KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/20150 E., 2016/4065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ... Belediyesi Gıda San. ve Tic. A.Ş. aralarındaki alacak davasının reddine dair ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davalı şirketin 1999-2004 yılları arasında ... ile ... birleştiği kısımdan izinsiz olarak kum ve çakıl aldığını açıklayarak kum ve çakıl bedeli olarak 73.401,07 TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yerin 1999-2004 yılları arasında DSİ'nin tasarrufunda olduğunu, dava dışı ... Belediyesi ile ... arasında yapılan sözleşme uyarınca kum ve çakıl çıkarıldığını, dolayısıyla davalının ve ...'nin taraf sıfatının bulunmadığını, ayrıca alacak talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerden izinsiz olarak alınan kum ve çakıl bedelinin tahsiline ilişkin olup, ecrimisil davası niteliğinde olduğu, talebin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, bir taşınmazın haksız olarak ancak olduğu gibi kullanılması halinde söz konusudur. Oysa davacının talebi 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde açılmış, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazdan izinsiz kum ve çakıl alınması sebebiyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41.vd maddeleri uyarınca haksız eylemden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece talebin ecrimisil olarak değerlendirilerek zamanaşımı savunmasının da buna göre değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; taraf iddia ve savunmalarının haksız eylem hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Davanın hatalı olarak nitelendirilmesi sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
../..
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/20150, K. 2016/4065, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama