KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/21307 E., 2018/9800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ağaçların vekil edeni tarafından yetiştirildiğini açıklayarak, söz konusu ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, eldeki dava, davaya konu taşınmazın ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmesi nedeniyle açılmış ise de, davaya konu taşınmazın dosya arasında bulunan tapu kaydının incelenmesinden, davacı tarafın taşınmazda pay sahibi olmadığı anlaşılmaktadır.
Pay maliki olmayan üçüncü kişinin muhdesat iddiasına dayalı talepte bulunabilmesi istisnai olarak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi gereğince, kadastro sırasında, öncesi tapulu yada tapusuz bir taşınmaz üzerinde kalıcı nitelikte muhdesat yapan kişi ile ilgili olarak, yani kadastro tespit öncesi nedene dayanılan davalarda düzenlenmiş olup, ancak bu istinai durumda davacının tapuda paydaş olması zorunlu olmadığı gibi, açılmış bir kamulaştırma veya ortaklığın giderilmesi davasının bulunması da gerekmez.
Somut olaya gelince; davacının talebi, tespit öncesi yetiştirildiği iddia edilen ağaçlara ilişkin olmadığından, kaldı ki taşınmaz 1957 yılında tapulama ile oluşmuş olup tespit tarihi üzerinden 10 yıldan çok fazla zaman geçtiğinden, davacının talebinin Kadastro Kanunu'nun 19.maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi de söz konusu olamayacağından, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/21307, K. 2018/9800, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama