KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/16094 E., 2014/3798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/07/2013
- Numarası
- 2013/247-2013/628
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yeride değil ise de;
Takip dayanağı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/829 Esas ve 2012/84 Karar sayılı ilamında, “...44.073,36 EURO'nun 21.03.2011 tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile, bu tarihten fiili tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesi uyarınca reeskont faizi uygulanmak suretiyle davalı – üstlenen TMSF'den alınarak davacıya ödenmesine...” karar verilmiştir.
Bu ilamla başlatılan takipte, İ.. B..'ın borçlu sıfatına, diğer boçlu TMSF'nin istenen faiz miktarına itirazı üzerine, Mahkemece, bilirkişiden alınan rapora göre fazla istendiği tespit edilen faiz kısmının ve İ.. Bank aleyhindeki takibin iptaline karar verilmiş, borçlu TMSF vekilince hüküm temyiz edilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti M... Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TCMB'nin Türkiye Barolar Birliği'nin talebi üzerine, bankaların 2000-2011 yılları arası dönemde fiilen uyguladıkları oranları tesbit ederek bildirdiğine ilişkin üst yazı ve ekindeki oranların, 2012 yılı için de; kendisi tarafından temin edilen Halk, Ze V.. faiz oranları nazara alınarak istenebilecek faizin hesap edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, ilam ve yasa maddesi nazara alınarak, Devlet Bankaları'nın takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespit ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin şahsi çabası ile temin etttiği oranlara göre yaptığı hesaplamanın kabul edilerek, yine ilamın tashih şerhi gereğince peşin harcın TMSF'den tahsili ifadesinin çıkartıldığı nazara alınmaksızın, hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/16094, K. 2014/3798, 10 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama