İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/22241 K.2018/10448

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddi üzerine,…

Esas2015/22241Karar2018/10448Tarih2 Nisan 2018Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2015/22241 E., 2018/10448 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2018
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/05/2007 tarih, 2006/556 Esas ve 2007/302 Karar sayılı kararı ile davalının müdahalesinin önlenmesine karar verildiğini, kararın icraya konulduğunu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2010/3294 takip sayılı dosyasından gönderilen talimat gereği ...

İcra Müdürlüğü'nün 2010/641 talimat sayılı dosyası ile kararın icra edilerek karara konu ve K2 bölümlü yerden davalı borçlunun tecavüzünün men edildiğini ve taşınmazın 27.04.2011 tarihinde alacaklı vekiline teslim edildiğini, teslim edilen taşınmazın limon bahçesi olup davalının bu bölüme etrafının açık olmasından istifade ile tekrar girdiğini, ... İcra Müdürlüğünce gönderilen talimat gereği ....

İcra Müdürlüğü'nün 2013/116 talimat sayılı dosyası ile teknik bilirkişinin tespit ettiği kısımdan bir kere daha müdahalesi men edilmek suretiyle çıkartıldığını ve meni müdahale tutanağı ile müvekkiline teslim edildiğini belirterek ecrimisil isteme hakkının saklı kalma koşuluyla kesinleşen ve icra müdürlüğünce 2 defa infaz edilerek müdahalesi men edilen ve müvekkiline teslim edilen 303 parsel nolu taşınmaza tekrar giren davalının haksız tecavüzünün müvekkiline ait dava konusu bahçenin tüm sınırları boyunca direkler dikilerek tellerle çevrilmesine,

giriş kapısının yapılması suretiyle müdahalesinin Men'ine, müvekkilinin bu suretle bahçesinden yararlanmasına ve sınırlarının tam olarak muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili dava konusu 304 ada 303 parselin Hazine adına tapulu olduğunu, taşınmaza 6292 sayılı kanun gereği 31.12.2011 tarihinden öncesi 1980'li yıllardan başlayarak imar ve ihya ile narenciye bahçesi yapanın davalı olduğunu, ...

Noterliği’nin 07.06.1989 tarihli bahçe bakım sözleşmesi ile davalı ve dava dışı Hayri Özdemir ile davacı arasında sözleşme yapılıp davacının tapuda maliki olduğu 752 parselin bitiştiği tapu dışı 2B kapsamında kalan 59.196 m2 yeri bakıcılar davalı ve Hayri Özdemir’e teslim ettiğini, bakıcıların da bu sözleşmeye göre bu araziyi ihya edip limon bahçesi haline getirdiklerini, davalının açmış olduğu ....Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava sonunda 2002/265 Karar sayılı ilam ile adi ortaklığın tapulu kısmındaki kısmının tasfiye edildiğini, tasfiye edilmeyen kısmın halen davalı elinde olduğunu,

2B parselinin kullanıcısı ve 20 yıldır hak sahibinin davalı olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/556 Esas ve 2007/352 Karar sayılı dosyasının tetkikinden, davanın tarafları ile bu davanın taraflarının aynı olduğu, davanın aynı nedenle, yani davalının tecavüzü nedeniyle bunun önlenmesine ilişkin olup, aynı taşınmazla ilgili olarak açıldığı ve davanın kabulü ile davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verildiği ve kararın 23/12/2008 tarihinde kesinleştiği belirtilerek somut olay bakımından kesin hükmün bulunduğu kabul edilerek, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı vekilinin temyizi ise mahkemece süresinde görülmeyerek reddedilmiştir.

Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesinde "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.

Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir..." hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre kesin hükümden bahsedebilmek için; a)davanın taraflarının aynı olması ve b) dava sebeplerinin aynı olması ve c) dava konusunun aynı olması olması gerekir. Tarafların aynı olmasından anlaşılması gereken; her iki davada da tarafların aynı kişiler olması anlamına gelir. Hükmün davanın tarafları dışında üçüncü kişilere kural olarak herhangi bir etkisi yoktur.

Zaten davada taraf olmayan bir kişiyi kararın bağladığının kabulü hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık teşkil eder. İkinci olarak dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken ise;davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olması anlamına gelir. Aynı vakıalara dayanılarak dava açılması halinde kesin hükmün varlığından söz edilir. Üçüncü ve son unsur ise; dava konusunun aynı olmasıdır.

Dava konusunun aynı olup olmadığının anlaşılması için yapılacak şey, her iki davanın netice-i talep kısmının aynı olup olmadığına bakmaktır. Her iki davanın talep sonucu kısmı aynı ise kesin hükmün varlığından bahsedilebilir. Öte yandan kesin hükmün varlığı HMK'nın 114. maddesinin i) bendinde olumsuz dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Oysa, elatma haksız eylem olduğundan devam ettiği veya yenilendiği müddetçe her zaman yeni bir davanın konusunu teşkil edebilir. Hemen belirtilmelidir ki, kesin hüküm ancak hüküm anındaki durumu tespit eder. Hükümden sonraki döneme etkili olmaz. Bu nedenle yeni meydana gelen vakalara dayanılarak açılan ikinci dava, için birinci dava kesin hüküm oluşturmaz.

Mahkemece, kesin hüküm oluşturduğuna karar verilen .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/556 Esas, 2007/352 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; dava konusunun ... Noterliğinin 07.06.1989 tarih ve 9330 yevmiye nolu işlemiyle senede bağlanan adi ortaklık ilişkisinin karşılıklı anlaşma ile sona erdiğinden dava konusu taşınmazdan davalı ...’in tahliyesi ile davacılara teslimi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile ...

Noterliğinin 07.06.1989 tarih ve 9337 yevmiye nolu adi ortaklık sözleşmesine dahil olduğunun tespitine, sözleşme gereği davalılardan ...’in hissesine tekamül eden alan dışında kalan 9885 m2'lik kısma yaptığı müdahalesinin önlenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığının 18.03.2008 tarih ve 2007/14536-2008/3797 sayılı ilamı ile Onandığı ve Yargıtay 13.Hukuk Dairesi Başkanlığının 23.12.2008 gün ve 2008/13896-15465 sayılı ilamı ile tashihi karar talebi reddedilerek kesinleştiği görülmektedir.

Eldeki davada ise davacıya icra müdürlüğü tarafından teslim edilen 303 parsel nolu taşınmaza tekrar giren davalının haksız tecavüzünün müvekkiline ait dava konusu bahçenin tüm sınırları boyunca direkler dikilerek tellerle çevrilmesine, giriş kapısının yapılması suretiyle müdahalesinin men'ine, müvekkilinin bu suretle bahçesinden yararlanmasına ve sınırlarının tam olarak muhafaza altına alınmasına karar verilmesi talep edilmektedir.

Bu haliyle her iki davanın nedenleri ve tarafları aynı olmakla birlikte, davaların konusu (talep sonucu) farklı olduğundan kesin hüküm koşulları oluşmamıştır. Ayrıca davacının el atmanın önlenmesi isteği önceki eylemden sonra meydana gelen ve kendisine teslim edilen taşınmazda davalı tarafından yapılan yeni bir haksız işgalin önlenmesi isteğine ilişkindir.

Somut olayda da HMK'nın 303. maddesinde düzenlenen anlamda, koşulları mevcut bir kesin hüküm bulunmadığından, mahkemece işin esası incelenip deliller toplandıktan sonra, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle ve kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yukarıda açıklanan temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 0 2/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/22241, K. 2018/10448, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/22241
Karar No
2018/10448
Tarih
2 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/22242 K.2018/10452
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/22243 K.2018/11522
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/22244 K.2018/11873
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/22245 K.2018/10998
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/22247 K.2018/10952
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/22247 K.2018/4577

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.