KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/4339 E., 2015/11646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma alacağı
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı-birleşen dosya davalısı ..... ile davalı-birleşen dosya davacısı .... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İstanbul Anadolu 13. Aile Mahkemesi'nden verilen 19.09.2013 gün ve 916/618 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, evlilik birliği devam ederken alınan aracın değeri, banka hesaplarında bulunan para ile hisse senetlerinin değerinin 1/2 oranında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya bir savunma getirmemiştir.
Davalı/birleştirilen dosya davacısı, 12.250,00 TL değerinde altınları ile ev eşyalarını davacı/birleştirilen dosya davalısının vermediğini, birikimleri ile davacı/birleştirilen dosya davalısına verdiği 26.100,00 TL'nin yarısı ile 3.000 USD'nin yarısının iade edilmediği, davacı/birleşen dosya davalısının hesaplarında bulunan paranın payına düşen kısmı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.500,00 TL alacağın davacı/birleştirilen dosya davalısından alınmasını istemiştir.
Davacı/birleştirilen dosya davalısı vekili, altınların düğünde takıldığını, kendisine ait olduğunu, paraların olağan masraflar için yollandığını, hesaplarında para bulunmadığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını açıklayarak, takibin reddini dilemiştir.
Mahkemece, ilk davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davalı/birleştirilen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz, reddedilen birleştirilen davaya ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 137. maddesinde ön incelemenin kapsamı, HMK'nun 138. maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar, HMK'nun 139. maddesinde ön inceleme duruşmasına davet, HMK'nun 140. maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun ön incelemenin kapsamı başlıklı 137. maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138. madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği öninceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı,
tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulh veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve duruşma günü verilemeyeceği belirtilmiştir.
Davalı/birleştirilen dava davacısı .... davasını 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra 27.03.2013 tarihinde açmıştır. Dava dilekçesinin davalıya 08.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22.04.1013 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve davacıya da cevap dilekçesinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, ön inceleme (HMK m.137) ve ön inceleme duruşması (HMK m. 140) yapılmadan tensiben (dosya üzerinden) verilen 11.06.2013 tarihli kararla bu davanın tarafları arasında görülen yanlardan Neslihan tarafından açılan temyiz edilen hükme esas dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'de dilekçelerin değişimi aşaması tamamlandıktan sonra (HMK m. 126-136), ön inceleme ve ön inceleme duruşmasının yapılması gerekir (HMK m. 137-142). Ön inceleme aşaması tamamlamadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez (HMK m. 137/1-2). Ön inceleme duruşması yapılmadığından, davacı ön incelemeye bağlı haklarını kullanamamış ve doğrudan tahkikata geçilip karar verildiğinden; deliller toplanmadan karar verilmiştir.Bu durum, davacının adil yargılanma hakkı kapsamındaki hukuki dinlenilme hakkına da (HMK m. 27) aykırılık oluşturup başlı başına bozma nedenidir.
Bu nedenle birleştirilen dava yönünden, temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan usulü işlemlerin yürütülüp, gerçekleşecek sonuca göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/4339, K. 2015/11646, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama