İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/3394 K.2013/8390

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kabulüne dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 07.11.2012 gün ve 52/873 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi…

Esas2013/3394Karar2013/8390Tarih4 Haziran 2013Okuma6 dk · 1.164 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/3394 E., 2013/8390 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2013
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katkı payı alacağı ve katılma alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.164 kelime·6 dk okuma

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kabulüne dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 07.11.2012 gün ve 52/873 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, tarafların boşandıklarını, evlilik içinde tamamen davacının geliri ile alınan bir araç ve iki adet taşınmazın halen davalı üzerinde bulunduğunu, bunların davacı erkeğin kişisel malları iken aile birliğinin devam edeceği düşüncesi ile kendi adına kayıtlı bu dükkan ve daireyi eşine devretmek üzere kadının ağabeyi olan ... vekalet verdiğini, davacıya ait kişisel malların bu şekilde davalıya geçtiğini, davacının davalıdan veya kayınbiraderinden bir bedel almadığını, bu devir ile davacının kişisel mallarında azalma olduğunu, mağduriyeti sebebiyle dükkan,

daire ve araç nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, harcını da yatırdığı 15.10.2012 tarihli dilekçesi ile isteğini 105.000 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının, davalının da rızasını alarak iş kurmak amacıyla ... gittiğini, zaman zaman ailesini görmek için ülkeye dönen davacının daha sonra bir kadın ile yaşamaya başladığını ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini, hatta birlikte yaşadığı kadından evlilik birliği dışında bir çocuğunun dünyaya geldiğini, davacının ...’ya giderken Türkiye'de bulunan ...

Limited Şirketi'ndeki hisselerine rayiç bedeli altında göstermek sureti ile kardeşleri ... ve ... devrettiğini, hisse bedelleri 20.000 TL ve 60.000 TL olarak gösterilmiş olsa da bu bedelin yaklaşık 500.000 TL civarı ettiğini, davacı tarafın iddiasının aksine yıllarca evin geçimine gerek emeği gerekse ekonomik olarak katkısı sömürülen kişinin davalı olduğunu, evlilik birliği içerisinde davalının sürekli çalıştığını, ilgili gayrimenkullerin davalının 2002 yılına kadar olan birikimleri, ziynet eşyaları ve ailesinin yardımları ile edinildiğini, ilgili dava

konusu yapılan malların ödemelerinin tamamen davalı tarafından yapıldığını açıklayarak haksız davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın dava dilekçesindeki talep ve ıslah edilen miktar doğrultusunda 105.000 TL'nin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm esası bakımından davalı vekili, faize yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 21.9.1990 tarihinde evlenmiş, 5.2.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 21.01.2010 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.).

Mahkeme gerekçesinde 1999 yılında alınan araçla ilgili 1.1.2002 tarihinden önce alındığı, davalının kişisel malı sayılması ve araç yönünden reddi gerektiği açıklanmış, hüküm bölümünde bu hususta bir karar verilmemiş ise de bu kısım temyize getirilmediğinden araç bakımından herhangi bir temyiz incelemesi yapılmamıştır.

Dava ve temyize konu edilen ...’da 3631 ada 1 parseldeki 10 numaralı dükkan 13.2.2001, ... 8282 ada 1 parseldeki 8 numaralı mesken ise 8.1.1998 tarihinde davacı ... adına tapuda kayıtlı iken sırasıyla 20.4.2005 ve 11.5.2005 tarihlerinde ... tarafından davalının ağabeyi ... oğlu ... ’ya verilen ... .Noterliği'nin 17.3.2005 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnamesindeki özellikle davalı ...’ya devri içeren yetkiye istinaden davalı ...’ya tapuda satış gösterilerek devredilmiştir.

Davacı ...’in talebi, 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağına ilişkindir.

Katılma alacağı davalarında eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.

Mahkemece her iki taşınmazın da davacı tarafından davalıya tapuda devri satış ve dava konusu taşınmazlar ise edinilmiş mal kabul edilerek usul ve yasaya uygun kabul ettiği bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde katılma alacağı ile ilgili kabule karar vermiştir.

Dava konusu iki parça taşınmazın davalı ... tarafından edinildikleri 20.4.2005 ve 11.5.2005 tarihleri itibariyle taraflar arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olup, taşınmazların davalının kişisel malıyla edinildiği ispat edilemediğine (TMK'nun 222/son) göre 4721 sayılı TMK'nun 219. maddesi uyarınca bu taşınmazların edinilmiş mal olduğu kabul edilerek davacının yasa gereği bu taşınmazlar üzerinde artık değerin yarısı oranında katılma alacağı (TMK’nun 236/1.m.) bulunduğu sonucuna ulaşılması gerekir.

Eşlerden birinin adına kayıtlı taşınmazı tapuda diğer eşe satış ile devretmesi halinde, devrin 01.01.2002 sonrası eşler arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu dönemde gerçekleşmesi durumunda bu kural ve sonuç değişmeyecektir.

Ancak her dava dosyasında eşler arasındaki ilişkiler, taraflarca sunulan ve toplanacak deliller ve beyanlara göre hakkın özünün zedelenmemesi, hak kaybı yaratılmaması şartıyla bu kuralın istisnalarının bulunabileceği de gözden uzak tutulmamalıdır. Açıklanan kural doğrultusunda az yukarıdaki ilkelere göre katılma alacağı hesabı yapılması gerekeceği de açıktır. Bu husus Mahkeme kararında da kabul edilmiş durumdadır.

Ancak, her ne kadar dava dilekçesinde katılma alacağı istenmiş, aile birliğinin devam edeceği düşüncesi ile eşine devretmesi için davalının ağabeyi Hüseyin Varlı’ya vekalet verildiği, cevaba cevap dilekçesinde de davacı ...’in taşınmazları “…kendilerine ve çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak için edindiği…” açıklanmış ise de, 9.3.2011 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde davacı vekili “Davamızın konusu evlilik birliği içinde edinilen mal varlığıdır.

Müvekkilim kendi adına kayıtlı daire ve dükkanı şartsız ve bedelsiz davalı tarafa vekil aracılığı ile devretmiştir” şeklinde açıklamada bulunmuştur. Dosya arasında mevcut 19.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda da; davacının beyanı, devir tarihi ile dava tarihi arasındaki uzun sürede bir çekişme olmaması, karı koca arasındaki devirler ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda hibe kabul edilirse alacak istenemeyeceği belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki devrin gerçekleşmesi sırasında verilen vekaletname içeriği, eşler arasındaki ilişki, dosya kapsamı ve özellikle cevaba cevap dilekçesindeki davacı vekilinin az yukarıda yazılı açıklaması karşısında, davacı ...’in taşınmazları davalı ...’ya serbest iradesi ile yapılan devir işleminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285 ve devamı maddeleri (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 234 ve devamı maddeleri) gereğince gizli bağış niteliğinde bulunduğunun, davacı ...’in devir sırasında bağış kastı ve iradesi taşıdığının kabulü gerekir.

Eldeki dosyada belirlenen ve hakkın özünü de zedelemeyen bu durum karşısında yukarıda açıklanan ve Mahkemece de kabul edilen kuralın burada uygulanamayacağı, bağış durumu dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olup hükmün bu sebeple bozulması gerekir.

Bozma sebebi karşısında davacı vekilinin faize yönelen temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin faize yönelen temyiz isteğinin bozma sebebine göre incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4.

(HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.559,25'er TL peşin harcın istek halinde davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/3394, K. 2013/8390, 4 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3394
Karar No
2013/8390
Tarih
4 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/3394 K.2013/15440
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/3395 K.2013/12992
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/3395 K.2013/8013
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/3395 K.2013/15441
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/3396 K.2013/7773
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/3396 K.2013/3766

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.