İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/4433 K.2015/909

Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas2014/4433Karar2015/909Tarih19 Ocak 2015Okuma5 dk · 1.036 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2014/4433 E., 2015/909 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.036 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ

Muhdesatın tespiti . ve .. ile .. ve .. aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.06.2013 gün ve 198/224 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu 4191 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yer alan üç katlı betonarme ev, garaj ve odunluğun mirasbırakan tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların tarafların murisi tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Mahkemece davalı tarafın süresi geçtikten sonra sunduğu 07.01.2013 tarihli cevap dilekçesinin verilmemiş sayılması ile davalı delillerinin toplanmasına yer olmadığına karar verilerek, sadece davacı taraf delilleri doğrultusunda dava konusu muhdesatların mirasbırakan tarafından inşa edildiğine karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki. 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini, kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir.

Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı

organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir.

Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır.

Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nun ön incelemenin kapsamı başlıklı 137. maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138. madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı,

tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve duruşma günü verilemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince, Mahkemece 09.05.2012 tarihli tensip tutanağında, davalı tarafa cevap dilekçesi ve delillerini sunmaları için 2 haftalık süre tanındığı, cevap dilekçesinin verilmediği takdirde dava dilekçesinde ileri sunulan vakıaların tamamının inkar edilmiş sayılacağının ihtarına karar verildiği, davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip tutanağının usulüne uygun olarak yapılan tebliğ ile bu hususun ihtar edildiği, ancak davalı tarafça iki haftalık süre geçirilerek 05.12.2012 tarihli ön inceleme duruşmasından sonra, 24.01.2013 tarihli tahkikat duruşmasından önce, 07.01.2013 havale tarihli dilekçesi ile davaya karşı cevaplarını ve delillerini sunduğu görülmüştür.

Önemle vurgulanmalıdır ki, Mahkemelerin gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması ve sonuçlarının, sıfatı ne olursa olsun ilgilisine bildirilmesi zorunludur.

Bu nedenle, özellikle tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonucun açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19.01.2014 2013/22-1319 Esas, 2014/927 Karar) Somut uyuşmazlığın incelenmesinde, Mahkemece 09.05.2012 tarihli tensip tutanağında verilen 2 haftalık sürenin gereğinin davalı vekili tarafından yerine getirilmediği, Mahkemece süresi içerisinde davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı ve tanıklarının bildirilmediği gerekçesi ile, davalı tanıklarının dinlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilerek, mevcut deliller uyarınca davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, Mahkemece anılan 09.05.2012 tarihli tensip tutanağında, davalı tarafa cevap dilekçesini ve delillerini sunması için süre verilmiş ise de, 2 hafta içerisinde cevap dilekçesi ve delillerini sunmadığı takdirde, davalı tarafın dava dilekçesindeki ileri sunulan vakıaların tamamını inkar etmiş

sayılacağının ihtarının yapıldığı, delilleri sunmaktan vazgeçmiş sayılayacağı hususunda usulüne uygun şekilde bir ihtarat ya da ihtar içeren tebligat yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin, tahkikat aşamasına geçmeden isimlerini açıkça yazarak tanık bildirdiği ve tanıkların dinlenilmesinden vazgeçmemiş olması hususu da gözetildiğinde, davalıya tanıklarının dinlenmesi için imkan tanınmadan hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak karar verildiği kabul edilmelidir. Kaldı ki.

HMK'nun 243/1 md uyarınca, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.

Bu durum gözetildiğinde somut olayda, cevap dilekçesi ve delillerini sunması için 2 haftalık sürenin verildiği evrakın davalıya tebliğinden itibaren 2 haftalık süre tarihinden sonra ve fakat tahkikat duruşmasından önce davalı tarafın delillerini ve tanık listesini mahkemeye sunduğu, anlaşıldığına göre, davalının tanık listesini mahkemeye 2 haftalık süreden sonra vermesinin yargılamayı uzatmaya yöenlik olmadığı açıktır.

Hal böyle olunca; Mahkemece, davalının sunduğu delillerin toplanması, bildirdiği tanıkların 6100 sayılı HMK'nun 245.maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenip, sonucuna göre değerlendirme yapılarak uygun bir karar verilmesi gerekirken; tarafların hak arama özgürlüğü kapsamında iddia, savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkı ihlal edilerek gösterilen deliller toplanmaksızın ve tanıklar dinlenmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK 297/ç madde) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.975,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/4433, K. 2015/909, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4433
Karar No
2015/909
Tarih
19 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/4436 K.2015/284
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/4449 K.2015/190
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/4460 K.2015/916
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/4482 K.2015/390
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/4513 K.2015/9
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/4528 K.2015/41

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.