İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8596 K.2012/9632

... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.11.2010 gün ve 160/542 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili…

Esas2012/8596Karar2012/9632Tarih30 Ekim 2012Okuma7 dk · 1.382 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/8596 E., 2012/9632 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.382 kelime·7 dk okuma

... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.11.2010 gün ve 160/542 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.03.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağdı gönderilmişti.

Duruşma günü temyiz eden davalılardan ... bizzat ve müşterekleri vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacılar ... ve müşterekleri vekili Avukat ... geldiler.

Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili, 323 ada 7 parselin tarla iken davalıların miras bırakanı ... tarafından 30.11.1967 tarihli harici senetle ...’dan satın ve zilyetliğin devralındığını, sonrasında Mehmet ve mirasçılarının değişik tarihlerde el senetleri ile haricen davacılara satış yaparak zilyetliği devrettiklerini, satın alan davacıların da 1970’li yıllarda ev yaptıklarını, 1980 yılında kadastroda ... adına tesbit yapılınca gerek ... gerek davacıların birlikte itiraz ettiklerini, itirazlarının reddedilmesi üzerine yine birlikte Kadastro Mahkemesine dava açtıklarını,

mahkemece yapılan yargılama sonunda ... mirasçıları adına tescile karar verildiğini ve kararın 12.4.2006 tarihinde kesinleştiğini, aynı tarafta yer aldıkları için bu kararın kesin hüküm olmadığını, tapulama tutanağında yapılan evlerin ve maliklerinin beyanlar hanesine işlendiğini, davacılar hakkında olumlu veya olumsuz görüş bildirilmediğinden mahkeme kararında açtıkları davanın kabul veya reddine ilişkin bir hüküm kurulmadığını, esasen davacılar lehine satın alma ve zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğini, 323 ada 7 parselin imar uygulaması sonunda arsa vasfında 1392 ada 4 parsel,

1394 ada 7 parsel ve 1394 ada 10 parsellere ifraz gördüğünü açıklayarak imar uygulaması sonunda parsel numaraları değişen taşınmazların tesbit tutanağında belirlenen şerhler, satın alma ve zilyetlik nedeni ile her davacı için belirttikleri miktar ve bağımsız olarak ayrı parsel numarası ile davacılar adına tapuya tesciline, teknik olarak mümkün olmaması durumunda hisseleri oranında davalılar adına tapunun iptali ile belirlenen ve iptal edilen hisseler oranında davacılar adına ayrı ayrı tapuya tesciline karar verilmesini istemiş,

4.3.2010 tarihli yargılama oturumunda da senetlerle satın aldıkları miktarlardan imar nedeni ile düzenleme ortaklık paylarının düşülmesini kabul ettiklerini açıklamıştır.

Davalılara usulüne uygun tebligatlar yapılmış, davalılardan... ve ... vekili, aynı taraflar arasında görülen Kadastro Mahkemesi kararı sonunda tapu kayıtlarının oluştuğunu ve davanın kesin hükümden reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalılardan yargılama oturumlarına gelen veya cevap veren olmamıştır.

Mahkemece, “ davacıların iddialarını ispatladıkları gerekçesiyle davacıların el senetlerine göre aldıkları miktarlar gözönünde bulundurularak asıl ve birleşen davanın kabulü ile imar sonunda oluşan 1392 ada 4,7 ve 10 parsellerde davalılara ait tapu kayıtlarının davacıların satın alarak zilyet ettikleri belirlenen miktarlarda iptali ile paylı şekilde davacılar adına tesciline” karar verilmesi üzerine; hüküm, tüm davalılar vekili Av.... Demir tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, kadastro öncesi satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayanmışlar, bu kısımların kendi satıcıları adına kadastro mahkemesinde tespit ve tescile karar verilmiş olduğunu açıklayarak, satın aldıkları yerin kendi adlarına hisseli tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Dava konusu taşınmazların öncesi 323 ada 7 parsel olup, 30.9.1980 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında 16.11.1956 tarih 89 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak kayıt maliki Abdurrahman oğlu ... adına tesbit edilmiş ve beyanlar hanesinde taşınmaz üzerine yapılan evleri inşa ettirenler gösterilmiştir. ... ile ondan satın alan bir kısım gerçek kişiler ve vekilleri tarafından tesbit öncesi 30.11.1967 tarihli satın almaya dayalı olarak süresinde tesbite itiraz edilmiş, Komisyonun 26.5.1983 tarih 256 sayılı kararı ile 30.11.1967 tarihli satış akdinin, bir kısım paranın ödenmediği nedeni ile tamamlanmadığı,

bu bakımdan gerek bu satışa gerek sonraki satışlara değer verilemeyeceği açıklanarak itirazın reddine, ...’ın 1974 yılındaki ölümü ve ibraz edilen mirasçılık belgesi gereği iştirakli olarak Bahri oğulları İbrahim Hakkı ve ... adına intikalen tesciline, mevcut binaların kimler tarafından yaptırıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine iki komisyon üyesinin muhalefeti ile karar verilmiştir.

Komisyon kararı aleyhine davacıları ... ile içlerinde eldeki dosyanın bir kısım davacılarının da bulunduğu müşterekleri tarafından davalılar Hazine, Merzifon Belediyesi, ..., ... ve Mehmet ...aleyhine Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesine 20.6.1983 tarihinde açılan davada, 30.11.1967 tarihinde ... tarafından ...’ya satılarak taşınmazın devredildiği, ...’nın kullanımında iken bir bölümünü, ölümü sonrası ise mirasçıları tarafından bir bölümünün haricen gerçek kişilere satılarak devredildiği,

Bahri’ye ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği açıklanarak ayrı ayrı parseller halinde ... ve satın alan gerçek kişiler adına tescile karar verilmesi istenmiştir.

Görevsizlik kararı sonunda dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, 28.9.2001, 14.5.2002 tarihlerinde mahallinde yapılan keşiflerde alınan beyanlarda ... tarafından taşınmazın ...’ya satılarak zilyetliğinin devredildiği ifade edilmiş, mahkemece satın alma tarihi 1967 ile tesbit tarihi 1980 yılı arasında 20 yıllık süre dolmadığından davanın reddi ile tesbit gibi tescile karar verilmiş, davacı tarafın temyizi sonunda Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 1.7.2003 tarih 2003/1389 Esas 2003/2289 Karar sayılı ilamı ile.

30.11.1967 satış tarihinden 30.9.1980 tesbit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde yazılı 10 yıllık sürenin geçtiği ve tapu dışı satışın geçerlilik kazandığı, satış bedelinin kısmen ödenmemiş olmasının kişisel hak doğuracağı açıklanarak taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerektiği açıklanarak bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyulmuş, Merzifon Kadastro Mahkemesinin 30.12.2003 tarih 2003/3 Esas 2003/4 Karar sayılı ilamı ile davacıların davalılar ..., ... ve ...’a karşı açtıkları davanın kabulüne, 323 ada 7 parsele ait kadastro tesbitinin iptali ile davacıların murisi ... mirasçıları adına veraset belgesindeki hisseleri oranında tapuya tesbit ve tesciline, davacıların Hazine ve Belediye’ye karşı açmış oldukları davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin 12.4.2006 tarihinde kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir.

28.11.2006 tarihinde yapılan imar uygulaması sonunda da dava konusu 1392 ada 4, 7 ve 10 parseller ile dava dışı birtakım parsellere ifraz görmüştür.

Az yukarıda açıklandığı şekilde ... mirasçıları adına tescile karar verilen taşınmazlar içinde yer alan, gerek ... gerekse mirasçıları tarafından 1971 ile 1979 yılları arasında satıldıkları dosyaya sunulan haricen düzenlenmiş senetler ve mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlarla anlaşılan dava konusu taşınmaz bölümlerinin satın alan davacı gerçek kişilerin üzerlerine ev yaparak zilyet ve tasarrufunda bulundurdukları toplanan delillerden anlaşılmaktadır.

Teknik bilirkişiler tarafından da bu bölümler ayrı ayrı imar parselleri olduğu da gözetilip düzenleme ortaklık payları da düşüldükten sonra haricen satın alınan bölümlerden kalan miktarlar tespit edilerek, gerek miktar gerek konumları 12.11.2009 ve 20.4.2010 tarihli krokili raporlarında gösterilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık tesbit öncesi davalıların murisi ... ve bir kısım davalılar tarafından davacılara yapılan satışlara geçerlilik tanınıp tanınmayacağı, Kadastro Mahkemesi kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı konusunda toplanmaktadır.

HMK.nun 303. maddesi (HUMK.nun 237.m.) uyarınca, bir hükmün başka bir dava için kesin hüküm sayılabilmesi için taraf, konu ve hukuki sebep birliğinin bulunması gerekir.

Az yukarıda ayrıntıları açıklanan Kadastro Mahkemesi dosyasında eldeki dosyanın davacıları ile davalılarının aynı tarafta (davacı olarak) yer aldıkları, iki tarafın da tapu maliki ...’a ait tapu kaydını iptal ettirmek istedikleri, kaldı ki Kadastro mahkemesine davanın tek dilekçe ile açıldığı ve bu dilekçede ... ve mirasçıları tarafından haricen satışların yapıldığının da belirtilerek ayrı parsel numaraları ile tescilin talep edildiği, yapılan yargılama sonunda sadece Bahri’den satın alan ... ile ilgili değerlendirme yapılarak Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulduğu,

... ve mirasçılarından satın alan gerçek kişilerle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu konuda bir gerekçe de yazılmadığı gibi olumlu veya olumsuz bir hüküm de kurulmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar karşısında kesinleşen Kadastro Mahkemesi kararının eldeki dosyanın tarafları arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 34 ve HMK.nun 303 ve HUMK.nun 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğundan söz edilemez.

Davacıların kadastro öncesi nedene dayanarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açtıkları da görülmektedir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine; takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, öncesi taraflar arasında kesin hüküm oluşturmadığı anlaşılan Kadastro Mahkemesi kararı ile davalılar adına tapuya tescil edilen 323 ada 7 parsel içinde kaldıkları belirlenen ve teknik bilirkişi krokisinde ayrı ayrı konumları ve miktarları gösterilen dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacılar tarafından ... ve mirasçılarından haricen satın ve zilyetliklerinin devralındığı toplanan delillerle belirlendiğine,

mahkemece her bir satın alınan yer ve kişi dikkate alınarak yapılarak karşılığında isabet eden hisse kadar yer düzenleme ortaklık payı da düşüldükten sonra davacılar adına paylı şekilde tescile karar verildiğine göre mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınıp Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 178,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 529,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/8596, K. 2012/9632, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8596
Karar No
2012/9632
Tarih
30 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/8596 K.2012/10873
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/8596 K.2012/29173
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/8597 K.2012/10951
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/8597 K.2012/22187
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/8597 K.2012/14319
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/8597 K.2012/29172

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.