KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/13117 E., 2017/15199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvurusunda; icra emrinin, vekil olduğu halde asile çıkarıldığını, asile gönderilen icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur.
Ne var ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz. Şöyle ki; İİK’nun 76. maddesinde düzenlenen mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280) Cezaların şahsiliği kuralı gereğince borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur.
Somut olayda, borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılmadığı asile yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda icra emrinin asile tebliğ işlemi usulsüz olmayıp, vekile de icra emrinin tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliği söz konusudur.
O halde Mahkemece yasal sürelerin vekile tebliğ ile başlayacağı gözönüne alınarak icra emrinin vekile tebliği işleminin sağlanması yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/13117, K. 2017/15199, 14 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama