KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/1998 E., 2014/21517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/11/2013
- Numarası
- 2013/805-2013/627
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili tarafından başlatılan takibe dayanak ilamda "248.518,75 TL maddi tazminatın 08.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri yönünden poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Borçlu A.. Ş.. vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, poliçe limiti 60.000,00 TL olup, sorumluluklarının bununla sınırlı olduğundan ilam konusu borcun tümünün kendilerinden istenemeyeceğini, takip sonrası için reeskont avans faizi talep edilemeyeceğini, ilamda yasal faiz öngörüldüğünü, ileri sürerek icra emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece icra emrinin şikayetçi borçlu yönünden iptaline, takip talebinin ilama aykırı olan kısımları yönünden iptaline karar verilmiştir.
HMK'nun 297/son maddesi hükmü gereği, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça belirtilmesi gerekir.
Mahkemece, takibe dayanak ilamda, alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline sigorta şirketlerinin poliçe teminatı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verildiği halde sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar açıkça gösterilmediğinden hükmün ancak davalıların hükmedilen alacak kalemlerinden müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek infaz olunabileceği ve ilamda öngörüldüğü gibi, takip sonrası için de yasal faiz isteminde bulunulabileceğinden işleyecek faizin avans faizi olarak talep edilemeyeceği, gözönüne alınarak hüküm tesisi gerekirken uyuşmazlığı sona erdirecek açıklıktan uzak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, borçlu tarafından icra emrinin iptali istendiği halde, talep aşılarak takibin iptaline dair karar tesisi de doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/1998, K. 2014/21517, 20 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama