KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/2875 E., 2016/13628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... ile .... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... 4. Aile Mahkemesi'nden verilen 28.11.2014 gün ve 121/620 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne, 133.610,77-TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 22.08.2004 tarihinde evlenmiş, 22.10.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m).
Tasfiyeye konu 7028 ada 3 parselde bulunan 15 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 02.06.2009 tarihinde, 1399 ada 10 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm 16.08.2005 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Mahkemece hükme esas alınan 12.09.2014 tarihli bilirkişi raporundan hareketle 133.610,77-TL'ye hükmedilmiştir. Ne var ki, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada tasfiyeye konu 1 ve 15 nolu bağımsız bölümlerin tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerlerinin esas alınması gerekirken dava tarihindeki değerlerinin esas alınması doğru değildir. Mahkemece verilen karar dairemizce bozulduğundan tasfiyeye konu taşınmazların belirlenen değerleri güncelliklerini yitirmiştir.
Katılma alacağı davalarında kural olarak, tasfiyeye konu malın TMK'nun 232 ve 235/1. madde ve fıkraları uyarınca, karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerleri üzerinden katılma alacağı hesaplanır.
Bu itibarla Mahkemece yapılacak iş, tasfiyeye konu 1 ve 15 nolu bağımsız bölümlerin bozma sonrası verilecek karar tarihine en yakın güncelleştirilmiş piyasa sürüm (rayiç) değerinin uzman bilirkişiye tespit ettirildikten sonra yukarıdaki açıklamalara göre davacının katılma alacağının belirlenmesi ve talep miktarı da gözetilerek bir karar verilmesidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2875, K. 2016/13628, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama