İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9071 K.2014/2843

M.. Ö.. ile N.. S.. ve M.. S.. aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair Bolu Aile Mahkemesi'nden verilen 27.09.2013 gün ve 172/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi,…

Esas2013/9071Karar2014/2843Tarih20 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2013/9071 E., 2014/2843 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2014
Mahkemesi
Bolu Aile Mahkemesi
Tarihi
27/02/2013
Numarası
2011/172-2013/130
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma

M.. Ö.. ile N.. S.. ve M.. S.. aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair Bolu Aile Mahkemesi'nden verilen 27.09.2013 gün ve 172/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan N..'in 1997 yılında evlenip boşandıklarını, davacının evlilik tarihinden önceki birikimleri ile satın aldığı 30 adet altın bileziği faizlerin yükselmesi üzerine satarak H.. Bankası B.. Şubesinde davalı adına açılan banka hesabına yatırdığını, davalının adına açılan hesaptaki 17.479 TL'yi boşanma dava tarihinden önce diğer davalı olan babası M.. S..'a havale ettiğini açıklayarak 18.100 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, evlilik öncesi 30 adet bileziğinin bulunmadığını, davalıya düğün yapılmaması nedeniyle 10 adet bilezik takıldığını, davalı adına açılan hesabın davalıya takılan 10 adet bilezik, ilk evliliğinden kalan ziynetler ve tasarruflarından oluştuğunu bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davalı adına 07.03.2002 tarihinde açılan hesapta bulunan 17.479,99 TL'nin kişisel mal olduğu davacı ve davalı tarafından ispat edilemediğinden edinilmiş mal olarak kabulü ile, 19.12.2003 tarihinde davalı tarafından diğer davalı babasına havale edilen paranın karar tarihine en yakın tarihte ulaştığı değerin yarısı 27.030,89 TL olup isteğe bağlı kalınarak 18.100 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 07.04.1997 tarihinde evlenmişler, 13.01.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 28.12.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediğinden eşler arasında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 13.01.2010 tarihine kadar TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Davacı vekili 07.03.2002 tarihinde açılan banka hesabında bulunan ve 19.12.2003 tarihinde davalılardan M.. S..'a havale edilen paranın evlilik öncesi satın aldığı bileziklerin satımından elde edildiğini iddia etmişken, davalı bu paranın gerek ilk evliliğinde gerekse de davacı ile evliliğinde kendisine takılan altınlar ve kendi tasarrufları ile açıldığını savunmuş, böylece her iki tarafta kişisel mal iddiasında bulunmuştur.

4721 sayılı TMK'nun 6. maddesi genel bir ilke olarak Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu öngörmüşken, aynı yasanın 222/3. maddesi mal rejimine ilişkin olarak bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılacağını özel olarak düzenlemiştir. Anılan yasa hükümleri uyarınca kişisel mal iddiasında bulunan tarafların bu iddialarını ispatlaması gereklidir.

Davalı kadın, davacı koca hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2003/ 4516 sayılı hazırlık soruşturmasında, müşteki sıfatıyla Cumhuriyet Savcısına vermiş olduğu 15.12.2003 tarihli ifadesinde ''... ikimizin ortak parası olan 18.000 TL'yi benim adıma bankaya yatırmıştık...'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı ise iddiasının ispatı bakımından tanık deliline dayanmış, dinlenen tanıklar görgüye dayalı olarak herhangi bir beyanda bulunmazken davacıdan duyduklarını bildirmişlerdir. Davalının cumhuriyet savcısı huzurundaki beyanları ve davacı tanıklarının davacıdan duyduklarını beyan etmiş olmaları karşısında her iki tarafında iddialarını ispatladıkları kabul edilemez.

Bu bakımdan mahkemece tarafların kişisel mal iddiasına değer verilmeden hesapta bulunan paranın hesabın açıldığı 07.03.2002 tarihe göre edinilmiş mal olarak kabulü ile davacının isteğinin katılma alacağı olarak değerlendirilmesi doğrudur.

Katılma alacağı istekli davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir.

Mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Kişisel mal iddiası ispatlanmadığından hesabın açılış tarihine göre edinilmiş mal niteliğinde olan diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla mal rejimi devam ederken diğer davalıya devredilen paranın yarısı üzerinde TMK'nun 236. maddesi uyarınca davacının katılma alacağının varlığı doğrudur.

Ancak geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesini amaçlayan denkleştirici adalet ilkesi gereğince paranın bilirkişi tarafından incelemenin yapıldığı 25.03.2011 tarihinde ulaştığı değer dikkate alınarak davacının katılma alacağının 27.030,89 TL olarak kabulü doğru değildir. Davalı tarafından 19.12.2003 tarihinde diğer davalı M..

S..'a havale edilen mal varlığı para olup, bu paranın başka türlü değerlendirildiği iddiası da bulunmadığı nazara alınarak her iki tarafında mağduriyetine neden olmamak ve hakkaniyet gereğince, paranın ekonomik getirisinin faiz olduğu da göz ardı edilmeden 19.12.2003 tarihinde 17.479,99 TL olarak davalı Nurten tarafından diğer davalı Mehmet'e havale edilen paranın bu tarihten karar tarihine en yakın tarihe kadar ki yasal faiziyle ulaşacağı miktarın bu konuda uzman bir bankacı bilirkişi vasıtası ile belirlenerek bu miktarın yarısına katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken somut olayda uygulanması mümkün olmayan bir hesap yöntemi ile

yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan dava mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olup davalı M.. S.. davalı eş olan Nurten'in babası olmakla beraber taraflara ve davaya göre üçüncü kişi durumundadır.

TMK'nun 229. maddesi uyarınca, "eklenecek değerler" bakımından maddede öngörülen koşullar altında yapılan karşılıksız kazandırmaların olması ve diğer eşin katılma alacağını azatmak kastıyla yapılmış devirlerin bulunması, öte yandan bunların yanında TMK'nun 241. maddesine göre "Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

Görüldüğü gibi üçüncü kişinin sorumluluğu TMK'nun 241. maddesinde, sınırlı olarak açık bir biçimde belirlenmiştir. Bu bakımdan davalı-üçüncü kişi baba M.. diğer davalı eş ile birlikte katılma alacağından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamaz. O halde, davalı- üçüncü kişi baba Mehmet yönünden davanın reddi yerine kabulü usul ve kanuna aykırıdır.

Bundan ayrı katılma alacağına ilişkin dava da TMK'nun 239/ son maddesine aykırı olarak tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi yerine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru değildir.

Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybiriliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/9071, K. 2014/2843, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9071
Karar No
2014/2843
Tarih
20 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/9071 K.2014/5002
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9072 K.2014/2859
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/9072 K.2014/3144
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/9072 K.2014/4122
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9072 K.2014/1724
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/9072 K.2014/5036

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.