KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/5011 E., 2015/20560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/11/2013
- Numarası
- 2009/113-2013/581
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili; Uşak 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/120 Esas sayılı takip dosyası ile borçlu .. Eğitim Öğretim Hiz. Basın Yayın İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti hakkında icra takibi yaptıklarını, 15.01.2007 tarihinde “.. Mahallesi .. Sokak No:10 ..” adresinde, haciz işlemi yapıldığını, diğer davalı .. Eğitim Öğretim ve Sağlık Hiz. Basın Yayın İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, haczedilen mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunu beyan ederek davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddini ve %40 dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunu, işyerini devir aldığını, ayrıca dava konusu takibe konu senedin takip kabiliyetinin olmadığını beyanla davanın reddine ve %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu haciz sırasında borçlunun ve borçlu şirket yetkilisinin hazır olmadığı, haczedilen mallarla ilgili davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğu, ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarına göre, davalı 3. kişinin “.. Mahallesi, .. Sokak, .. Uşak” adresinde 20.12.2006 tarihinde işe başladığı, borçlu şirketin ise ".. Mahallesi, ..
Sokak, bila no Uşak" adresinde 02.03.2005 tarihinde faaliyete başladığı, her ne kadar 3. kişi tarafından bu işyerinin devralındığı beyan edilmiş ise de, borcun doğumundan sonra, 3. kişiye tüm eşyaların satışı uygulamada ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem olarak kabul edildiği ve hukuken geçersiz olduğu davanın alacaklı tarafından İİK'nun 99. maddesi uyarınca açıldığı,
bu maddede tazminat konusunda bir düzenleme yapılmamış olmasına karşın İİK'nun 97/13 maddesindeki hükmün kıyasen alacaklı tarafından açılacak istihkak davalarında da uygulanması gerektiği istihkak iddiasında davalıların kötü niyetli oldukları kanaatine varıldığından davanın kabulüne %15 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine
2-Dava, İİK’nun 99 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Anılan Kanun maddesinde, tazminata ilişkin düzenleme mevcut değildir. Kıyas yoluyla da genişletilmesi mümkün olmayıp, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yönde olduğundan, kötü niyet tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi hakkında hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/5011, K. 2015/20560, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama