Davacı alacaklı vekili, ... 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1302 sayılı takip dosyasında yapılan 01.02.2012 günlü hacizde davacı üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, davacı Şirketin hakim ortağının borçlunun eşi olduğu, borçlunun ticarı işlemleri bu Şirket üzerinden yürüttüğünü belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, takip borçlusunun davacı Şirketin sadece sigortalı çalışanı olduğunu, bu nedenle hacizde hazır bulunmasının olağan kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde borçlunun huzurunda yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davalı üçüncü kişi Şirketin borcun doğum tarihinden sonra kurulduğu ve hakim ortağının borçlu diğer ortağının ise borçlunun eşi olduğu, mahcuzların haciz adresinde borçluya teslim edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne haczedilen malların borçluya aidiyetine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri gereğince ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 658,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.