KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/956 E., 2013/19444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin görevsizliğine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.11.2012 gün ve 156/122 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Yerel mahkemece, “isteğin Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereğince işlem sırasında yapılan hatanın düzeltilmesi isteğine ilişkin olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi değil aynı Kanun'un 41. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, gerekçe göstermek suretiyle görev yönünden dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Sulh Hukuk Mahkemesine
gönderilmesine” karar verilmesi ve hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine değerli Daire çoğunluğunca, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu bildirmekle, birlikte esas yönünden mahkemece, herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı halde işin esasına da girilmek suretiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi yönündeki görüşlerine katılamıyorum.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi, uyuşmazlık doğurmayan hataların düzeltilmesi bakımından uygulanması gereken bir maddedir. Aksi halde, hasım gösterilmek suretiyle açılan yani iki tarafı ilgilendiren davalarda söz konusu maddenin uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Davacı taraf, kendisine ait 216 ada 63 sayılı parselin miktarının kadastro çalışmaları sırasında eksik tespit edildiğini belirterek ve 216 ada 27 ve 36 sayılı parsel maliklerini davalı göstererek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Bu durum karşısında taraflar arasında, ayni hakka dayalı bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinin uygulama yerinin olmadığı ortadadır.
Bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönündeki çoğunluk görüşüne aynen katılıyorum.
Ne var ki yerel mahkeme, sadece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, esasa ilişkin hiçbir araştırma ve incelemenin yapılmadığı saptanmıştır. Görevsizlik kararı usule ilişkin bir karar olup, sadece görevli mahkemenin hangisi olduğu yönünde saptama (somut olayda bozma) yapılmak suretiyle yetinilmesi gerekirken Daire önüne gelmeyen ve temyiz konusu yapılmayan hak düşürücü süre ve diğer hususlar gözetilerek esasa ilişkin bozma yapılması konusunda Dairenin görev ve yetkisinin bulunmadığını düşünüyorum. Bu bakımdan bozma gerekçesinin bu kısmına belirttiğim nedenlerle katılmıyorum. 19.12.2013
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/956, K. 2013/19444, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama