KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/7574 E., 2015/11392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ
Muhdesatın tespiti
..... ile ....
aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.12.2013 gün ve 2564/840 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 103 ada 45 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın davacı tarafından yaptırıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini savunmuş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; TMK’nun 684/1. maddesi uyarınca kural olarak, bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesatdan, bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729).
Tespit davaları, eda davalarının öncüsüdür. Hukuki ilişki ve güncel hukuki yarar varsa tespit davası açılabilir. (HMK. m. 106/2). Tespit davası sonucu alınan karar kesin hüküm etkisi doğurursa da icra takibine konu edilemez.
Nitekim öğreti ve uygulamada muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi için açılmış ve görülmekte olan bir dava bulunması halinde muhdesatı meydana getiren malik veya paydaşların bu olgunun tespiti istemiyle yine muhdesat veya üzerinde bulunduğu taşınmazın kamulaştırılması halinde muhdesatı meydana getiren kişi veya kişilerin zilyetliğin tespiti istemiyle dava açmaları halinde hukuki yararın var olduğunun kabul edilmesi gerektiği benimsenmektedir.
Hukuki yarar dava koşulu olup hukuki yarar bulunmaması halinde, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği kuşkusuzdur.
Mahkemece, dava konusu muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş ise de, temyize konu olan bu davada taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı gibi taşınmaz ve muhtesatın kamulaştırmaya konu olduğuna dair herhangi bir iddia, savunma, bilgi ve belge de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının muhdesatın tespiti davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, dava şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak davanın reddi yerine yazılı şekilde işin esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmadığından, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/7574, K. 2015/11392, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama