KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/19026 E., 2016/2431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların paydaşı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın davacı tarafından yaptırıldığını açıklayarak binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., ... havale tarihli dilekçesiyle davayı kabul etmiş, diğer davalı ... ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığı ve ayrıca davalı Mukadder'in davayı kabul etmesinin mahkemeyi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davaya konu tespit isteğinde davacının güncel hukuki yararı (HMK m.106/2), satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davasına konu olan taşınmazda paydaş olan davacının taşınmaz üzerinde meydana getirdiğini iddia ettiği muhdesat nedeniyle satış parasında payı dışında daha fazla para elde etmek istemesidir. Eş söyleyişle, satış parasından paylı mülkiyet payı dışında daha fazla bedel alma imkanıdır.
Mahkemece, binanın (muhdesatın) davacı tarafından meydana getirildiğinin ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; paydaşlardan ... yazılı dilekçesiyle davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m. 311). O halde davalı ...'un kabul beyanı geçerli ve bağlayıcı olduğundan kabule değer verilerek davayı kabul eden davalı yönünden geçerli olmak üzere tespit kararı verilmesi gerekirken, adı geçen davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
.//..
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19026, K. 2016/2431, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama