KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/22247 E., 2018/10952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 795 parselde davacının malik olmadığını, davacının bu parsel üzerinde 2 katlı bina ve müştemilatını satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, dava konusu parsele ilişkin davacının da müdahil olduğu ortaklığın giderilmesi davası olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerindeki evin davacıya aitolduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkemece; aidiyeti istenen 2 katlı ev ve müştemilatının davacı tarafından yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Davacı tapu maliki değildir. Yargıtayın ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre istisnai nitelikte olan muhdesat tespiti davası ortaklığın giderilmesi davası söz konusu ise ancak tapu malikleri arasında görülebilir. Tapu maliki olmayıp da taşınmaz üzerindeki muhdesatta hak iddiasında bulunan kişilerin tespit davası yerine eda davası niteliğindeki sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası açması gerekir.
Başka bir anlatımla bu gibi durumlarda tapu maliki olmayan kişi ya da kişilerin muhdesat tespiti davası açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değil ise de yerel mahkemece verilen red kararı sonuç itibariyle doğru görüldüğünden bu husus ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/22247, K. 2018/10952, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama