcılar’daki taşınmazın satışından gelen para ile dava konusu taşınmazın parasının ödendiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 37.200 TL'nin 10.000 TL'sının dava tarihinden, kalanının ise, ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 24.07.1999 tarihinde evlenmişlerdir. İlyas tarafından Beniye aleyhine 15.04.2003 tarihinde açılan boşanma davası Küçükçekmece Aile Mahkemesinin 01.07.2004 tarih 2003/1994 Esas 2004/2096 Karar sayılı ilamı ile ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedilmiş, hüküm temyiz edilmeden 28.09.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ...

03.10.2007 tarihinde açtığı boşanma davasında ilk kararın kesinleştiği tarihten itibaren tarafların bir araya gelmediklerini ve yasal koşulların gerçekleştiğini açıklayarak boşanmaya karar verilmesini istemiş, Küçükçekmece 3.Aile Mahkemesinin 03.06.2009 tarih 2007/1066 Esas 2009/618 Karar sayılı ilamı ile davacının talebi yerinde görülerek TMK.nun 166/son maddesi gereği tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kesinleşen ilam sonucu boşanma kararı nüfusa 27.12.2011 tarihinde işlenmiştir.

Dava konusu 3297 parselde 5 numaralı dubleks mesken 06.06.2006 tarihinde davalı ... adına satın alınarak tapuya tescil edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ve yargılama boyunca gerek yasal edinilmiş mallara katılma rejiminden ve gerek katkıdan söz edilmekte ise de 01.01.2002 tarihi sonrası çalışma karşılığı elde edilen gelir ve emekli maaşı edinilmiş mal niteliğinde (TMK.nun 219.m) olduğuna göre davacının kişisel mal veya değer ile katkıyı gerektiren değer artış payı alacağı istemediği talebinin yasal mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan artık değer üzerinden katılma alacağı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

Evlilik içinde 01.01.2002 tarihi sonrası eşlerden biri adına edinilen mal varlığı üzerinde diğer eşin yasadan kaynaklanan artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteme imkanı bulunmaktadır (TMK.nun 231, 236/1.m.). TMK.nun 222. maddesi gereğince, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir.

Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır.

Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir.

Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar bu durumları ile tasfiyeye konu edilir (TMK.nun 231/1 m.). Söz konusu mal varlıklarının devredilmesi durumunda ise devredildiği tarih esas alınarak hesaplama yapılır (TMK.nun 235/son m.)

Karşılıklı temyiz nedenleri gözetilerek eldeki dosyada öncelikle çözümlenmesi gereken husus dava konusu taşınmazın edinildiği 6.6.2006 tarihinden önce 2002-2003 yıllarından itibaren taraflar arasındaki fiili ayrılığın mal rejiminin sona ermesi bakımından önemi olup olmadığı, mal rejiminin reddedilen ilk boşanma davasının dava tarihi 15.4.2003 tarihi itibarıyla mı, yoksa, boşanma ile sonuçlanan ikinci davanın dava tarihi 3.10.2007 tarihi itibarıyla mı sona erdiğidir.

Tarafların ilk boşanma davasının açıldığı 15.4.2003 tarihinden itibaren fiilen ayrı yaşadıkları hususunda bir ihtilaf yoktur. Kaldı ki boşanma ile sonuçlanan ikinci dosyada mahkeme gerekçesinde de tarafların fiilen 3.10.2007 tarihi öncesinde 4 yıl boyunca fiilen bir araya gelmedikleri kabul edilmiş, TMK.nun 166/son maddesi gereği boşanmaya hükmedilmiştir. Taraflar arasındaki evliliğin reddedilen boşanma ile sona erdiği kabul edilemez. Fiilen ayrılık tek başına boşanma nedeni değildir. Ancak TMK.nun 166/son maddesinde yazılı diğer koşullarla birlikte boşanma sebebi olarak kabul edilebilir. Red kararı sonrası evlilik resmi olarak devam ettiğine göre taraflar arasındaki evliliğin kabulle sonuçlanan ikinci boşanma kararının kesinleştiği tarihte sona erdiğinde şüphe yoktur.

TMK.nun 225. maddesinde ise mal rejiminin ne şekilde sona ereceği ve sona erme tarihi yazılı olup, boşanma sebebi ile evliliğin sona ermesi durumunda mal rejimi boşanma dava tarihi itibarıyla sona erecektir. Bu maddede fiili ayrılık mal rejiminin sona erme sebepleri arasında sayılmamıştır.

Fiili ayrılık halinde haklarının zarar göreceğini düşünen eş haklı sebebin de bulunması halinde TMK.nun 206.maddesine göre mal ayrılığına geçilmesi isteğinde bulunabileceği gibi sözleşme ile mal rejiminin değiştirilmesi yoluna da gidebilecektir.TMK.nun 227.maddesine dayanan değer artış payı alacağında eşlerden birinin diğer eşin mal edinmesinde katkısından söz edilmekte ise de, TMK.nun 236. maddesine dayanan katılma alacağında eşlerden birinin herhangi bir katkısı gerekli olmadığı gibi eşlerden birinin diğer eşin edindiği mal üzerindeki hakkı yasadan kaynaklanan şahsi hak niteliğindedir.

Değer artış payı alacağı bakımından fiili ayrılık döneminde diğer eşin edindiği mala katkıda bulunulması kural olarak, hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bu dönem itibarıyla değer artış payı alacağının istenemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer yandan eşlerden birinin bu dönemde diğer eşin edindiği mala TMK.nun 227.maddesinde belirtildiği şekilde kişisel mal veya geliri ile katkıda bulunduğunu ispat etmesi halinde değer artış payı talep etmesine yasal bir engel de yoktur.

Ancak katılma alacağı daha farklı yasal düzenleme içermektedir. Katılma alacağı için az yukarıda yazılı olduğu gibi eşin herhangi bir katkısı gerekmemektedir. Bu hak yasadan kaynaklanmaktadır. Resmi evlilik devam ettiği sürece edinilen malların mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olması durumunda (TMK.nun 235.m.) tasfiye edileceği yasa gereğidir.

İlk açtığı boşanma davası reddedilen eşin az veya ağır kusurlu olması, diğer eşe karşı evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması TMK.nun 174. maddesinde yazılı tazminatlar ile TMK.nun 175. maddesinde yazılı nafaka bakımından önemli ise de TMK.nun 236/2.maddesi dışında mal rejiminin tasfiyesi bakımından bir önemi bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalar karşısında tarafların fiilen ayrı yaşıyor olmaları katılma alacağını ortadan kaldırmadığına göre bu hususa yönelen davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

Bu kabule göre davacı ve davalı arasındaki mal rejimi, kabulle sonuçlanan boşanma davasının sonuçlandığı 03.10.2007 tarihinde sona ermiş olup, eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m). Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca kabulle sonuçlanan boşanma davasının açıldığı 03.10.2007 tarihi itibariyle sona ermiştir.

Evlilik içinde 06.06.2006 tarihinde edinilen dava konusu taşınmazın TMK.nun 222/1.maddesi gereği davalı tarafından kişisel malı olduğu ispat edilemediği sürece TMK.nun 222/3.maddesi gereği edinilmiş mal kabul edilmesi gerekir. Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. Burada ispat yükü kişisel mal olduğunu iddia eden davalıya düşmektedir.

Toplanan delillerden davalı tarafından dava konusu taşınmazın evlenme öncesi sahibi olduğu diğer bir taşınmazın satışından gelirle edinildiği savunulmuş ise de getirtilen tapu kaydına göre diğer taşınmazın boşanma sonrasında 22.6.2009 tarihinde satıldığı anlaşılmış olup davalı savunmasını ispat edememiştir.

Mahkemece davacının gerek emekli maaşı gerek terzilik yaparak ve fiili ayrılık tarihine kadar elde ettiği gelirden hareketle yaptığı hesaplama sonunda bulduğu %31 katkı oranı ile dava konusu taşınmazın karar tarihine en yakın tarih (keşif tarihi) itibarıyla belirlenen 120.000 TL değerin çarpımı sonunda bulduğu miktara hükmedilmiş ise de, katılma alacağının niteliği dikkate alındığında bu hesaplama yöntemine itibar edilmesi mümkün değildir.

Edinilmiş mal niteliğindeki (TMK.nun 219.m.) çalışma karşılığı elde edilen gelirle yapılan katkının katılma alacağında bir önemi yoktur.

Bu bakımdan mahkemece karar tarihine en yakın sürüm değeri dikkate alınarak, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekirken, davanın niteliği ile ilgisi olmayan bir takım hesaplamalardan, katkı oranından hareketle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 558,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 579,15 TL peşin harcın da istek halinde davalıya iadesine 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8516, K. 2012/12142, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8516
Karar No
2012/12142
Tarih
11 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/8516 K.2012/14433
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/8516 K.2012/27749
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8517 K.2012/14230
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/8517 K.2012/27343
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/8519 K.2012/10314
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/8519 K.2012/14430

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.