KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/246 E., 2014/18658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Kaş İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/05/2013
- Numarası
- 2012/23-2013/35
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu Şirket aleyhine genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı ve limit ipoteğine dayalı olarak başlatılan takibe karşı İcra Mahkemesine yapılan başvuruda; hesap katı ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, İİK'nun 150/ı maddesine dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılarak, icra emri düzenlenemeyeceğinden takibin iptali talebinde bulunulmuş, Mahkemece, herhangi bir gerekçe gösterilmeden dosya kapsamınca davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297/1-c maddesinde; "Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar. Kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp, değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nun 27 ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/6-18 Esas-2011/30 Karar sayılı, 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı kararları).
Yine, bazen bir mahkeme kararının, başka bir dava yönünden kesin hüküm veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi konularda yapılacak hukuksal değerlendirmelerin sağlıklı olabilmesi de, o kararın yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür (Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2006 tarih ve 2006/11620 esas, 2006/659 karar sayılı kararı).
Somut olayda hükmün gerekçesinde, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak şikayetin reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, şikayetçinin ileri sürdüğü nedenler tek tek tartışılıp değerlendirilmemiştir. Hüküm bu haliyle, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamamaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkelere uygun bir gerekçe gösterilmeksizin şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/246, K. 2014/18658, 20 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama