KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/16664 E., 2015/19123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Afşin İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/03/2014
- Numarası
- 2012/46-2014/14
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, müvekkili aleyhine Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının sonucu verilen ilama dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, Kamulaştırmaya ilişkin davalarda faiz talep edebilmek için kesinleşmiş bir kararın gerekli olduğunu, hali hazırda kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi tarafından ilamda hükmedilen faiz yönünden bozma kararı verildiğini belirterek icra takibinin faiz yönünden iptalini talep etmiş, Mahkemece icra takibinin iptaline karar verilmesi üzerine hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HGK’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas-1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle, sınırlı yetkili İcra Mahkemesi'nce ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez.
Somut olayda; icra takibinin dayanağı ilamın hüküm bölümünün 2 nolu bendinde "Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahsubu ile davacıdan fazla alınan 186.910,62 TL miktarın, davalı taraftan hesaptan çekilmiş ise, bankadan çekildiği tarihe kadar işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
Anılan hükümde 186.910,62 TL alacağın faizi ile tahsil edilerek davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulmuş ise de faizin hesaplanmasına ilişkin hüküm bölümü açık net olmadığı gibi çelişki doğuran ifadeler içermektedir. Bu durumda anılan ilama dayanılarak faiz alacağı yönünden takip yapılamaz. Ancak asıl alacak ve vekalet ücreti alacağı yönünden takip yapılmasında bir usulsuzlük bulunmamaktadır.
Mahkemece 7.327 TL işlemiş faiz alacağı yönünden takibin iptaline karar verilmek gerekirken takibin tümden iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/16664, K. 2015/19123, 26 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama