İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/3456 K.2013/14657

... ile ... aralarındaki mal rejimi tasfiyesi davasının reddine dair ... 7. Aile Mahkemesi'nden verilen 20.09.2012 gün ve 1095/666 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/3456Karar2013/14657Tarih10 Ekim 2013Okuma6 dk · 1.163 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/3456 E., 2013/14657 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ekim 2013
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Mal rejimi tasfiyesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.163 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

... ile ... aralarındaki mal rejimi tasfiyesi davasının reddine dair ... 7. Aile Mahkemesi'nden verilen 20.09.2012 gün ve 1095/666 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ile davalının evlililk birliği devam ederken dava dilekçesinde adresi yazılı olan meskenin davalı adına satın alındığını, ancak bu taşınmazın alımı sırasında davacının birikimleri ile katkıda bulunduğunu açıklayarak öncelikle davalı adına olan tapu kaydının ½ payının iptali ile davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığında dava tarihindeki değerinin faizi ile birlikte davalıya verilmesine,

müşterek çocuk için aylık 250 TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, 12.3.2012 havale tarihli davalının cevap dilekcesine karşı beyanlarında özellikle neticei talep bölümünde davalının aleyhine açılmış olan davanın kabulü ile dava konusu dairenin ½ hissesinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma dava dosyasına “anlaşmalı boşanma protokolü” başlıklı protokolün sunulduğunu, duruşmada protokolün aynen geçerli olduğuna ilişkin beyanda bulunarak beyanların taraflarca imza altına alındığını ve ...

Aile Mahkemesi'nin 17.03.2010 tarih 2010/292-243 Esas ve Karar sayılı ilamı ile tarafların TMK'nun 166/3 maddesi gereğince boşanmalarına, dosyaya sunulan ve duruşmada içeriği tekrar edilen protokülün karar metnine aynen yazılarak aynı kanunun 184/5 maddesi gereğince onaylanmasına karar verildiği, söz konusu kararın taraflara tebliğ edildiği,

temyiz edilmeksizin 25.5.2010 tarihinde kesinleştirildiğinden artık eldeki davanın konusunun kalmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ve zamanaşımı definin dikkate alınmasını savunmuştur.Mahkemece, evlilik birliğinde edinilen taşınmazla ilgili davalıdan ayın isteme hakkı bulunmadığından tescile yönelik talebin reddine,

yine terditli olarak istenen değer artış payı isteği için az yukarıda tarih ve esas karar numarası belirtilen boşanma ile ilgili kesinleşmiş ilam ve tarafların 17.3.2010 günlü oturumdaki imzalı beyanları ve okunan protokolün 7 nolu maddesinde mal paylaşımı yapıldığından davacının söz konusu boşanma ilamı metni ve eki protokole aykırı ve TMK'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olarak hakkın kötüye kullanılması anlamına gelecek biçimde işbu dava ile talepde bulunmasının dinlenme olanağı olmadığından ve zamanaşımı definede itibar edilmeyerek davacının mal rejiminin tasfiyesine yönelik davasının reddine karar verilmiştir.Hüküm,

süresi içirisinde davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir .Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; eldeki dava harcı ödenmek suretiyle 30.12.2012 tarihinde açılmıştır. Tarafların boşanmalarına ilişkin mahkeme kararı 25.5.2010 tarihinde kesinleştirilmiştir. Boşanma davasının açıldığı 16.3.2010 tarihinde mal rejimi son bulmuştur.

Yerel mahkeme tarafından karara gerekçe yapılan ve yanların boşanmalarına ilişkin kesinleşen mahkeme ilamının kapsamında onaylandığı görülen anlaşmalı boşanma protokolün 7. maddesi: “taraflar müşterek mallarının paylaşımı konusunda ortak bir mutabakata varmış ve paylaşımı gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle birbirlerinden mal paylaşımına ilişkin olarak bir talepte bulunmayacaklarını taahhüt ederler.” biçimdedir.

İşbu protokol, az yukarda değinildiği üzere, boşanma dava dosyasının duruşmasında taraflara okunmuş, yanlar herhangi bir baskı altında kalmaksızın işbu sözleşmeyi imzaladıklarını hakim huzurunda HUMK'nun 151. maddesi uyarınca onaylamışlardır.

Esasen, davacının dilekçesinde baskı altında kalarak söz konusu sözleşmeyi imzaladığına ilişkin iddiasını kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ile kanıtlayamadığı gibi söz konusu sözleşmenin ikrah ya da hile ile imzalattırıldığına ilişkin herhangi bir davada açılmamıştır.

Kaldı ki, boşanma dava dosyasındaki oturum zaptında yazılı olduğu üzere hakim huzurunda cebir, tehdit altında kalmadığı ve hile ile imzalatılmadığına ilişkin imzalı beyanı bulunmaktadır.Öte yandan, söz konusu protokolün az yukarda yazılı olan madde metininde sözü geçen “mal” tabiri TMK'nun sistematiği içerisinde ayrı bir bölüm olarak düzenlenen eşya hukuku ile ilgili kitabında açıklandığı üzere tarafların sahip oldukları tüm menkul ve gayrimenkul malları kapsayacağı kuşkusuzdur.

Yine, TMK'nun 683. maddesi “birşey” demekle gayrimenkulden bahsedildiği izahtan varestedir. Tüm bu nedenlerle, “mal” kelimesinin çok dar yorumlanması anılan kanunun kapsamına aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Kaldı ki, gerek 1.1.2002'den önce ve gerekse bu tarihten sonra açılan mal rejiminin tasfiyesine ilişkin tüm davalarda zamanaşımı süresi TMK'nun 5. maddesinin yollamasıyla Borçlar Kanunun 125 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 146. maddesi uyarınca 10 yıldır.

Boşanmanın fer'ilerine ilişkin TMK'nun 178. maddesinin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.4.2013 tarih 2013/8-375-520 Esas ve Karar sayılı ilamıda bu mealdedir.Hal böyle olunca, Mahalli Mahkemenin kararı açıkladığımız bu gerekçelerle isabetli olup usul ve yasaya uygun olmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Yerel Mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.

(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı

21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, TMK’nun 202, 218, 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma isteğine ilişkindir.Davanın; anlaşma protokolünün 7.maddesi ile TMK’nun 2 ve zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması ( TMK. m.178 ) nedeniyle reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Daire çoğunluğunca protokolün 7.maddesinde yer alan açıklamanın mal rejiminin tasfiyesini kapsadığını ve zamanaşımı süresinin ise 10 yıl olduğunu gerekçe göstermek suretiyle red kararının onanmasına karar verilmiştir.Dosya arasında bulunan “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” başlıklı

anlaşmanın 7.maddesine göre, “ taraflar müşterek mallarını paylaşımı konusunda ortak bir mutabakata varmış ve paylaşımı gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle birbirlerinden mal paylaşımına ilişkin olarak bir talepte bulunmayacaklarını taahhüt ederler."Anlaşmalı boşanma protokolünün bu maddesinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan malları da kapsayıp kapsamadığı azınlık ile çoğunluk arasında uyuşmazlık noktası oluşturmaktadır.

Taraflar 11.09.2002 tarihinde evlenmiş, 16.03.2010 tarihinde açılan ve kabulle sonuçlanan boşanma davasının 25.05.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eldeki dava 30.12.2010 tarihinde açılmıştır. Uyuşmazlık konusu 183 ada 5 parselde yer alan 4 nolu bağımsız bölüm davalı ... tarafından 3.09.2008 tarihinde alındığına göre eşler arasında geçerli bulunan edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde alındığından edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir.

TMK’nun 166/3.fıkrasında yer alan anlaşmalı boşanmanın olumlu sonuçlanabilmesi için eşlerin boşanmanın fer’i niteliğinde bulunan haklar konusunda anlaşmak zorunda oldukları açıktır. Mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaşmaları zorunlu değildir. Ancak anlaşma protokolüyle mal rejiminin tasfiyesi konusunda da düzenleme yapabilirler. Bu konuda yasal bir engel bulunmamaktadır.

Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan sadece bir dairedir.Şayet taraflar anlaşmalı boşanma protokolüyle aynı zamanda mal rejiminin tasfiyesi konusunda da anlaşmak isterlerse, hangi mallar konusunda anlaştıklarını tek tek nitelik, cins, adet, ada, parsel vs. açıklanmak suretiyle anlaşma yapmaları gerekir.

Aksi halde anlaşmalı boşanma protokolünün eşler üzerinde bıraktığı psikolojik ve sosyolojik etki nedeniyle bir an evvel boşanalım da ne olursa olsun düşüncesiyle duraksama yaratan anlaşmalı boşanma protokolleri yapmaları mümkündür. Bu protokolün de açıklanan psikolojik ortam içinde yapıldığı konusunda duraksamamak gerekir.

Protokolün 7.maddesinde yer alan ibarelerin mal rejiminin tasfiyesi kapsamında yer alan ve uyuşmazlık konusu olan daireyi yani taşınmazı kapsadığı kanaatinde değiliz. Aksi halde, davacı Eşin mağdur olacağı açıktır. Bunun karşılığında davacı eşe ne verildiği de anlaşma protokolünde yer almamaktadır. Mallar konusu; ne anlama geldiği anlaşılamayan ve duruksama yaratan kapalı kelimelerle ifade edilmiştir.

Bu bakımdan protokolün 7.maddesinde geçen ibareler geniş yorumlanmak suretiyle katılma rejimine konu olan taşınmazı da kapsadığı şeklinde gerçekleşen değerli çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. Somut olayda Yerel Mahkemenin dayandığı gibi TMK’nun 2.maddesini uygulama olanağı da bulunmamaktadır.

Öte yandan bir olayda zamanaşımı gerçekleşmişse sadece buna dayalı olarak davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. İşin esasına girilerek hüküm kurulamaz. Yerel Mahkemenin bu bakımdan bir çok gerekçeye dayanmak suretiyle işin esası yönünden de reddine karar verilmiş bulunması doğru değil ve usule aykırıdır.Saptanan bu olgular karşısında hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanması şeklinde gerçekleşen sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz.10.10.2013

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/3456, K. 2013/14657, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3456
Karar No
2013/14657
Tarih
10 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/3457 K.2013/5528
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/3458 K.2013/37851
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/3458 K.2013/22450
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/3459 K.2013/6023
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/3459 K.2013/22745
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/3460 K.2013/37856

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.