İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/4551 K.2014/3411

M.. A.. ile Hazine ve Kevenli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Zara Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.10.2012 gün ve 542/265 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde…

Esas2013/4551Karar2014/3411Tarih26 Şubat 2014Okuma4 dk · 770 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/4551 E., 2014/3411 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2014
Mahkemesi
Zara Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi
02/10/2012
Numarası
2009/542-2012/265
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

770 kelime·4 dk okuma

M.. A.. ile Hazine ve Kevenli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Zara Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.10.2012 gün ve 542/265 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, 13.11.2009 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin kadimden beri eklemeli zilyetliğinin davacı ile ara ve dip murislerinde olduğunu, taşınmaz üzerinde davacının babasından kalma en az kırk yıllık bir evin bulunduğunu açıklayarak Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Hazine vekili, kadastro tespitinin doğru olduğunu, bu yerde davacının zilyetliğinin bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı Köy Tüzel kişiliği temsilcisi davacının iddialarının doğru olduğunu söylemiştir.

Mahkemece, yapılan keşif dosyada mevcut ziraatçi ve fen bilirkişiler raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacının davasının kabulüne, dava konusu 118 ada parsel sayılı taşınmazın 1.054,67 m2, mera niteliğindeki Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 03.09.2012 havale tarihli fen bilirkişilerinin krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde Hazine vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; dava konusu 118 ada parsele ilişkin kadastro tutanağının onaylı fotokopisi getirilmiştir. Senetsizden, mera niteliğiyle, 1.054,67 m2 olarak, 17.12.1999 tarihinde, orta malı olarak tespit yapılmış, dava açılmadığından 25.05.2000 tarihinde kesinleştirilmiştir. Komşu parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının onaylı fotokopileri dosya içerisindedir. Mahallinde keşif yapılmıştır.

Dinlenen yerel bilirkişiler dava konusu yerin kendilerini bildiklerinden beri davacının babası A.. A..’a ait olduğunu, ona da kendi babasından kaldığını, A.. A..’ın bir oğlu ve kızlarının bulunduğunu, buranın köy merası olmadığını, fakat köyün merasının neresi olduğunu bilmediklerini söylemişlerdir.

Davacı tanıkları ise, dava konusu yerin köy merası olmadığını, aslında köy merasının bu parselin kuzey doğu tarafındaki yamaçta bulunduğunu, bu yerin önceden davacının babasına ait olduğunu açıklamışlardır. Mahkemece, yapılan gözlemde: taşınmaz üzerinde tek katlı betonarme ev ve ona bağlı müştemilat olduğu, çevresinde köy evlerinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde on yaş ve üzeri kavak ağaçlarının bulunduğu gözlemlenmiştir.

Davacı vekili, keşif zaptındaki imzalı beyanında bu yerin sağlığında davacıya babası tarafından pay edilerek verildiğini açıklamıştır. Keşifte görevlendirilen ziraatçi bilirkişi: taşınmazın üçüncü sınıf toprak yapısında, kültür tarımına elverişli üzerinde hali hazır durumu ile çayır bitkilerinin bulunduğu ve 15 yaş üzeri 25-30 adet kavak ağacı ile bir adet ev mevcut olduğu rapor edilmiştir. Fen bilirkişiler 31.08.2012 tarihli krokili raporlarını dosyaya sunmuşlardır.

Komşu parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının incelenmesinde; mera niteliğiyle tespit ve tescillerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, kadastro çalışmalarında ‘mera’ niteliğiyle tespit ve tescili yapılan taşınmazın kadim veya tahsisli mera olup olmadığı ve zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün bulunup bulunmadığında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere ve kural olarak, kadim meraların niteliği yetkili kurullarca değiştirilmediği sürece zilyetlik ve imar ihya yoluyla kazanılması mümkün değildir. Tahsisli mera olarak belirlenen yerlerin ise, tahsisten önceki niteliği ve tahsisten önceki imar ihya ve zilyetlik durumunun araştırılıp belirlenmesi ve ondan sonra sonucuna göre koşulları oluşmuş ise iktisabı mümkündür.

Somut olayda, mahalli bilirkişiler komşu köylerden belirlenmesine rağmen sadece nizalı taşınmazın kullanım durumu hakkında bilgileri alınmış, bu yerlerin kadastrodan önceki niteliğinin ne olduğu ve özellikle doğu ile kuzey doğu yönünde bulunan 118 ada nolu mera parsel ile bir bütünlük arz edip arz etmediği net bir biçimde araştırılmamış ise de, yapılan yargılamalar sonucunda özellikle 118 ada nolu parsellere ilişkin şahıslar tarafından açılan kadastro tespitlerinin itirazına ilişkin davalar ret ile sonuçlanmış ve o yerler mera özel siciline yazılmışlardır.

Dava konusu yerin de bu parsellerle bir bütünlük arz ettiği izahtan varestedir. Mera parseli üzerine ev yapılması veya ağaç dikilip yetiştirilmesi o yerin niteliğini değiştirmez ve zilyetlikle kazanılmasına hukuki sebep teşkil etmez.

Hal böyle olunca, Zara Kadastro Mahkemesi'nin 22.10.2004 tarih 2002/23 Esas 2004/02 Karar sayılı 118 ada parselle ilgili kesinleşen kararı, aynı Mahkemenin 22.10.2004 tarih 2004/07-05 Esas ve karar sayılı Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleşen 118 ada nolu parsele ilişkin kararı, aynı Mahkemenin 12.11.2004 tarih 2004/08-04 Esas ve karar sayılı 118 ada nolu parsele ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin onama kararı ile kesinleşen kararları dikkate alınarak dava konusu parselin de bu parseller arasında ve onlarla bir bütün olduğu belirlenmekle davacının davasının reddine karar vermek gerekirken kesinleşen ve dosya içersinde bulunan mahkeme kararları, somut olgular göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile mahalli mahkemenin kararının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/4551, K. 2014/3411, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/4551
Karar No
2014/3411
Tarih
26 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/4552 K.2014/1543
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/4552 K.2014/527
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/4553 K.2014/921
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/4555 K.2014/3219
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/4556 K.2014/3789
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/4560 K.2014/2349

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.