KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/20993 E., 2016/3175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Mal Rejiminin Tasfiyesi, Tapu İptali ve Tescil
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi, tapu iptali ve tescil davasında asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine dair ... 7. Aile Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, ilk açılan davada evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş oldukları iki adet taşınmaz ve bir adet araç yönünden alacağın davalı eşten tahsilini talep etmiş; Aile mahkemesine açmış olduğu birleşen dosyada ise dava dilekçesinde belirtilen 19 nolu meskenin evlilik birliği içerisinde edinildiğini ancak muvazaalı olarak davalı eş tarafından diğer davalıya satış olarak gösterilip tapuda devredildiğini, bu nedenle davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın diğer davalı eş ... adına tescilini talep etmiştir.
Davalıların vekilleri, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesi savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; süresi içerisinde reddedilen birleşen dosya konusu talep yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK'nun 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre birleşen dava, muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tescil isteğine ilişkindir.
Muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Davacı, şahsi hakkına dayanarak ileride açabileceği mal rejiminin tasfiyesi ile hak edebileceği alacağının tahsilini sağlamak amacıyla eldeki davayı açmış, muvazaalı devrin iptali ile taşınmazın diğer davalı adına tescilini talep etmiştir. Davanın yasal dayanağı genel hükümlerdir.
(TBK. m. 19.; e.BK. m. 18) Aile Hukuku'ndan kaynaklanan bir talep mevcut değildir. Bu nedenle davaya bakma görevi Aile Mahkemesi'ne ait olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Dava, Aile Mahkemesinde karara bağlanmıştır. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK'nun 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK'nun 115/1).
./.
Bu nedenle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine (HMK'nun 115/2), dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken; hatalı niteleme ve değerlendirmeyle davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/20993, K. 2016/3175, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama