KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/17392 E., 2018/1612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili vekili;30.10.2013 tarihinde yapılan haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, haciz sırasında borçlunun hazır olduğu,davacı 3.kişi şirketin yetkililerinin borçlunun oğulları olup, borçlu ile davacı şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, aralarında organik bağ bulunduğu, davacının istihkak iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı, davacı 3. kişi ile borçlunun borcun doğumundan sonra alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla muvazaalı olarak hareket ettikleri gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından esastan,davalı alacaklı vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1- 3. kişinin temyiz itirazları yönünden; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda,toplam alacak miktarı 51.909,63 TL olup, toplam alacak miktarı hacizli malların değerinden az olduğundan, bu miktar üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı alacaklı yararına AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı alacaklı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş,hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/17392, K. 2018/1612, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama