İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/10441 K.2014/11250

Hazine ile Ç.. B.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.12.2012 gün ve 261/342 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya…

Esas2013/10441Karar2014/11250Tarih2 Haziran 2014Okuma5 dk · 1.031 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/10441 E., 2014/11250 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Haziran 2014
Mahkemesi
Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
27/12/2012
Numarası
2012/261-2012/342
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.031 kelime·5 dk okuma

Hazine ile Ç.. B.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.12.2012 gün ve 261/342 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı Hazine vekili, sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tescil harici bırakıldığını, A... Belediyesi tarafından hukuki bir gerekçe gösterilmeksizin Belediye E.. kararıyla idari yoldan Belediye adına arsa niteliğiyle tapuya kayıt edildiğini, yapılan tescilin ve kaydın yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup Belediye E..'nce vasıf değiştirilmesi sonucu idari yoldan Belediye adına tescil ettirilmesi konusunda yetkisinin bulunmadığını, 743 sayılı TKM’nin 638 ve 639. maddelerine göre belediyelerin kazandırıcı zaman aşımı yoluyla taşınmaz edinmelerinin mümkün olmadığını açıklayarak, davalı Ç.. B.. adına bulunan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı dava konusu taşınmazı Belediyeden ihale yoluyla satın aldığını, tapu kütüğüne güvenerek edindiğini, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın ihale yoluyla Belediyeden alındığı, yolsuz tescil niteliğinde olduğunun kanıtlandığı, ancak, Belediyeden taşınmazı satın alan davalı Ç..’in yolsuz tescili bilerek taşınmazı satın aldığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, tapu kütüğüne güven ilkesine dayalı olarak davalı tarafından satın alındığı, kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, genel harman yeri olduğu halde Belediye E.. cins değişikliği yapılmak suretiyle yolsuz bir biçimde arsa niteliğiyle önce dava dışı Belediye adına tapuya kaydedilen daha sonra ihaleye çıkartılmak suretiyle üçüncü kişiye satılan yolsuz tescil niteliğinde bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davalının kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu parselin esası tapulamanın sayılı parseli olup, 27.10.1954 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında harman yeri niteliğiyle A.. Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş olup, 16.06.1958 yılında tapulama tutanağının kesinleşmesiyle tapu kaydı oluşmuştur. Tutanağın tasarruf sebebi bölümünde bu yerin 35 seneden beri A.. O.. mahallesinin harman yeri olduğu ve halen de A.. Belediyesi tarafından harman yeri olarak kullanıldığı muhtar ve bilirkişilerce beyan edilmesi üzerine belediye adına tespit edildiği açıklanmıştır.

Görüldüğü gibi taşınmazın niteliği genel harman yeri olarak belirlenmiş olup, A.. Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tapuya bağlanmıştır.

Genel harman yeri olmasına karşın Belediye Encümeni'nin 08.05.1978 tarih ve 117 sayılı kararında; “… parsele 16.06.1958 tarihinde kayıt olunan 14000 m2'lik yüzölçümlü taşınmaz o tarihe kadar harman yeri olarak kullanılmadığı gibi o tarihten sonra bu hizmeti görmeyen sahanın sehven harman yeri adı verilerek belediye adına tespit ve tescil edildiği görülmekle, bilfarz o tarihte harman yeri olarak düşünülüp o suretle kaydı yapılmış olsa dahi dört ciheti meskenleşmiş olmasıyla vasfını kaybederek arsa karakterinde olması,

mahallenin mesken ihtiyacı olarak şartlarının zorlanması ile de bu taşınmazın vasfının cins tashihi suretiyle arsa olarak düzeltilip resmi senedinin alınması hususunda Tapu Sicil Muhafızlığı'na karar suretinin verilmesine oybirliğiyle karar verildi…” denilmektedir.

Belediye E..'nin genel harman yeri olan bir yer bakımından o tarihteki mevzuat da gözetildiğinde cins değişikliğini yapma yetkisini haiz olmadığı açıktır.

Yerel Mahkemenin 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine ilişkin 27.07.2010 tarih ve 2010/4 Esas, 2010/65 Karar sayılı ilamının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 27.10.2011 tarih ve 2011/8657 Esas, 2011/10977 Karar sayılı kararıyla, “… kısaca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinin kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak açılan davalar bakımından uygulanması gerektiği, somut olayda kadastrodan sonraki hukuki sebebe dayanıldığının anlaşıldığı,

bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürcü sürenin uygulama olanağının bulunmadığı, kaldı ki 5841 sayılı Yasa'nın Anayasa Mahkemesi'nin 2009/31 Esas, 2011/77 sayılı kararıyla iptal edildiği, 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak iptal hükmünün yürürlüğe girdiği, öte yandan, 3194 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddeleri ile 3981/3290 sayılı yasanın 10/c maddesi, 3402 sayılı yasa hükümleri gibi yasal düzenlemeler dışında 1515 sayılı Yasa'ya ilave hükümler getiren 5519 Yasa uyarınca tescil hükmü hariç sicil kaydı oluşturulmasına yasal imkanın bulunmadığı,

o halde Belediye E..'nce karar alınmak suretiyle Belediye adına tapu oluşturulmasının yasal olduğunun söylenemeceği, böylesine oluşan bir sicil kaydının TMK'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğunun kuşkusuz bulunduğu (…), ancak davalının tapu kütüğüne güven ilkesine dayalı olarak taşınmaz mal edinmesinde iyi niyetinin korunma zorunluluğunun bulunduğu, somut olayda davalının alımda iyi niyetli olup olmadığının araştırılması ve TMK'nun 1023 ve 1024. maddeleri karşısında ki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma sevk edilmiştir.

Yüksek 1. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda, davalının somut olayda iyi niyetli olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunup bulunmadığı hususunda Yüksek Daire'nin görüşüne katılmak mümkün bulunmamıştır.

Ancak anılan Daire'nin bozma ilamında yer alan bozma gerekçelerine aynen katılmak mümkündür. Uyuşmazlık konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında genel harman yeri olarak niteliği belirlenmiş ve Belediye Tüzel Kişiliği adına tapuya tescil edilmiştir. Tapuya tescil edilmesi taşınmazın genel harman yeri olma niteliğini kaybettirmez. Böyle bir yerin yetki ve görevi dahilinde olmadığı halde Belediye E..'nin aldığı bir kararla nitelik değiştirilmesi yapılarak arsaya dönüştürülmesi Kanuna aykırıdır. Böyle bir iş, TMK'nun 1025. maddesince yolsuz tescil niteliğinde olup, alıcıya herhangi bir hak bahşetmez.

Ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. fıkrasında yer alan 10 yıllık hak düşürücü süre yaylak, kışlak, genel harman yeri ve mera gibi benzeri kamu malları hakkında öteden beri uygulanamayacağı sapma göstermeyen Yargıtay kararları ile sabittir.

Bundan ayrı, kamu malı niteliğinde bulunan genel harman yerinin niteliğinin değiştirilip arsaya dönüştürülmesi ve Belediyece bu nitelik değişikliği yapıldıktan sonra ihaleye çıkartılıp üçüncü kişilere satılması ve üçüncü kişiler tarafından satın alınması olayında TMK'nun 1023 ve 1024. maddeleri gereğince satın alan kişinin iyi ya da kötü niyetli olup olmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Çünkü kamu malları ile ilgili olaylarda iyi veya kötü niyet aranmaz.

Dolayısıyla uyulan bozma ilamı, kamu düzeni ilkesi uyarınca kamu malları bakımından usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Kaldı ki davalı aynı yerde oturanlardan olup, bu yerin genel harman yeri olduğunu bildiği konusunda da duraksama söz konusu olamaz. Yani davalı bu yerin genel harman yeri olduğunu bilen ya da bilebilecek durumda olan kişidir.

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/10441, K. 2014/11250, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10441
Karar No
2014/11250
Tarih
2 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/10441 K.2014/11631
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/10442 K.2014/11632
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/10443 K.2014/11633
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/10444 K.2014/11875
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/10445 K.2014/8993
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/10445 K.2014/11876

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.