İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8573 K.2012/13059

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.03.2012 gün ve 29/129 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2012/8573Karar2012/13059Tarih25 Aralık 2012Okuma5 dk · 953 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/8573 E., 2012/13059 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

953 kelime·5 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.03.2012 gün ve 29/129 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteniğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, Çamlıçatak Köyü 133 ada 5 ve 6 parsellerin tapuda ...,..,....,...,...,... ve ... adına tespit gördüğünü, davalılar adına tespit gören ve iki parsel haline getirilen taşınmazın evveliyatında bir bütün halinde... ve ... ile diğer hak sahipleri tarafından kullanılmakta iken taşınmazın davacının babası ... tarafından satın alındığını, satın alınan bu taşınmazın babası tarafından sağlığında davacıya devredildiğini, ...'in satın aldığına dair senedin kaybolması üzerine davacının aynı taşınmaz için ikinci defa ve yeniden bedel ödemek suretiyle satın alma işlemi yapıldığını, dava konusu taşınmazların davacıya devredilmediğini açıklayarak 133 ada 5 ve 6 parsellerin davalılar adına yapılan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ...,..,...,..., ... ve ..., tesbitin kesinleştiğini zamanaşımı süresinin dolduğunu, satış vaadinin zamanaşımına uğradığını, davacının taşınmazı muris İsmail’den kiralayarak kullandığını, eski tapu kayıtlarının bulunduğunu açıklayarak reddini savunmuşlardır.

Davalı ...,...’ın varislerinin toplanarak adı geçen kızkardeşlerin vekaletnamelerini ...’a verdiğini, eşi olan Hanım’ın vekaletnameyi aldıktan sonra tapuları alıp kendine sattığını, tapuya rağmen davacı ...’nin arazilerine sahip çıktığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2003 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu 133 ada 5 parsel, 31.3.1938 tarih 1444 sıra, 133 ada 6 parsel ise 31.3.1938 tarih 1445 sıra sayılı tapu kayıtları uygulanarak 1/5 paylı şekilde ...oğlu...,...evlatları ..., ... ... ve Sona adlarına tesbit edilmiş, tutanaklar 1.2.2005 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmişlerdir.

19.12.2009 tarihinde kesinleşen ancak tapuda infazı henüz yapılmayan Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2.10.2009 tarih 2009/247 Esas 2009/367 Karar sayılı ilamı ile maliklerini isim ve soyisimlerinin "... evladı ...", "İsmail evladı ...", "İsmail evladı Siyedir Altun", "İsmail evladı ..." olarak tashihine karar verilmiştir. Tapu kaydında 1/5 pay maliki Nebi oğlu ...yerine 23.10.2007 tarihi itibarıyla satış ve birleştirme sebebiyle Şeyh oğlu ... görünmektedir.

Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların bütün halde iken davacının babası ... tarafından hak sahiplerinden satın alındığı, satanlar tarafından da taşınmazların ...’e devredildiği, ...’in satın almaya ilişkin senedinin kaybolması üzerine davacının aynı taşınmaz için ikinci defa ve yeniden bedel ödeyerek ...Noterliğinin 26.7.1962 tarih 1396 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi senedi ile satın aldığını, 5 ve 6 parsellerin tamamının bütün halde 1950 yılından bu yana önce ... sonra davacı tarafından kullanıla geldiği, tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği,

buna rağmen davalılar adına yapılan tesbitin doğru olmadığı açıklanmış ve tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tescile karar verilmesi istenmiştir. Keşifte beyanda bulunan davacı ... de beyanında.

1951 yılında dava konusu taşınmazın bir kısmını ...dan bir kısmını ...’dan satın aldıklarını, taşınmaz üzerinde bulunan diğer evi de 1960 yılında Merdali Yener’in yaptırdığını, 1962 yılında ...’un oğlu ...’in taşınmazdan çıkmaları hususunda baskı yapınca onbin lira vererek taşınmazları kendisinin yeniden noter senedi ile satın aldığını, tapudaki isimler tutmadığı için tapuyu çeviremediklerini ifade etmiştir.

Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları, dava dilekçesinde yazılı satın almaları doğrulamışlar ancak taşınmazların ölene kadar ... tarafından öldükten sonra bir kısım mirasçıları tarafından kullanıldığını, ... mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığını bilmediklerini, taşınmaz üzerinde bir kısım mirasçılar tarafından kullanılan yerler olduğunu açıklayarak zeminde de göstermişlerdir.

Mahkemece, ... mirasçıları arasında taksim yapıldığının ispatlanamadığı, ...’in davacı dışında mirasçılarının da olduğu, mirasçılardan birinin tek başına dava açarak adına tescil isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın, dava şartından reddine karar verilmiştir.

Dosyada Uyap’tan alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre, davacının miras bırakanı-babası ... 6.6.1985 tarihinde ölmüştür. Murisin davacı dışında başka mirasçıları da bulunmaktadır. Davacının miras bırakanının ölüm tarihine göre TMK.nun 701 maddesi gereğince terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunmaktadır.

TMK.nun 640 ve 702.maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Yani tasarrufi işlemler tüm mirasçıların katılımıyla yapılabilir. Kural olarak, dava açmak da tasarrufi bir işlemdir.

Miras bırakandan intikal ettiği iddiasıyla 3.kişilere karşı açılan davalarda, uyuşmazlık konusu taşınmazın taksim, bağış vb. şekilde mirasçılardan birine veya bir bölümüne bırakıldığının kanıtlanamaması halinde, mirasçılardan biri veya bir kısmı adına tescil isteyemeyeceğine ve dava dışı mirasçılar olması halinde, tüm mirasçılar adına tescil istenilmediği için, dışarıda kalan mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci yoluyla da davanın yürütülmesi mümkün olmadığına göre işin esasına girilmeksizin davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir.

Az yukarıda açıklandığı üzere dava dilekçesindeki açıklamalar, keşifteki davacının beyanı ile mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının ifadelerinden, taşınmazın 1950 yılında davacının murisi ... tarafından satın alınarak taşınmazın kullanılmaya başladığı, 1962 yılında davacı yeniden ikinci kez satın almış ise de bu alımın tüm mirasçılar adına yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durum muris ...’in ölene kadar taşınmazlarda zilyet olması, ölümü sonrasında da sadece davacının değil diğer mirasçılarının da kullanımlarının sürmesi ile doğrulanmaktadır.

Bu nedenle davacının kendi satın almasından kaynaklanan hakka değil muris ...’den gelen miras hakkına dayandığının kabulü gerekir. ...’in terekesinin taksim edildiği veya bağış vb. şekilde mirasçılardan birine veya bir bölümüne bırakıldığı da kanıtlanamadığına göre, mahkemece mirasçılardan biri tarafından kendi adına tescil istemi ile açtığı davanın yazılı gerekçe ile dava şartından reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dava şartının bulunmadığı durumlarda davanın esasına ilişkin yargılama yapılamayacağına göre bu aşamada 26.7.1962 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ilgili bir değerlendirme yapma imkanı da bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8573, K. 2012/13059, 25 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8573
Karar No
2012/13059
Tarih
25 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/8574 K.2012/14487
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/8574 K.2012/28540
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/8574 K.2012/16300
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/8575 K.2012/24102
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/8575 K.2012/14506
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/8575 K.2012/16504

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.